"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yolsuzluk ve zulümler nasıl önlenir?

Ali FERŞADOĞLU
13 Eylül 2021, Pazartesi
Fertler ve toplumlarda güvensizlik, huzursuzluğun sebebi adaletin olmayışıdır. Mahkemeler şikâyet dosyaları ile dolu. Devlet, vatandaşların yarısıyla dâvâlı. Kanunlar, adalet mekanizması, emniyet güçleri düzen ve huzuru sağlayamıyor!

Zira, herkesin başına bir polis dikmek mümkün değil. Mümkün olsa bile, polislerin de başına birer polis dikmek lâzım, ki, bu zincirleme gider. O zaman ihsan psikolojisinin derinliklerine inip ona göre terbiye etmeli: “İnsanın fiilleri kalbin, hissin temayülâtından çıkar. O temayülât, ruhun ihtisasatından ve ihtiyacatından gelir. Ruh ise, iman nuru ile harekete gelir. Hayır ise yapar, şer ise kendini çekmeye çalışır. Daha kör hisler onu yanlış yola sevk edip mağlûp etmez.” (Hutbe-i Şamiye, internet, s. 82) 

Ayrıca, “had” uygulanmalı. Had, silâhlı gasp, yol kesme ve eşkıyalık gibi suçları işleyenlerin uygulanan cezalar. (el-Mâide 5/33-34). Kur’ân’da yer almasa da hadislerde bu cezalar ya özel olarak adlandırılır ya da genel olarak had kelimesiyle ifade edilir. Ve “Had ve ceza, emr-i İlâhî ve adalet-i Rabbaniye namına icra edildiği vakit, hem ruh, hem akıl, hem vicdan, hem insaniyetin mahiyetindeki lâtifeleri müteessir ve alâkadar olurlar.  

“Sizin adalet namı altındaki cezalarınız, yalnız vehminizi müteessir eder. Çünkü biriniz hırsızlığa niyet ettiği vakit, millet, vatan maslahatı ve menfaati hesabına cezaya çarpılmak vehmi (yalnız kuruntusu) gelir. Yahut insanlar eğer bilseler ona fena nazarla bakarlar. Eğer aleyhinde tebeyyün etse, hükûmet de onu hapsetmek ihtimali hatırına geliyor.” (Hutbe-i Şamiye, internet, s. 82) 

“O vakit yalnız kuvve-i vâhimesi cüz’î bir teessür hisseder. Halbuki nefis ve hissinden çıkan-hususan ihtiyacı da varsa-kuvvetli bir meyelân galebe eder. Daha o fenalıktan vazgeçmek için o cezanız fayda vermiyor. Hem de emr-i İlâhî ile olmadığından, o cezalar da adalet değil. Abdestsiz, kıblesiz namaz kılmak gibi battal olur, bozulur. Demek, hakikî adalet ve tesirli ceza odur ki, Allah’ın emri namıyla olsun. Yoksa tesiri yüzden bire iner.” 

Evet, bütün polisiye tedbirler gibi, teknoloji harikası kameralar da yetersiz. O zaman her kalbe “Allah’ın azameti, yani, herşeyi gördüğü, işittiği sonsuz kudreti ve adaleti” ile İlâhî bir kameraman, yani, meleklere imanı yerleştirilmeli. Çünkü, “İman, kalbde, kafada daimî bir mânevî yasakçı bıraktığından, fena meyelânlar histen, nefisten çıktıkça ’yasaktır’ der, tard eder, kaçırır.” (Hutbe-i Şamiye, internet, s. 82) 

İnsanlığın dünyadaki güven, huzur ve mutluluğu, yani, “Saadet-i beşeriye dünyada adaletle olabilir. Adalet ise, doğrudan doğruya Kur’ân’ın gösterdiği yol ile olabilir.” (Hutbe-i Şamiye, internet, s. 83) 

Okunma Sayısı: 1544
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı