"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şefkatini yitirmiş zamanlar - Ân diyarı (30)

Ali HAKKOYMAZ
07 Nisan 2024, Pazar
Selim Ali istiyordu ki dünyada aç açık kimse kalmasın. Zalimlerin, çok yüzlülerin saltanatı bitsin. Dünya nefes alsın. Ne kuşlar vurulsun ne ağaçlar kesilsin. Gurbetin kapıları kapansın.

Bilgin Abi’ye bunları bir bir yaralarını sıyırır, yolar gibi yakına döküne anlattı. Bilgin Abi acı tatlı güldü. Bu hemen çok zaman yaptığı şeylerdendi. Dünyaya sığmayan şeyleri mi söylüyordum yoksa; yoksa ben mi sığmıyordum bu koca bu bir avuç dünyaya?! Hey, hey! “Acılar Denizi” koymuştu bir şair şiir kitabının adını. Gerçi her şey bakış terbiyesiyle yan yana, at başı yürüyordu. 

Ülkesi bunca yıl çok yormuştu onu. Birkaç günlüğüne Mısır’a gitmişti kardeşi Osman’la da orada da acılara gark olmuştu.

Mısır... Nil'in bestelerinin çölünü serinlettiği zeki insanlar ülkesi... Kur'an'ın yanık ve uyanık sesi... Bu esaret neyin nesi? O güleç yüzlere hürriyet yakışırdı. 

Artık Firavunlardan yakanı kurtar ey Musa'nın emaneti. İnsanlıkla el sıkışma yolunuz açık ola... Ya Fettah...

Sadece şu, şu ülkeler değil; bütün dünya silahlarının listesini çıkarmalı; ateş kes ilan etmeli! Hayal; değil mi! Olsun; hele bir niyetine girelim de akıbet de hayrola. Öyle öğrettiler bize.

Bilgin Abi, söyle:

Silahlar ne zaman susar;

Acılara gark oldu yaşamaklar.

Silah cehenneminde dünya.

Kandan ve gözyaşından bir dünya!

Kitapların kanadı kırık.

Mülteciler diyarı oldu dünya. Aç susuz ölüyor çocuklar, büyükler de… (Medenî) dünya onlardan da açmış. 

Haa, çocukluğumdan bi' söz var:"Herkes, yerinde yıprasın!" diye. Kim oynattı bu dünyayı yerinden yurdundan, he? Yine bunun için atalar der ki: "Ağrımadık başa bez sarmak..." Haydi, halledin bakalım. Barajın kapağını açmasaydınız, siz de!

Ya işte böyle Selim Ali.

Yanlışlarını alkışlıyorlar zalimlerin. Evet efendim; haklısınız, diyorlar.

Menfaat… ah! 

Sen de şaşırıyorsun bunca temennaya; anlamıyorsun, değil mi!

Anlayacaksın, mutlaka, bir gün.  O gün vakit geçmiş olursa beni de arama!

Bak Selim Ali! Dünya fani; çok fani... “Mal da yalan mülk de yalan..."

Tanıdığımız biri Yunus. Malı mülkü yoksa da ne eksilmiş insanlığından!

Dünya çok gergin. Bu böyle gitmez. Keskin sirke küpüne zarar... Herkesin şu soruyu kendine sorması gerekiyor:"............................?" 

Ne olsun o sorular ki biraz sakinleşsin ortalık! 

Yazacakken bir şeyler; vazgeçtim; beraber düşünelim, soralım, diye. Düşün Selim Ali sen de. Sükûnete kapı aralayacak sorular ne olabilir? 

Bilgin Abi bir şeyler mırıldanıyordu ki Selim Ali kardeşinin tütüde tütüde semaverde demlediği çaydan demli demli iki bardakla oturduğu gibi kendini kelimelerin kucağına bıraktı.

Çok bunaldık; çıkış için herkese bir şeyler düşüyor bir şeyler de… gemisini kurtarana kaptan ismini takmış birileri.

Bu emanet ölümlü zamanlara, mekanlara, kendimize, bir avuç kalbimize, azıcık aklımıza bunca eza, cefa, haşinlik çok hem de çok fazla...

Almanya nasıl Almanya oldu; biz de o bizi ve kim isek nasıl oluruzun peşine düşsek de bu düşmelerden düşsek gayrı da şu âhir zamanda bir hayrımız dokunsa  şu insanlığa da hah bunlar buradaymış diyenlere de bir tenebbüh, teneffüs bağışlamanın da keyfini yeniden tat(tır)manın engin denizlerine açılsak, aşka kansak; hatırlasak ve yaşasak hayatın saklanmış yanlarını.

Dünyayı hızla tüketiyoruz. Kıyamet yakın mı acaba? Beton, ağaçlardan değerli hale geldiğine göre... dünya bu katılığa, vahşete ne kadar dayanabilir ki?

Yok, yok; yaralarım kabuk bağladı! Aşk yarası, ayrılık yarası, fukaralık yarası, cehalet yarası... hattâ ölüm yarası bile kanamıyor gayrı; bunlar kabuk mu bağladı; burnumuzdan soluduğumuz bu çağda... durup dinlesek/dinlensek biraz?!... (Dünyamız süratle tükeniyor da...)

Dünyalılar “dünyaya” pek ısınamadı. Bu güzel de şu geçici âlemde, güzel güzel yaşamak varken; ne bu kavga gürültü! Bi' susun! Her şeyi karıştırdınız. Her şeyin içini boşaltıp ne doldurduğunuzu gören görüyor. Kendini ölümsüz sananlar, hey! Ne bu hâl? Bu sırıtık, kıytırık haller, hayra alamet değil. Burada olmazsa orada her şey ayan beyan… Saklanma Selim Ali; burdayım.

Okunma Sayısı: 918
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı