"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Millet, vatan sevgisi ve milliyet

Ali FERŞADOĞLU
16 Nisan 2019, Salı
Milliyet ve milliyetçilik (7)

Sevgi ile milliyet, milliyetçilik, asabiyet, ırk üstünlüğü taslama arasındaki bağlantıları nelerdir?

Muhabbet niçin verilmiştir, biz nerelerde kullanıyoruz, ırkdaşını sevmek gayr-i meşru mudur, milletimizi hangi ölçüler çerçevesinde sevmeliyiz?

Muhabbet, aslında Allah’ı sevmek için verilmiştir ve kalbimiz de Allah’ı sevmeye göre dizayn edilmiştir. Esma-i Hüsna’dan birisi Habib, diğeri Vedud’dur. Sevgiyi, sevgi mahalli kalbimizi, sevgilileri ve sevgi sebeplerini yaratan O’dur.(cc)  Bu sıfatlarla da ahlaklanmamız gerektiğine göre, bu özellikleri kendimizde nasıl yansıtmalıyız?

Sevgi esaslı bir duygumuzdur. İnsan, evvelâ nefsini, sonra akraba ve milletini sever. Ancak, sevgi var insanı dalate atar, sapıttırır. Hıristiyanların Hz. İsa’yı (as), Rafizilerin Hz. Ali’yi (ra) sevmeleri, onları ebedi şekavete atması gibi! Sevgi var, insanı alay-ı illiyine çıkarır. Hz. Ebubekir ve sair Sahabelerin Rasulullah’ı (asm) Allah hesabına sevmeleri gibi.

Milliyet duygusu, üstünlük taslamaya, ötekileştirmeye, adaletsizliğe, zulme sebebiyet vermemelidir.

İslamiyet; milliyeti, milleti, etnik kökeni inkârı getirmiyor. Bilakis, Bediüzzaman’ın ifadesiyle, “millet namına tefahur” ile iftihar etmeyi ve sevmeyi getiriyor. Ancak, milletini üstün görme, baskı, zulüm, sömürü vasıtası yapılmasını engeller.

Nefsimizi, anne-babamızı, eşimizi, çoluk-çocuğumuzu, akrabalarımızı, leziz taamları, güzel meyveleri, Cenâb-ı Hakkın ihsanı ve o Rahmân-ı Rahîmin in’âmı cihetinde sevmek, Rahmân ve Mün’im isimlerini sevmektir. Hem mânevî bir şükürdür.”- 

Milliyetimizi de tayin eden Halık-ı kâinattır. Dolayısıyla milletimizi de bu çerçevede sevmek, mâna’yı harfiyle olan meşru bir sevgidir.

Herkes, kendi millitiyle iftihar edebilir. Bu meşrûdur. Elbette iftiharı, nefis adına değil, onu Yaratan adına, millet adına olmalıdır.

Müslüman, milletini, milli değerlerini, vatanını sevip, sahip çıkan kişidir aynı zamanda. Bediüzzaman milli duygularla bezenmek gerektiğini söyler:

“Evet, hem şan ü şeref-i millet-i İslamiye, hem sevab-ı ahiret, hem cemiyet-i milliye, hem hamiyet-i İslamiye, hem hubb-u vatan, hem hubb-u din ile mütehassis olmalıyız.

“Bütün kuvvetimle derim ki: Terakkîmiz, yükselmemiz ancak milliyetimiz olan İslamiyetin terakkîsiyle ve Şeriat hakikatinin tecellîsiyledir.”2

● İnsan milletine karşı aklen, dinen, hissen, hikmeten şefkat hissi ve hürmet meyli ile mükelleftir.

● Milletin selâmeti cana baksa, vermekten çekinilmez.

● Bir ferd, öyle bir fedâkârlıkla yetiştirilmeli ki, isteği ile kendisini millete fedâ edebilmeli ve “Ben ölürsem milletim sağ olsun!” diyebilmelidir.

● Büyük; milleti kendine fedâ eden değil, millet için fedâkârlıkta bulunandır.

Dipnotlar:

1- Sözler, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1999, s. 58

2- Mektûbât, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1999, s. 65

Okunma Sayısı: 871
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı