"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Önce tedbir, sonra takdir

Ali FERŞADOĞLU
04 Mart 2021, Perşembe
Hastalık, belâ ve musîbetler hiç eksik olmadı, bundan sonra da olmayacak! Çünkü onlar vazifeli memur-u İlâhî, ikazcı/uyarıcı, terfi ettirici, temizleyici, keffaret-i zünubçudurlar!

Peki, ne yapmalı? İmtihan ve hikmet dünyasındayız. Önce tekbir, sonra tedbir, sonra taktir! Yani, başta hayatı “vasat/dengeli” yaşamalı. “İfrat ve tefrit, hayat-ı nefsiye ve ruhiyenin maraz ve hastalığını intaç eden esbaptandır.” (Bediüzzaman, İşaratü’l-İ’caz s. 215)  

Saniyen, sebepleri yaratan Allah’ın (cc) tabiata ve tabiatımıza koyduğu fıtrî şeriata, kanunlara da uymalı: Esbabı tamamen ihmal ve terk etmek iyi değildir. Çünkü, o zaman Cenab-ı Hakk’ın hikmet ve meşietiyle kâinatta vaz edilen nizama karşı bir temerrüd çıkar. (Bediüzzaman, İşaratü’l-İ’caz, s. 28) 

Tevekkül, “tabiat kanunları, tekvini şeriat, Sünnetullah, Adetullah, şeriat-ı fıtriyeye” uymaktır. İtiraz isyandır. Müsebbibül-Esbab şu imtihan ve hikmet dünyasında sebepleri vaz’ etmiş; ta ki, uyalım; yoksa, inkâr veya tapınmak için değil!

Keza, hastalıklar mevzuunda “Hâzık/uzman, mütedeyyin hekimlerin tavsiyelerini tutmak, ehemmiyetli bir ilâçtır. Çünkü ekser hastalıklar sû-i istimâlâttan, perhizsizlikten ve israftan ve hatîattan ve sefahetten ve dikkatsizlikten geliyor. Mütedeyyin hekim, elbette meşrû bir dairede nasihat eder ve vesâyâda bulunur. Sû-i istimâlâttan, israfattan men eder, teselli verir. Hasta o vesâyâ ve o teselliye itimad edip hastalığı hafifleşir; sıkıntı yerinden bir ferahlık verir. (Lem’alar, s. 219, 20. Deva) 

Doktorların “hâzık/uzman ve mütedeyyin” olduğuna şüphe yoksa, koronavirus gibi hususlarda “Hür” olup-olmamaları, “havf damarı”na yakalanıp-yakalanmadıklarına dikkat ediniz! Nasıl birçok vaiz “Her türlü kredi faizdir, yolsuzluk haramdır, işi ehline vermemek Kur’ân’a aykırıdır, masum ve bebekleri hapseden Cehennem hapsine atılır” demeye korkuyorsa bazı doktorlar da tıbbî fetvaları saklayabilir! 

Salisen, otoriteler diyor ki: Ümitsizlik, kişinin kendisi ve gelecekle ilgili olumsuz beklentileri, depresyon hastalığının semptomu, belirtisidir.” Kanser ve “ölümcül hastalık öldürmez; ümitsizlik öldürür!” (Ölümcül Hastalık Umutsuzluk, İstanbul 1997, s. 30)  

Tekbir de, tedbir de alsak akıbet ölüm değil mi? Evet, taktir, tedbiri bozar; ama, imtihan gereği vazifemiz tedbir almak ve ölümüne, ölüme yoğunlaşıp hazırlanmaktır!

Okunma Sayısı: 1221
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı