"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Avrupa'nın ve Türkiye'nin gizli kurtları

Ahmet Said Aydil
10 Şubat 2024, Cumartesi
Avrupa’nın saygın üniversite ve enstitülerinde ekim ayından beri histerik bir “cadı avı” var.

 

Siyonistlerin Filistin'deki zulmü hakkında İsrail hükümetinin belirlediği çerçeve dışında açıklamalar yapan ve fikir beyan edenler hemen “Yahudi düşmanı” yaftası yiyor ve kamusal pozisyonları bile ellerinden alınabiliyor.

Öyle ki on yıl önce twitter’da paylaştığınız “Filistin halkı özgür yaşamayı hak ediyor” cümlesi bile yıllarca emek harcayıp elde ettiğiniz başarıların, ödüllerin vs. elinizden alınması için yeterli görülebiliyor ve üstelik şımarıkça bir basın açıklamasıyla ve “bilmem ne değerleriyle uyuşmayan açıklamalar yaptığınız” bahanesiyle bağnaz ilan ediliyorsunuz.

Bu gelişmeler Avrupa’nın ilerlemiş demokrasileri için korkutucu bir dönüm noktası. İşin daha korkutucu yanı, birçoğu bu durumun farkında değil. Yıllar önce aştıkları bu “baskıcı/otoriter” uygulamaların nasıl olup da koyun postu giymiş bir kurt olarak kendi aralarına girdiğini anlayamıyorlar.

Avrupa’da aşırı sağı temsil eden partiler ve kurumlar ekimden beri çok sıkı bir İsrail destekçisi konumunu aldı. Fark ettiyseniz “İsrail destekçisi” dedik, Yahudi destekçisi değil. Çünkü bu siyasi akımlar özünde birçok Yahudi düşmanı fikri barındıran, ırkçı bir gelenekler. Ama bu “İsrail destekçiliği” onların son derece işine yarıyor çünkü “bakın biz Yahudi düşmanı değiliz” demelerini sağlıyor. Onlara göre İsrail bulunmaz bir nimet çünkü ülkelerindeki Yahudileri oraya göndermek için kurulmuş bir devlet. Zaten siyonist ideolojinin kuruluş amacı bu. Hatta siyonizmin babası Theodor Herzl Günlükler'inde “Yahudi karşıtları bizim en güvenilir dostlarımız, Yahudi karşıtı ülkeler müttefiklerimiz olacak" yazmıştı.

Ayrıca şimdi açık bir şekilde Müslüman düşmanlığı yapmaya da başladılar. “Bakın biz İsraili seviyoruz, Müslümanlar İsrail’i protesto ediyor, onları ülkemizden atmalıyız” gibi bir mantık örgüsü kurduklarında kimse sesini çıkaramıyor, çıkaran vicdanlılar da hemen “Yahudi düşmanı” yaftası yiyor. İronik olan şu; bu iftirayı gerçek Yahudi düşmanları atıyor.

Yahudi gazeteci ve akademisyenler bile bu cadı avından nasiplerini almış durumda. Maalesef geçtiğimiz aylarda Avrupa’dan cumhurbaşkanı, başbakan yardımcısı ve içişleri bakanı gibi önde gelen merkez sol siyasetçiler de açıklamalarıyla Filistin ve Müslüman karşıtı politikaların ana akım haline gelmesine neden oldular.

Faşist, otoriter ve genel olarak müstebit akımlar sinsidir. Zamanlarına uyum sağlayarak, toplumun arasına yavaşça sızarak ve doğru zamanlarda doğru damarlara basarak güç kazanırlar. Özlerinde korkaklardır. Zaten hep bir korku edebiyatı üzerinden güç kazanırlar. Düşmanlar hayal ederler ve hayalleri gerçek olsun diye kışkırtıcı şekilde düşman kurgulamaya çalışırlar.

Yani onların 75 yıl ya da 100 yıl önceki metotları ile bugünkü metotları aynı olamayabilir ama amaçları aynıdır.

Demokratik Avrupa ülkeleri eğer demokrasilerini ve 80 yıla yakındır elde ettikleri edinimleri korumak istiyorlarsa her “koyun gibi görünene” inanmamalı, koyun postu sahiplerinin koyun olup olmadığını söz ve hareketlerinden yola çıkarak anlamalı.

Yaşadığımız devirde otoriter hareketler milli duygular, dini değerler, seküler ideolojiler gibi postlarla kendilerini gizleyip zararlı fikirlerini topluma yavaş yavaş empoze edebiliyor. Üzerine ekonomik kaygılar da gelince bu durum daha tehlikeli hal alıyor.

Bu yazıyı okuyacak olan Türkiye'deki okuyucularımızdan da bir ricamız var:

Düşünün, acaba bizim ülkemizde de, koyun postu giymiş kurtlar faaliyet gösteriyorlar mı? “Ortak değerlerimiz, milli değerlerimiz, dini değerlerimiz, şu önderimiz, şu liderimiz” diye diye demokratik toplumun can damarlarını yavaş yavaş kesenler var mı?

Varsa onları teşhis etmek ve defetmek için ne yapabiliriz?

Okunma Sayısı: 1152
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı