"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Paket” ve eğitim sistemi…

Cevher İLHAN
07 Ekim 2013, Pazartesi
“Paket”le “Batı Avrupalı gözüyle Kemalizm”i ele alan Dr. Theo Sommer’in “Kişiye tapma ve ‘ölümsüz önder, eşsiz kahraman’ gibi tumturaklı açıklamalarla Anayasa metnine kadar giren Cumhuriyetin kurucusuna Avrupa’dan çok Kuzey Kore yakışmaktadır” diye eleştirdiği, daha önce ortaokullarda son verilen “Kemalizm töreni”ne son verilmesi elbette önemli. (XIII.Türk- Alman Gazetecilik Semineri, 139)

Ne var ki hemen akabinde, “Devlet kurucusunun ibadet şeklinde sunulan özdeyişleri, okul kitaplarında yer alan ruhu öldüren ideoloji”nin eğitim sisteminde bütün ağırlığıyla devam ettiği ortada.
Bu durumda, AKP’li eski Millî Eğitim Bakanı’nın “Atatürkçülüğün müfredatta –eğitimde- yüzde 40 arttığı” ikrarının ardından, ders kitaplarında tarihimize, Osmanlı padişah ve sultanlarına hakaret edildiğinden yakınan şimdiki Bakan’ın televizyon ekranlarında  defalarca tekrarladığı “Ders kitaplarında -hâlâ- çok yanlış fahiş hatalar var” sözleri, bunun birinci ağızdan ikrarı..

ANTİDEMOKRATİK MÜFREDAT  DURUYOR…

En bâriz haliyle, Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi derslerinden Yurttaşlık Bilgisi derslerine kadar “Atatürk’e göre” okuma parçalarının yer aldığı “ilke ve inkılâplar”a göre hazırlanan müfredat, okullarda bütün ağırlıyla dayatılıyor.
Bakan’ın da dikkat çektiği Türkçe kitabında tek parti döneminin Millî Eğitim Bakanlarından Hasan Ali Yücel’in oğluna atfedilen şiirden tutun da Hayat Bilgisi’nde modernlik perdesinde tesettürle alay eden ve açık saçık kiyafeti tervic eden resimler, okuma parçaları, “söylevler” enjekte edilmeye devam ediliyor.
Mesela “İlköğretim Hayat Bilgisi Ders ve Öğrenci (2.) Çalışma Kitabı”nın 20. sayfasında  “Atatürk kılık ve kıyafette ne gibi yenilikler yapmıştır?” sorusunun altına, kadının çarşaflı ve başörtülü, yanlarında fesli çocuğuyla fesli, tesbihli olduğu resmin yanına, başı açık pantolonlu kadınla erkeğin yanına şortlu erkek çocukla mini etekli kızı resmedilmiş ve üzerine de bir öğrencinin ağzından, “Türk halkı Atarük’ün kılık ve kıyafette yaptığı değişikliklerle moden giyime kavuştu. Resimlerde bunu görüyorsunuz” denilerek, “Atatürkçülük ve modernlik” adına tesettür açıkça tezyif edilip, mini etek, şort ve başı açıklık tervic ediliyor.
Bu arada, özellikle eğitim alanında yapılan düzenlemelerde, bizzat Başbakan’ın açıklamasıyla, “belirli harflerin kullanımından kaynaklanan cezanın kaldırılması” ve “özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitimin önünü açılması”yla kalınması da manidar.

SORUNLARA ÇÖZÜM GETİRİLMEMİŞ

Doğrusu, tıpkı hiçbir yasal dayanağı olmayan ve tamamen keyfî ve indî olarak dayatılan kamuda başörtüsü yasağı gibi, Başbakan’ın “Bir genelge ile kaldırabilirdik” dediği “Andımız(!)”ın neden şimdiye kadar kaldırılmadığı sorusu bir yana. Sözü edilen ve zaten çok önceden beri yıllardır klavyelerde yer alıp kullanılan Q, X ve W harflerine -kimseye şimdiye kadar soruşturma açılmayıp verilmeyen- cezaların Türk Ceza Kanunu’nda kaldırılacak olmasıyla iktifa edilmesi, fiilî duruma kılıf bulunması, “paket”in eğitim sistemini temelden ele alma ve ıslahtaki yetersizliğini ortaya koyuyor.
Müfredatın çağın ve bilimin gereklerine göre ideolojik devlet cenderesinden çıkarılıp eğitimin demokratikleşmesinin yanısıra, günübirlik problemlerin başında gelen sınav sisteminin düzeltilmesi ve eğitimde büyük bir açığı kapatan özel dershanelerle alâkalı doğru dürüst bir düzenleme de yok.
İddiaların aksine bu yıl daha çok kayıt alan özel dershanelerin akıbetinin belirsizliği Bakan’ın beyânlarıyla ortada. Bir yandan önümüzdeki eğitim yılında özel dershanelerin artık öğrenci almayacağı kamuoyuna duyurulurken, diğer yandan sayıları dört bini aşan dershanelerin “kademe kademe ortadan kaldırılacağı”nı bildirip, yüzde 80’inin –veya bir başka hesapla ancak 700’ünün- “özel okul şartlarına uyduğu- gerisinin bizzat Bakan’ın beyânıyla “özel okul koşulları”na uymadığı ve dönüştürülemeyeceği cümleleri, çarpıcı.
Diğer yandan “paket”te yer alan, “özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim”in da altının doldurulmadığı görülüyor.
Bakalım, dört ana lehçeye ayrılan Kürtçe eğitimin okullarda nasıl verileceği, Bakan’ın ifâdesiyle kültür ve sosyal derslerin Türkçe okutulmasına karşı diğer derslerin anadilde nasıl verileceği, farklı dil ve lehçelerde anadilde eğitim talebinin nasıl karşılanacağı, anadilde okuyan öğrencilerin daha sonra Türkçeyi nasıl öğrenecekleri benzeri sorunlar nasıl çözülecek?

Okunma Sayısı: 1575
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Garib Doğu

    7.10.2013 00:00:00

    Tebrikler Cevher İlhan.Paketi ve eğitimin hali pür melelini net olarak ortaya koymuşsunuz.Paketi övenler bu bilgileri topluma bildirmiyorlar.Dolayisiyle toplum bu doğru bilgilerden mahrum oluyor.Bundan dolayı da yanlış kanaatlar,düşünceler kafalara yerleşiyor. Verilen hükümler de hatalı oluyor,isabet kaydedilemiyor.Toplumu adınlatma,doğru bilgilendirme konıusunda basına büyük görev düşüyor.Maalesef bu görevi medya layikiyle yapıyor demek oldukça zor.Çok değişik sebeb ve etkenler altın bu görev tam ifa edilemiyor.Bu görevi kısmende olsa yapan çok değerli medya ve mensupları var.Onları tebrik ediyorum.Akibetleri diğerlerin başına...İnşaallah bir gün bunlar görevini tam ve doğru olarak yapar,toplum aydınlatılr,tüm problemler çözülür,memleket te gül ve gülistana dönecektir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı