"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Türkiye Rusya olamaz mı?

Ahmet BATTAL
28 Aralık 2025, Pazar
Taha Akyol, 19 Mart İBB Operasyonu sonrasında, 28 Mart’ta, Medyascope’da Ruşen Çakır’a Türkiye’nin Rusya’laşması riski hakkında şunları söylemişti:

“Türkiye, Putinist ya da Putinizm denilen bir modele dönüşmez. Putin yüzde 80 oy alıyor; Türkiye’de ise hiçbir siyasetçi ömrü boyunca böyle bir orana ulaşamadı. … Bugün Türkiye’de iktidar ile muhalefet arasındaki oy farkı bazen biri, bazen diğeri lehine değişiyor. Dolayısıyla Türkiye, Putinist bir modele oy verecek kadar tek tip bir rejime sahip değil; burada çoğulcu demokrasi fikri yerleşmiş durumda.”

30 Kasım’da İstanbul’daki Yeni Asya okuyucularının düzenlediği paneldeki konuşmasında ise aslında bu tehlikenin arttığına şu sözlerle dikkat çekmişti:

“Yeni anayasadan bahsediliyor ya. Darbe anayasasıydı, şuydu buydu, bunları bir kenara bırakıp bir anayasada olması gereken şu prensipleri söylüyorlar mı söylemiyorlar mı? Ona bakalım lütfen. Hukukun üstünlüğü diyorlar mı? Kuvvetler ayrılığı diyorlar mı? Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi diyorlar mı? Yargının bağımsız ve tarafsız olmasını, bunun tedbirlerini söylüyorlar mı? En önemlisi de kuvvetler ayrılığı kelimesini ağıza alıyorlar mı almıyorlar mı? Almıyorlar maalesef.”

Biz de muhterem Akyol gibi demokrasimizden ümitli olmak isteriz. Ancak gelinen aşamada korkularımızın da sebepsiz olmadığı anlaşılıyor. 

Zira basın hürriyetini yok etmek gayesiyle yapılanlardan sonra derin devletçi istihbarat operasyonlarıyla muhalefetin de yok edilebileceği Dünya tecrübesiyle anlaşılıyor. 

Rusya’laşmayı anlamak için önce Putin’e bakalım: Putin, eski SSCB’de 16 yıl KGB istihbarat subayıydı. 1991’de siyasete girip Yeltsin yönetimine katıldı. Federal Güvenlik Servisi (FSB) direktörlüğü ve Güvenlik Konseyi sekreterliği yaptı. Ağustos 1999’da başbakan oldu ve Yeltsin’in istifasının ardından 2000’de başkan vekili oldu. Dört ay sonra da devlet başkanı seçildi. Sistem oyunlarıyla başbakan ve başkan olarak hep iktidar oldu. Krizlerle ve savaşlarla iktidarını pekiştirdi. 

Her seçimde oylarını arttırdı. 2004 yılında %72 ve 2024’te %87 oyla yeniden seçildi. 

Her seçimi ve bilhassa 2012’deki seçimi hile iddiaları ve protestolar ile gölgelendi. 

Muhaliflerine neler yaptığı meçhul, ama malum. Muhalif siyasetçi Aleksey Navalny, 2024’te, siyasî yargılama sonucu hapiste öldü. 

Putin’in liderliği altındaki Rusya’nın demokratik gerilemesi ve otoriterliğe kaydığı açık. Yolsuzluklar,  muhalefete baskı, bağımsız medyanın baskı altına alınması ve yok edilmesi, özgür ve adil seçimlerin yapılmaması gibi çok sayıda insan hakları ihlâlini Rus vatandaşları gibi bütün dünya da biliyor ve endişeyle izliyor. 

Eylül 2022’den itibaren yaşanan Ukrayna işgali hikâyesi ve Uluslararası Ceza Mahkemesinin tutuklama kararı da malum. 

Aynı dönemde Rusya, Avrupa Konseyi üyeliğinden ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden de çekildi. Böylece Putin AİHM’in yargı yetkisini de kaldırdı ve kendi istibdad hukukuna döndü. Kurduğu paktların hukuksuzluğa verdiği değer de malum.

Putin’in dindarları hürriyetsiz ahlâk sosuyla ve bilhassa Çeçenleri devlete eklemlenmiş din sosuyla okşadığını ve uysallaştırdığını da bilmeyen yok. 

Yaşı 71, ama 150 yıl yaşamak gibi bir isteği var. Nisan 2021’de, bir referandumla, başkanlığını 2036’ya kadar uzatacak bir siyasî sistem kurdu.  Ölümünden sonra ne olacak sorusunun cevabı belli: Totalitarizm sürecek.

Bir istihbaratçı devletin başına geçerse yani geçirilirse işte bunlar olabiliyor. 

Okunma Sayısı: 2046
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Demokrat Avrupa

    30.12.2025 22:47:12

    (4) Gerçekçi bir perspektif, Rusya'nın kendi tarihi süreci ve şartları içerisinde değerlendirilmesini zorunlu kılar. Neoliberal odakların "otoriterlik" etiketi altında hedef aldığı şey, aslında küresel sisteme entegre olmayı reddeden, kendi değerlerini koruyan güçlü bir devlet iradesidir.

  • Demokrat Avrupa

    30.12.2025 22:45:41

    (3) Rusya’nın içinden geçtiği süreci değerlendirirken iki temel noktayı gözden kaçırmamak gerekir: • Tarihsel Miras: Seksen yıl boyunca komünizmin katı disipliniyle idare edilmiş bir devletin, bir gecede Batı tipi bir demokrasiye evrilmesini beklemek sosyolojik bir körlüktür. • Şartların Özgünlüğü: Rusya’nın geniş coğrafyası, çok kültürlü yapısı ve tarihi mirası; Türkiye’den de Batı Avrupa’dan da tamamen farklı bir yönetim refleksi gerektirir.

  • Demokrat Avrupa

    30.12.2025 22:43:29

    ( 2 ) Dünyayı etkisi altına alan bu "münafıkane" olarak nitelendirilebilecek hareketin, insanlığı, fıtri gerçeklikleri ve dini/milli değerleri merkeze koyan Putin gibi liderleri "demokrasi düşmanı" ilan etmesi şaşırtıcı değildir. Oysa Putin’in demokrasiye dair beyanatları ve devlet felsefesi tarafsız bir gözle incelendiğinde, meselenin bir "rejim kavgası" değil, bir "varoluş mücadelesi" olduğu açıkça görülecektir.

  • Demokrat Avrupa

    30.12.2025 22:41:07

    (1) Friedrich Hayek’in talebesi Milton Friedman’ın ekolünden gelenlerin, bugün Vladimir Putin’e karşı cephe almaları aslında eşyanın tabiatı gereğidir. Türkiye’de bu fikirlerin taşıyıcılığını üstlenen Liberal Düşünce Topluluğu (LDT), Mustafa Erdoğan ve onun gibi isimlerin sergilediği tavır, savundukları neoliberal doktrinin kaçınılmaz bir sonucudur. Zira neoliberalizm, sadece bir ekonomi modeli değil; ulus devletlerin manevi dinamiklerini ve egemenlik haklarını hedef alan küresel bir kuşatma hareketidir.

  • Alp

    30.12.2025 10:52:39

    Sayın kıymeti hocam Türkiyede demokrasiyi müdafa dünkü faşizm safında ve sonra erdoğanizm, özalizm hizmetinde ömrü geçmiş eski ülkücü birisiyle mi yapacaksınız. Ayrıca marksisten demokrat olmaz diyen sizsiniz. Ruşen beyin kimliği marksist. ABD li küreselcilerin beslediği medyaskopie ile ve marksistliyle övünen bir yazarla demokrasi müsafacılığı olur mu? Bu konu çok karışık ve analizler gerektiriyor. Sizin bakış açınız AB yeşillerinin bakış açısına daha yakın. Said Nursiden bu meselede uzaklaşmışsınız gibi geldi bana. Haddimi aştıysam özür dilerim hocam. Saygılarımla.

  • Alp

    30.12.2025 10:49:27

    Sayıp hocam, putin unsurunu küreselcilerin tek devlete ulaşmak istedikleri denklem içinde hiç düşündünüz mü? Yani Çini elde edio AB ve ABD deki sermayejyi Çine taşıdıklarını corona ile isbat eden globalistlerin bütün milli devletleri, ekonomileri, tarih ve gelenekleri buharlaştırdıkları zaman kalıbı içinde putini düşündünüz mü? İktidarı döneminde daima müslüman ve hristiyanlarla iyi geçinen Putinin bu halini dindarlık sosuyla izah etmenizi nurcular nasıl karşılıyorlar? Said nursi hazretlerinin rusya hakkındaki söylemleriyle putinin politikaları örtüşüyor mu? Putin ile mücadele edenlerin globalist sermaye, onların kontrollerindeki yapay dernekler ve lgbt ciler, femen ler olduğunu da kareye koydunuz mu?

  • S.topuz

    28.12.2025 11:30:47

    ..."Rivayette var ki: "Deccal'ın mühim kuvveti yahudidir. Yahudiler severek tâbi'olurlar." Allahu a'lem, diyebiliriz ki, bu rivayetin bir parça tevili Rusya' da çıkmış. Çünki her hükûme-tin zulmünü gören Yahudiler, Almanya memleketinde kes-retle toplanıp intikamlarını al-mak için, Komünist Komitesi' nin tesisinde mühim bir rol ile yahudimilletinden olan"Troçki" namında dehşetli bir adamı, Rusya'nın başkumandanlığına ve terbiyegerdeleri olan meş-hur Lenin'den sonra Rus hükû-metinin başına geçirerek Rus-ya'nın başını patlatıp bin sene-lik mahsulâtını yaktırdılar. Bü-yük Deccal'ın komitesini ve bir kısım icraatını gösterdiler. Ve sair hükûmetlerde dahi ehem-miyetli sarsıntılar verip karış-tırdılar!?" Şualar - 587 - 😭🇵🇸😭🙌🌹🤲🌹☝️🌙🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋🇹🇷🇩🇪🇷🇺😭🇵🇸😭🇺🇦😭🇵🇸😭🇺🇦😭🇵🇸😭🇵🇸😭

  • S.topuz

    28.12.2025 11:23:28

    ..."Hâsid hased ettiği zaman bütün şerdir, bazıyete lüzum yoktur. Ve اَلنَّفَّاثَاتِ فِى الْعُقَدِ rem ziyle,kendi menfaatleri için kü-re-i arza ateş atan üfleyicilerin ve sihirbaz o diplomatların tahribata ait bütün işleri ayn-ı şerdir diye,daha شَرِّ kelimesine lüzum kalmadı."Şualar - 268- "İki dehşetli harb-i umumînin neticesinde beşerde hasılolan bir intibah-ı kavî vebeşerintam uyanması cihetiyle kat'iyyen dinsiz bir millet yaşamaz. Rus da dinsiz kalamaz, geri dönüp Hristiyan da olamaz.Olsa olsa küfr-ü mutlakı kıran ve hak ve hakikata dayanan ve hüccet ve delile istinad eden ve aklı ve kalbi ikna' eden Kur'an ile bir musalaha veya tâbi'olabilir. O vakit dörtyüz milyon ehl-i Kur'ana kılınç çekemez." Emir- dağ-2 - 72- "Kişinin işidir âine'si, lafa bakılmaz!" Sayın Putin'in samimî olup olmadığı artıları-eksileri ile zaman için-de ortaya çıkacak, çıkıyor da! Gazze-Suriye meselesi hepimi zin mihenk taşı oldu! Kim ger-çekçi ve samîmi yakında belli olacaktır!? Vesselâm! 🙌🌹🤲🌹☝️🌙🕋

  • S.topuz

    28.12.2025 11:05:38

    "Hem meselâ: اَلنَّفَّاثَاتِ فِى الْعُقَدِ cümlesi -şeddeler sayılmaz- bin üçyüz yirmisekiz (1328)(1942); eğer şeddedeki (lâm) sayılsa, bin üçyüz ellisekiz (1358) adediyle bu umumî harbleri yapan ecnebi gaddarların, hırs ve hased ile bizdeki Hürriyet İnkılabı'nın Kur'an lehindeki neticelerini bozmak fikri ile tebeddül-ü saltanat ve Balkan ve İtalyan Harbleri ve Birinci Harb-i Umumî'nin patlamasıyla maddî ve manevî şerlerini, siyasî diplomatların radyo diliyle herkesin kafalarına sihirbaz ve zehirli üflemeleriyle ve mukadderat-ı beşerin düğme ve ukdelerine gizli plânlarını telkin etmeleriyle bin senelik medeniyet terakkiyatını vahşiyane mahveden şerlerin vücuda gelmeye hazırlanmaları tarihine tevafuk ederek, اَلنَّفَّاثَاتِ فِى الْعُقَدِ in tam manasına tetabuk eder." Şualar - 267

  • Abdurrahman

    28.12.2025 00:31:15

    Otoriter sistemler bir vakite kadar sürdürülebilir ancak ilanihaye sürdürülmeyecektir.Her yolun bir sonu olduğu gibi şahıslara bağlı olan sistemlerinde birgün sonu gelecektir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı