"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman’ın talebelerini birbirlerine benzetmesi (1)

15 Aralık 2019, Pazar
Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, talebelerinden bahsederken çoğu zaman birbirine benzetmeler yapmıştır. Dikkat çekici olan bu benzetmelerin bir kısmını şöylece sıralamak mümkündür:

Abdurrahman’a benzetilenler: “Mustafa Oruç kardeşimizin Risale-i Nur’un mesleğine muhalif olarak birisiyle mübahesesi, aynı zamanda, belki aynı dakikada ona gayet hiddet ve şiddetle bir gücenmek kalbime geldi. Hatta o Nur’dan kazandığı çok ehemmiyetli makamından atmak arzusu oldu, kalben müteessir oldum. Bu benim için bir Abdurrahman idi, neden böyle şiddetli hiddet ettim? Sonra bu bayramda yanıma geldi, Cenab-ı Hakk’a şükür ki, çok ehemmiyetli bir ders dinledi ve o büyük hatasını da anladı ve benim burada hiddetimin aynı dakikada hatasını itiraf etti. İnşaallah o kefaret oldu, tam temiz olarak kurtuldu.” 1

“Aziz, sıddık kardeşlerim, Merhum Şehid Hafız Ali nin (rh) kitaplarıyla beraber bana gelen mübareklerin pehlivanı ve Abdurrahman’ların kahramanı büyük ruhlu Küçük Ali’nin Sikke-i Tasdik-i Gaybi namındaki mecmuası çok güzel ve münasiptir.” 2

“Aziz, sıddık kardeşim Osman Nuri. (...) Hem fedakâr evlâdın çok fevkinde sadâkatle şimdiye kadar hizmetleriyle herbiri birer genç Said olarak beş-on Abdurrahmanlarım hükmünde Sungur, Ceylân, Salih, Abdullah, Ahmed, Ziya gibi genç ve çalışkan Saidleri senin yanına hem benim vekilim, hem senin talebelerin olarak benim bedelime o küçücük medrese-i Nuriyeye nezaret ve bir nevi dershane olarak reyinize bırakıyorum.” 3

Üstad Hazretleri Barla Lâhikası’nda Refet Bey’e yazdığı bir mektubunda onun hattını çok beğendiğini, hattının Abrurradhman’ın hattına benzediğini ve Re’fet’ten bir Abdurrahman çıkacağını söylüyor:

“Sizin bu defa yazdığınız Söz ziyade hoşuma gittiği için, evvelce sana dediğim gibi, başka hatlara nisbeten senin hattın gözüme eski dost göründüğünün sırrını anladım ki, merhum biraderzadem Abdurrahman’ın hattına benziyor. Bu hat kendini göstermeli. İştiyakın oldukça, böyle intihap ettiğin risaleleri yazsanız mübarek olur. Hulûsi, Abdurrahman’ın yerine çendan geçmiş. Şu yazı müşâbeheti bana müjde ediyor ki, bir Abdurrahman Refet’ten de çıkacak.”  4 

Üstad Said Nursî Hazretleri, Kastamonu Lâhikası’nda Hafız Ali’ye yazdığı bir mektubunda onu Abdurrahman’a benzetiyor: “Nur fabrikası nam sahibi Hafız Ali kardeş, Fevkalâde mektubun, ehemmiyetsiz şahsiyetim hariç kalmak şartıyla, bana harika göründü. Senin halis ve yüksek dirayetin terakkide olduğunu gösterdi. Bana, ‘İşte çok Abdurrahman’ları taşıyan bir Ali’ dedirdi. 5

Küçük Ali’nin Abdurrahman’a benzetilmesi: “Küçük Ali kardeşim, Senin, büyük manevî hediyen beni cidden şaşırttı, çok mütehayyir etti. O mükemmel yazılar, Büyük Ali’nin, yoksa Küçük Ali’nin mi, bilemedim. Benim için yeniden dünyaya bir Abdurrahman, bir Lütfü gelmiş gibi.” 6 

Üstad Hazretleri Kastamonu Lâhikası’ndaki bir mektubunda da Küçük Ali’yi Abdurrahman’a şöyle benzetiyor: “Mübarekler kahramanlarından Küçük Ali’nin mektubu da bana büyük bir ümit verdi. Merhum Abdurrahman’ın elhak tam bir halefi olan kıymettar ve mübarek büyük kardeşi olan Mustafa Hulusi’nin, Hafız Ahmed isminde mübarek bir mahdumu, peder ve amcaları sisteminde Risale-i Nur’a hizmet etmesi, yeniden Abdurrahman dünyaya gelmiş kadar beni müferrah etti.” 7

Yine Kastamonu Lâhikası’ndaki bir mektubda Büyük Mustafa Abduurrahman’a benzetiliyor: “Abdurrahman’ın birinci vârisi ve Risale-i Nur’un birinci şakirdi, Büyük Mustafa’nın kapı istikbalinde arkadaşı olan Hacı Osman’ın mektubu ve o mektuptaki rüyaları manidar ve ettiği tabir de doğrudur.” 8    Üstad Hazretleri, baba oğul Nazif ve Selâhaddin Çelebi’lerin hizmetlerinden sitayişle bahsettikten sonra oğlu Nazif’i Abdurrahmana bezzetiyor: “Bu havalide, hakikaten ümidimin fevkinde, Risale-i Nur talebelerinden iki kahraman yetiştiler: Baba, oğul Ahmed Nazif, Selâhaddin. Bu iki zat Risale-i Nur’un neşrinde iki yüz adam kadar çalıştıklarını görüyoruz. Ezcümle birisi, yani oğlu (...) tam bir Abdurrahman’dır.” 9 

Üstad Hazretleri altı rükün diye isimlendirdiği Hafız Ali, Hafız Mustafa, büyük ruhlu Küçük Ali, Hüsrev, Tahiri, Rüştü’yü Abdurrahman ve Abdulmecid’e benzetiyor: 

“Bu kadar fırtınalı hadiseler içinde Risale-i Nur’u muattal bırakmadınız, söndürmediniz; belki öyle parlattınız ki, bizi de ışıklandırıp gayrete getirdiniz. (...) Ve kalemlerini bizim hesabımıza çalıştırmaya karar veren altı müttehid, kahraman bir ruh, altı ceset ve altı yeni Said yerinde ve yirmi bir kardeşimi, yirmi bir Abdurrahman ve Abdülmecid yerinde kabul ediyorum.” 10

Dipnotlar:

1- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, s. 238;

2- A.g.e, s. 288.

3-A.g.e, s. 299.

4- B. Said Nursî, Barla Lâhikası, s. 99.

5- B. Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, s. 9.

6- A.g.e. s. 20.

7- A.g.e, s. 57.

8- A.g.e, s. 71.

9- A.g.e, s. 155.

10- A.g.e, s. 188-89.

Okunma Sayısı: 2610
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı