Daha önceleri yazdığım yazılarda bir filmin ortaya çıkması için önce sinopsisi, sonra tretmanı, en sonunda senaryosunun yazılması gerektiğini belirtmiştim.
Sinopsis, bir kitabın, filmin veya dizinin ana hatlarını, olay örgüsünü ve karakterlerini içine alan kısa özet demektir. Genellikle bir veya bir buçuk sayfa civarında yazılır. Merak unsurları içinde olmasa da anlatılmak istenen konunun özünü, sonucunu yapımcıya veya yayıncıya anlatan metindir. İçinde diyaloglar olmaz.
Burada bahsettiğimiz sinopsisler uzun filmler içindir. Yüz sayfayı geçen bir senaryo yazıyorsak... (İdeal olan yüz yirmi-sayfa civarıdır.)
Kısa filmler için belki logliner (hikâyenin 1-2 cümlelik özeti) yeterli olabilir.
Burada, kısa filmlerin senaryolarının beş veya altı sayfa civarında veya daha kısa olduğunu göz önüne getirmeliyiz. On sayfa bile olsa o aslında kısa filmdir. Bir sayfalık bir film çekildiği zaman bir dakikalık bir film olur genellikle...
Bu hafta bununla ilgili bir örnek paylaşmak istiyorum.
Benim çocukluğumda eski insanlar Türkçe ezan mevzuunda konuşmazlardı. 18 yıl boyu baskıyla okutulan Türkçe ezan kapalı bir kutuydu.
Biz de çocuk aklımızda bunu sormadık. Bu dramın yazılı kitapları da oldukça azdır. Uzun zamandır bu konuda bir kısa film senaryosu yazmak istiyordum, sonunda bir sinopsisini yani özetini yazabildim. Bu konuda belki yüzlerce farklı sinopsisler, veya romanlar yazılabilir.
EZAN SİNOPSİSi
1932 yılından itibaren 18 yıl süren acının, zulmün, sessiz çığlığın hikâyesidir.
1932 yılından sonra çocuklara Kur’ân eğitimi verdiği için zulme uğramış Mehmet Hocanın... Türkçe ezan okumaya karşı çıktığı içi dövülen ve imamlığı bırakan Mustafa Hocanın ve meczup Deli İsmet’in birbiri içine girmiş bir hikâyesidir.
1950 yılı ile birlikte değişen Türkiye’nin duyduğu özlemin sona ererek ezanın aslına uygun okunmasının sevincini anlatmaya çalışan bir hikâyedir...”
Bu haliyle kimsenin ne olacağını bilmesi mümkün değildir. Mehmet Hocanın, Mustafa Hocanın, Deli İsmet’in neler yapacağını ve yanında diğer karakterlerin kimler olduğunu kimse henüz bilmiyor. Bunlar hakkında bilgi sahibi olan tek kişi senaryoyu yazmaya niyetlenen senaristtir.
Senarist bundan sonra bu film senaryosu için bir “tretman” kaleme almalı...
Tretman yazılırken dramatik yapı kurulur, olayların bağlantıları tespit edilir, konu gelişir, çatışmalar ortaya çıkar…
Gelecek hafta yukardaki konunun tretmanını yazalım inşallah.