"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Haşir Risalesi”nin tesirli oluşu (2)

23 Kasım 2021, Salı
Dinsizlik cereyanını yaymak isteyenler, manevî hayatı yok etmek veya zayıflatmak için maneviyatın kalbi hükmünde olan “Haşir” inancını yok etmeye veya zayıflatmaya hedef almışlardı.

Risale-i Nur’daki Haşir Risalesi’nin çok tesirli olmasının hikmetlerinden biri ve önemlisi, hadislerde bildirilen ahir zamandaki fitnenin çok dehşetli ve münafıkane olacağındandır.

Üstad, bu vaziyeti şöyle açıklıyor: “Eskiden tehlikeler hariçten gelirdi, onun için mukavemet kolaydı, şimdi tehlike içeriden geliyor. Kurt gövdenin içine girdi. Şimdi mukavemet güçleşti. Korkarım ki cemiyetin bünyesi buna dayanamaz, çünkü düşmanını sezemez. Can damarını koparan, kanını içen en büyük düşmanını dost zanneder.” (Tarihçe-i Hayat)

Hal böyle olunca da, “Haşir Risalesi’nin” önemi ve tesiri ortaya çıkıyor. En büyük bir dâhi telâkki edilen İbn-i Sina, Haşir hakkında yazmaya ve anlatmadaki aczini itiraf ederek, “Akıl bunda yol bulamaz, haşir akidesi aklî değil naklidir” demiş.

“Oysa Onuncu Söz Risalesi, o zatın (İbn-i Sina’nın) dehasıyla yetişemediği hakikatleri avamlara da, çocuklara da bildiriyor” (Barla Lâhikası) olması, Onuncu Söz’ün bir başka mu’cizesini de gösteriyor.

Mason ve zındıka komiteleri, bütün güçleri ile insanların kalbinden “Haşir” akidesini kaldırma planları yaparken, Barla’da yalnız, garip, kimsesiz ve insanlarla görüşmesi dahi yasaklanan Üstad Hazretleri’nin böyle sıkıntılı ve kısıntılı haliyle yazdırılan “Haşir Risalesi” koca devletin politikasını zir-ü zeber ederek menhus plânlarını da bozmuştur.

Nasıl ki; “Lâtif nazik su incimad emrini aldığı vakit, öyle şiddetli bir şevk ile o emre imtisal ederek demiri şakk ettiği…” (Mesne- vî-i Nuriye)

“Her bir nebat ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları “Bismillah” der. Sert olan taş ve toprağı deler” (1. Söz) misalinde olduğu gibi…

Üstad Hazretleri de Rum Sûresi’nin 50’nci âyetini 40 defa okuduktan sonra “Bismillah” diyerek kaleme aldığı Haşir Risalesi’ndeki mukni hakikatler karşısında, dünya devletleri bile üzerine gelse hepsinin hakkından gelebilecek güce ve kudrete sahiptir.

Tesirli oluşunun ikinci misali ise, yaşadığımız ve şahit olduğumuz zahiri ve bâtıni duygularımızla talep ettiğimiz ve daima kendimize sorduğumuz, bu neden böyle? Şu neden şöyle? Böyle olsa daha iyi olmaz mı idi? Fakirlerin ezildiği, güçlülerin kazandığı “Ve bu zalimler ceza görmeden bu dünyadan göçüp gidiyorlar” gibi endişelerini de “Adl” ismi ile ikna ediyor.

Bu fani dünyada haksızlığa uğrayanların haklarının alınacağı, zalimlerin cezalarını çekeceği bir mahkeme-i Kübranın kurulacağı bir ahiret âleminin varlığını Esma-i Hüsnalara dayandırarak ispat ediyor.

Öncelikle, aklı başında olan her insanın inkâr edemeyeceği, kendi hayatımızda yaşadıklarımızla ve gördüklerimizle on iki suret nazara veriliyor. Ve daha sonra her suretin karşısına Esma-i Hüsnalara dayanan, en muannid münkirlere bile ilzam ve ıskat eden on iki hakikat beyan edilerek bütün zındıka komitelerini susturuyor.

Şahit olduğumuz “şahadet” âleminden, bilinmeyen “gayb” âlemlerinde, gördüğümüz “mülk” âleminden görmediğimiz “melekût” âleminde, dış görünüşlerini gördüğümüz “zahiri” âlemden onların iç dünyalarını gösteren “Bâtıni” âlemlerde bizleri seyahat ettiriyor.

Barla Lâhikası 512’nci sayfada Üstad şöyle diyor: “…Her bir hakikat, üç şeyi birden ispat ediyor; hem Vacib-ul vücudunu, hem esma ve sıfatını sonra haşri onlara (Esma-i Hüsnalara) bina edip ispat ediyor. En muannid münkirden, tâ en halis mü’mine kadar herkes, her hakikatten hissesini alabilir. Çünkü hakikatlerde, mevcudata, âsâra nazarı çeviriyor.”

Suretlerin, hakikatlerle karşılaştırıldığı yazımızla devam edeceğiz inşaallah. 

Okunma Sayısı: 1032
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı