"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İsrail zulmüne “kınama” klasiği

Cevher İLHAN
11 Mayıs 2021, Salı
Her Ramazan gibi bu Ramazan’da da İsrail, işgal altındaki Mescid-i Aksa’daki minarelerin ses kablolarını kesti. Şam kapısına bariyerler koydu. Kadir gecesi öncesi Yahudi yerleşimci grupları, Filistinlilerin evlerini işgal etti.

Bununla kalmadı, İsrail polisi, sabah namazında Mescid-i Aksa’ya  girerek cemaate plastik mermi ve ses bombalarıyla ve şiddetle müdahale etti, iki yüzden fazla ibâdet eden Müslümanı yaraladı. 

Daha önce de Filistinlilerin evini yıkıp Harem-i Şerif’e, Mescid-i Aksa’nın mihrabına kadar postallarıyla girme pervâsızlığında bulunan İsrail bütün dünyanın gözü önünde küstahça saldırılara, ibâret mekânlarını işgale, tahrik, tâciz ve tazyike devam ediyor.  

YİNE “ŞİDDETLE KINAMAK”LA KALINIYOR...

Çarpıcı olan, başta Türkiye’de olmak üzere İslâm dünyasında sivil alanda geniş protestolar yapılırken, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere birçok uluslararası mercilerden dinî mekânlara ve dinî değerlere saygı çağrıları yapılırken, İsrail’in “devlet terörü”ne Müslüman ülke yönetimlerinin bigâne kalması. 

Ya da Ankara’nın sergilediği gibi “şiddetle kınamak”la kalınması. Cumhurbaşkanlığı’ndan, Dışişleri’nden ve iktidar partisinden “kınama demeçleri”yle kalınması. Daha da ilginci daha önce en ufak bir hak ihlâlinde “Ey Netanyahu!”, “Ey İsrail!” diye İsrail’e veryansın eden Cumhurbaşkanı’nın bu kez “İsrail’in ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’ya yönelik maalesef her Ramazan ayında gerçekleştirdiği menfur saldırıları şiddetle kınıyoruz” demekle yetinmesi. 

Gerçek şu ki AKP iktidarında İsrail’in en yıkıcı tahribatlarını yaptığı, İsrail savaş uçaklarının, elli gün süren ve fosfor bombalarıyla beş bin Filistinliyi katlettiği, on bir yıldır amansız ambargo ablukasında iki milyon insanın âdeta bir açık hava hapishanesi haline getirdiği Gazze’ye en yıkıcı saldırılarında bile İsrail’le ilişkiler kesilmedi, hiçbir anlaşma ve işbirliği askıya dahi alınmadı; tam tersine İsrail’e jest üzerine jest yapıldı. 

30 Ocak 2009’da Davos’taki “one minute” çıkışından sonra 2009 Ekim’inde Türkiye delegasyonunun Viyana’da “nükleer silâh sınırlandırılması”nı kabul etmeyen İsrail’e Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) üyeliği kıyağının akabinde Mayıs 2010’da, tek Müslüman üye Türkiye’nin vetoyu kaldırmasıyla İsrail OECD’ye alındı. Ve ilk kez İsrail Cumhurbaşkanı Ankara’ya dâvet edilerek TBMM’de alkışlarla karşılanıp konuşturuldu.

YENİ İŞBİRLİKLERİNE GİDİLİYOR!

Keza Türkiye’nin “blokajını çekmesi”yle İsrail’in NATO üyeliğinin önü açıldı; İsrail’in Brüksel’deki NATO karargâhında temsilcilik açıp askerî tatbikatlara katılması sağlandı.

Filistin’de her türlü baskı, zulüm ve katliamı yapan İsrail’e “kuru kınamalar,” “katil İsrail!” söylemleri ve medyatik propaganda ve algı operasyonları paravanında tamgaz süren ilişkiler ve ticaret kat kat arttırıldı.

Bu vetirede İsrail’in Suriye - Lübnan - İsrail üçgeninde Şam’a ve bütün bölgeye hâkim stratejik bir alan olan Suriye’ye ait zengin su kaynaklarının, verimli toprakların, tarım arazilerinin bulunduğu Golan Tepelerini işgal edip ilhakı “kuru kınamalar”la geçiştirilirken, İsrail’in Kudüs’ü başkent yapmasına karşı da Ankara’nın tepkisi “eleştiri ve kınama”nın ötesine geçmedi. 

Düşülen vartada Ankara, İsrail’le istihbarat anlaşmasından, tarım, tohumcululuk, sulama ve telekomünikasyona onca ekonomik mutâbakat zabıtlarına, savunma sanayii anlaşmalarından enerji ihâleleri işbirliklerine, bir tekinin dahi iptaline, en azından askıya alınmasına yanaşmıyor.

Dahası, Ankara’dakiler İsrail’e büyükelçi göndermeye ve Doğu Akdeniz’de “deniz yetki alanları”nda anlaşmaya hazırlanıyor. Keza Katar’la “Su yönetimi alanında işbirliği mutabakat zaptı” üzerinden Fırat ve Dicle suyunun İsrail’e gönderilmesine zemin hazırlanıyor. 

Özetle, iç kamuoyuna farklı mesaj verilirken, zulüm, saldırı ve katliamlarından caydıracak hiçbir caydırıcı yaptırıma başvurulmaması, İsrail’in şımarıklık ve küstahlığını daha da arttırıyor…

Okunma Sayısı: 2203
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Feyzullah Ayhan (3)

    11.5.2021 19:22:11

    Gelgelelim bizim dünya liderine!!! Afra tafra salvolar yapıyor, asarım keserim havalarına giriyor, dağılmış olan reylerini konsolide etmek için her enstrümanı kullanıyor. Hatırlatırım, siyonist katillerin şehit ettikleri 10 vatan evladını neyin karşılığında, hangi gerekçe ile affettiniz?Neye binaen "ortadoğuda en büyük dost ve müttefikimiz israildir" dediniz.Madem kınamanızda samimisiniz o zaman siyonistlerin size verdikleri madalyayı tez elden iade ediniz. Ediniz ki samimiyetinize inanalım.Yoksa kınadık, tel'in ettik gibi klişeleşmiş sözler zalimi zulmünden vaz geçirmeye yetmez.

  • Feyzullah Ayhan (2)

    11.5.2021 19:20:52

    Allah gökten kudret helvası, bıldırcın eti in'am ederken, azgın israil oğulları nankörlük edip"ey Musa Rabbine söyle bize mercimek, nohut yemeği göndersin"şeklinde alay ari hayvanlıklarını ve nankörlüklerini ortaya koyuyorlardı. " Haydi Allah yolunda cihad edelim" diyen büyük Peygamber Hz. Musa'ya "Sen git savaş, harbi kazanırsan biz arkandan geliriz"şeklindeki edepsizikleriyle karşılık veriyorlardı. İşte böylesi bir millete nasihat, kınama, te'sir etmez. Başka vasıtalara başvurmak lazım.

  • Feyzullah Ayhan (1)

    11.5.2021 19:18:22

    Zulme maruz kalan birinin ders alıp zulm etmemesi gerekirken, aksine zulm edenlere boyun eğip, zulümle alakası olmayan masum insanlara zulmetmesi, o kişinin/kişilerin insanlık vasfını kaybettiğini gösterir. Irkçı siyonistlerin masum filistinlilere yaptıkları da bu kabildendir.Tarihi hakikatlere baktığımızda yeryüzünde lanetlenmiş tek millet yahudi milletidir. En çok Peygamber gönderilen kavim İsrail oğullarıdır.Nerede bir ifsad, zulüm varsa altında yahudiler çıkar.İnsanlıktan tecerrüd edip hayvanlaştıkları, Allah'ın emirlerini bile bile çiğnedikleri, firavunlaştıkları için onca peygambere rağmen yine de ıslah olmamışlardı.

  • Osman

    11.5.2021 13:25:26

    Maalesef idarecilerimiz bizi kandırıyor sanki Sanki onlara hizmet ediyorlar gibi

  • Hüseyin İlhan

    11.5.2021 01:30:39

    Muhterem yazarımızın ifade ettiği ve İSRAİL'e destek veren antlşamların,çalışmaların ülkemizdeki Uluslararası İlişkiler bölümü akademisyenlerince tv'lerde neden gündeme getirilmediği,gündeme getirmek isteyen akademisyenlere niçin izin verilmediği ergeç millete söylenecektir. İSRAİL bugün bu denkli alçaklığı yapıyorsa malesef başta AKP İKTİDARI,lideri ve diğer bazı islam ülke idarecilerinin ikiyüzlü politikalarından cesaret aldığı gayet net ve açıktır. M.Marmara gemsiini organize eden STÖ.idarecileri dahi ikiyüzlü davranmaktalar.Bu gemiye yapılan saldırıda ölenlerin,yaralıların ve gemiye yapılan saldırının cezasını ödemedkten TERÖRİST İSRAİLi kurtaran AKP dir.2016 daki antlşama,İST.7 ACMKararının sümenaltı ettirlmesi AKP iktidarınca yapılan ihanetlerdir.İslam ülkeleri sadece ticari ilişkileri kesseler İSRAİL küstahlığında kesinlikle duracaktır. Bunu dahi yapmayanlar BM,ile dğer dünya ülkelrinden nasıl destek bulsun.Adama derler siz ne yapıyorsunuz.

  • Oğuz Yiğiter

    11.5.2021 00:49:15

    Perdenin önü başka, arkası başka. Böyle bir tablodan ferec ve ferah çıkar mı? Meselenin iç yüzüne ayna tutan makale için tebrikler, dualar...

  • Sezai MUMCU

    11.5.2021 00:27:41

    1974 de Türkiye Enosis'i sadece "siddetle KINASAYDI" bugün KIBRIS TAMAMEN RUMDU! Türkiye nasil ki KIBRISA MÜDAHELE ETMEK ICIN BARIS HAREKATINI YAPMAK ZORUNDAYDI MESCID-I AKSA ve DOGU KÜDÜS ICIN MÜSLÜMANLAR MÜDAHELE ETMEK ZORUNDADIR. BU ACILIYETIN TEHIRI KUDÜSÜ BÜSBÜTÜN KAYBETMEYE GÖTÜRÜR! Hem de HESAP GÜNÜ HERBIRIMIZ FARZ-I AYN OLAN MÜDAHELEDEN SORGUYA CEKILECEGIZ!

  • Umut

    11.5.2021 00:16:46

    Görunen o ki masa üstünde bağırma çağırma altında ise anlaşma kucaklaşma. Velhasıl karşılıklı muhabbetleri pek çok.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı