"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Zalimler ve korku damarı

İbrahim ERSOYLU
01 Mayıs 2026, Cuma
İmandan kaynaklanan, zalimlere boyun eğmemek, zayıfları ezmemek manasına gelen “şehamet-i imaniye”den1 yoksun insanlar, zulüm ve baskı karşısında korkarak boyun eğerler. Dessas zalimler, korkakların bu zaafından istifade ile onları korkutup, susturarak zulümlerini genişletirler. 2

Aslında zalimler, imansız, ya da imanları zayıf olduğu için korkak insanlardır. Kendilerinden daha güçlü kişileri gördüklerinde onlara zillet gösterir ve boyun eğerler. Ancak ellerine güç ve makam geçtiğinde onu sûistimal ederek zayıf gördükleri muhaliflerini korkutarak onlara zulüm ederler. Zulümlerine karşılık toplumdan ciddi manada mukavemet görürlerse geri adım atarlar. Aksi halde zulümlerini genişletirler.

1950 öncesi tek parti yönetimi döneminde zalimler, devlet gücü ile toplumu hapisle korkutup sindirdiler. Laikliği Jakoben/tepeden inme zoraki usullerle dinsizlik manasında uygulayarak, dinî değerleri yaşanmaz hale getirdiler. Buna karşı demokratik hakkını kullanarak itiraz edenleri zindanlara tıktılar. 

O dönemde iman ve Kur’ân hizmeti yapan masum Üstat Bedüzzaman ve Nur Talebelerine zehirleme, hapis, sürgün gibi enva-i çeşit işkencelerle zulümler yapıldı. Halk, korkutularak onlara temas etmelerine mani olunmaya çalışıldı. Ancak Üstad Bediüzzaman ve Nur Talebeleri, korkmayarak müsbet hareket metodu ile Risale-i Nur’u topluma ulaştırarak insanların imanlarının kurtulmasına ve muhafaza edilmesine Allah’ın izniyle muvaffak oldular.  

Yakın geçmişte askerî darbelerin, toplumun bu korku damarını acımasızca kullandıkları görülmüştür. Meselâ 27 Mayıs 1960, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 münafık darbecileri, toplumu devlet gücü ile korkutarak sindirdiler. Sonra uzun yıllara uzanan zalimane tahribat yaptılar. Kemalizm’i zorla kafalara çakmak için çok çalıştılar. Kendilerine biat etmeyenlere hayatı zindan ettiler. Aradan uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen hâlâ bugün, onların yaptıkları anayasa, kanun ve mevzuatlar ile yönetilmeye devam edilmekteyiz.  

Günümüzde Netanyahu, Trump ve Putin gibi zalimler, devlet gücünü kullanarak Müslüman ülkelerinin de içinde bulunduğu zayıf devletlere dünyanın gözü önünde füzelerle ve bombardıman uçaklarıyla saldırarak çocuk, kadın, yaşlıların bulunduğu yerleşim birimlerini bombalamakta ve masum insanları öldürmektedirler, şehirleri harabe haline getirmektedirler. Tek adam rejimleriyle yönetilen İslâm ülkeleri dâhil BM üyesi devletler, - istisnalar dışında - cinayetleri kuru kınamalarla geçiştirmektedirler. Amerika ve Avrupa’da vicdan sahibi sınırlı sayıdaki toplulukların protestosu dışında, dünya kamuoyundan ciddi tepki görmeyen zalimler, cinayetlerini daha ileri bir boyuta taşımaktadırlar. 

Ne yazık ki ülkemizde de benzer hukuksuzluklar, zulümler, çok sayıda insan hak ve hürriyetleri ihlâlleri irtikâp edilmektedir. Cılız sesler dışında temayüz etmiş din âlimlerinden, cemaat ve tarikatlardan, sivil toplum kuruluşlarından çıt çıkmamaktadır. Toplumdan tepki gelmediğini gören zalimler, zulümlerine tam gaz devam etmektedirler. Günümüzde “Bir millet cehaletle hukukunu bilmezse, ehl-i hamiyeti [iyi niyetli idarecileri] dahi müstebit [diktatör] eder. 3 hükmünü milletçe yaşamaktayız.

Son söz: Tarih göstermiş ki, zalimlerin akıbetleri vahim olmuştur. Zulme boyun eğen korkak toplumlar da, zillet ve sefalete duçar olmuşlardır. Böyle bir akıbete maruz kalmamak için, zulüm nereden ve kimden gelirse gelsin kanunî hakkı kullanarak ona cesaretle karşı çıkmak; mazlum kim olursa olsun onun yanında yer olmak lâzımdır. Ülkenin kurtuluşu ve Cenab-ı Hakkın yardımı bu şekilde tahakkuk eder.  

Dipnotlar:

1- Hutbe-i Şamiye, 2009, s. 96.  

2- Mektubat, 2017, s. 490.

3- Münazarat, 2012, s. 65.

Okunma Sayısı: 205
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı