"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Din hürriyeti ve kılpayı barış-3

Ahmet BATTAL
06 Ağustos 2022, Cumartesi
Önceki günkü yazımızda Anayasa Mahkemesi’nin mecburi din dersi ile ilgili verdiği hürriyetçi karardan yola çıkarak ilk ve orta öğretimde verimli bir din eğitiminin nasıl olabileceğini ele aldık ve konuyu şeair kavramı yardımıyla değerlendirdik.

Bugün de işin tepki ve samimiyetsizlik boyutuna bakacağız. Ancak “düz okullar”a geçmeden önce bir tür meslek lisesi ve meslek ortaokulu sayılabilecek olan imam hatip okullarındaki durumu hatırlayalım.

İmam hatip okulları, tarihî kökeni ve şeklî pozisyonu itibariyle –her ne demekse- “din görevlisi” yetiştirmek ya da ilahiyatçı adayı yetiştirmek için kurulmuş okullar gibi görünse de herkes kabul eder ki aslında “dindar insan” yetiştirmek içindir. Bu yönüyle imam hatipler çocuğunu üniversiteye göndermeyi isteyen (ya da istemeyen) dindar ailelerin “düz okulu”dur. 

Pek sık bulunmaz ama yaşı küçük de olsa “kendi tercihi” diyebileceğimiz bir tercih süreci ile bu okullara gidenlerin önemli kısmının okul sayesinde daha da dindarlaşması kıymetlidir ve beklenecek bir durumdur. 

Buna karşılık kendi tercihi değilken ailesinin tercihi ile bu okullara giden öğrencilerin dinî bilgileri okul sayesinde artmış olsa da dinî hassasiyetlerinin okul sayesinde arttığı bilgisi ispata muhtaç bir varsayımdır. 

Okulun bir tür mahalle baskısı anlamında yumuşak güç oluşturması ve çocuğu/genci bir şekilde din lehine etkilemesi mümkündür. Ama aksi de mümkündür. Oran vermek için ise çıktılar üzerinde objektif biçimde araştırma yapmış olmak gerekir. (Oysa gerek mahalle baskısı ve kültürel ve siyasi saiklerin ve gerekse dinî bazı sebeplerin, araştırmalardan gerçek verilerin ortaya çıkmasını engelleyeceği açıktır).  

Benzer durum düz okullardaki din derslerinin etkisi açısından da geçerlidir. İlkokuldan sonraki eğitimde doğrudan din eğitimi adıyla veya din öğretimi kılıfı altında verilen din eğitiminin bilgi yüklemekte ve kısmen ezber yaptırmakta başarılı olabileceği açıktır. Ancak bunların ikisi de akleden kalbe değil ruhsuz akla hitap eden çıktılardır. Oysa din eğitiminin asıl hedefi akıl değildir. Asıl amaç kalbi dindarlaştırmaktır. 

Dindarlaşmanın birinci ölçüsü samimiyettir. Zira her din önce samimiyettir. 

Dindarlaştırmanın birinci etkeni de bilhassa hâl diliyle nasihattir. Zira her din önce nasihattir. 

Doğru usul ve üslupla kalpten kalbe kurulan ilginin beyinden beyne akan bilgiden daha kıymetli olduğu herkesin hayatında kendi tecrübesiyle sabittir. 

Dindarlaşmaya “zorlama”nın ters tepeceğini bilmeyen ve tatmayan yoktur. 

Son yıllarda kamusal alanda gittikçe daha fazla görünür olan açık saçıklığın ve pervasızlığın arka planında iktidardaki parti eliyle kamusal alanın sahibi haline gelmiş olduğu “varsayılan” bazı dindarlara yönelik bir tepkinin katkısının da bulunduğunu sanırız herkes kabul eder. 

Benzer tepkisel duruşu okullardaki zoraki din derslerinde de görmek mümkündür. 

Bunun istisnası, dinî bilgi öğretme işini dünyevî meslek olarak değil dinî ve uhrevi hizmet olarak gören ve bu sayede öğrencileriyle çok başarılı samimi ilişiler kurabilen az sayıdaki “samimi” öğretmenlerdir. 

Sonuç olarak dinî nasihat artık eskisine nazaran daha fazla hürriyet ve samimiyet gerektiriyor. 

En büyük nasihatçi olan ölümü vesile ederek söylenen sözün bile tesiri azalmış durumda. 

Bu sebeple, nasihatçı bir “toplumsal dini motif” (şeair) olarak mezarlık ve mezar taşı, cenaze namazı kıldıran imamın musalla taşı başındaki nasihatından daha etkili. Hele imamın yanında ya da ardından siyasetçi duruyorsa nasihatin etkisi neredeyse sıfıra düşüyor. 

Bu sebeple şeairi muhafaza dindarların iktidarını muhafazadan çok çok önemli. 

Okunma Sayısı: 1123
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Rasim

    6.8.2022 09:48:13

    Önemli bir konu..Benim yaptığım bir çıkarım da şu; Din dersi seçmek veya İmam Hatip okuluna gitmek gencin tercihine bağlı olsa belki daha iyi olur. Ne okul ne de aile yönlendirme yapmalı. Böylece daha kalıcı ve samimi dindarlar yetişebilir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı