"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Salgınla mücadelede iktidarın başarısızlığı

Cevher İLHAN
17 Kasım 2020, Salı
Kovid 19 salgınının Türkiye’de kontrolden çıktığı, “ikinci dalga”nın geldiği, gerçek verilerin gizlendiği ve eksik gösterildiği, Sağlık Bakanlığı’nın “turkuvaz tablo”suna artık kimsenin inanmadığı gün geçtikçe ortaya çıkıyor.

Ülkede günlük üç bin – dört bin vak’a gösteriliyor ama Tabip Odaları’nın tesbitiyle sadece Ankara’nın, İstanbul’un rakamı bu rakamı aşıyor; Türkiye genelinde günlük vak’a sayısı aslında 20 bini buluyor. 

“Turkuvaz tablo”da Türkiye çapında verilen vefat rakamlarının sadece İstanbul’da 50 fazlasıyla mezarlıklara tevdi edildiği mezarlıklar müdürlüğünce belirtiliyor. Yani ölümlerde İstanbul’un “gerçek rakamı”, “turkuvaz tablo”da ileri sürülen toplam ülke vefatlarının iki katı!

Keza yoğun bakım yatak sayısına dair verilen rakamlar da çarpıtılıyor. Bakanlık, Kovid 19 hastalarının yattığı hastanelerdeki sıfırlanan yetersiz yatak kapasitesini değil, özel hastanelerdeki ve çocuk servislerindeki yoğun bakım odalarını katarak hâlâ “yüzde 50” çarpıtmasında bulunuyor. 

80 milyonluk Almanya’da günde 25 bin vak’a açıklanıyor, 83 milyonluk Türkiye’de 3 bin civarında vak’adan bahsediliyor. On milyon nüfuslu Yunanistan’da salgından günlük ölüm sayısı 71 olarak açıklanırken, Türkiye’de de günde 65 -70 civarında insanın vefat ettiği bildiriliyor.  

“SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI” İLE ÂDETA “KIRAN ALTI” 

Test yaptırmak için hastane önlerinde uzun kuyruklar oluşurken, özel hastanelere yönelen insanların para karşılığı “test” yaptırmaları”, hükûmetin “test”te de başarısız olduğunu ortaya koyuyor. 

Sağlık Bakanlığı “genelge” yayınlıyor; ancak en başta Bakan’ın kurucusu olduğu hastane uymuyor. Özel hastanelerde test fiyatları 350 TL’den aşağı düşmüyor, yerine göre 500 liranın üstüne çıkıyor. Yani vatandaşın “sağlık hakkı” olan test de ticarete, ranta dönüştürülmüş.

İddia edildiği gibi “günde 140 bin test yapıldığı” iddia ediliyorsa da; hâlâ hastanelerin önünde test kuyruğunun meydana gelmesi, “test sayısı” rakamlarının da çarpıtıldığını ortaya koyuyor. 

Diğer yandan siyasi iktidarın salgına karşı lakayt tavrı, Cumhurbaşkanı’ndan Bakan’a sürekli “maske – mesâfe – temizlik” tavsiyesi ile kalıp yine bütün yükün vatandaşların atılması, çöküşün faturasının vatandaşlara kesilmesi, bizzat devlet eliyle “sürü bağışıklığı”na gidildiğini deşifre ediyor.

En üst düzeyde, yüksünmeden “salgınla mücadelede başarılı olunduğu” söyleniyor; ancak alttan alta “toplumsal bağışıklığa” gidildiği görülüyor. 

En vahimi, uzmanlar, İstanbul’da “toplumsal bağışıklığın’ yüzde 25’e ulaştığını ve bulaşma zincirinin aylar sonra kırılabileceğini” ifade ederken, on altı milyonluk şehirde dört milyonun hastalığı geçirdiği ortaya çıkıyor.

AŞI TALEBİNDE DE GEÇ KALINIYOR

Diğer yandan camilerde “sosyal mesâfe”ye dikkat ediliyor; ancak fabrikalarda 50’şerli, 100’erli gruplar halinde işçiler sabahtan akşama, vardiya boyunca çalışıyor, birlikte yemek yiyorlar. Sosyal devletin gereği olarak âcilen özellikle grup halinde çalışanlara, sokakta çalışmak durumunda kalanlara bir çare bulunması, “pozitif” çıkan işçilerin on dört günlük karantinaya alınması gerekirken, aksine zorla çalıştırılmaları bir diğer kırılganlık.  

Bu arada metro, otobüs, metrobüs gibi toplu taşıma araçlarında vatandaşların iç-içe seyahat etmelerine dair hiçbir önlem alınmıyor. Koskoca devletin salgına karşı aldığı tek önlem “maske-mesâfe-temizlik” tekrarından ibâret kalıyor.

Ne var ki TÜİK’in enflasyon rakamlarını saptırmasında olduğu gibi salgında da vatandaş yanıltılıyor. Deva Partisi Genel Başkanı eski Bakan Ali Babacan’ın ifadesiyle, “Hasta – vak’a sayısı ayrımı yaparak dünyada vatandaşını aldatan tek ülke Türkiye.”

Bir diğer önemli husus, Ankara’nın aşı temini bağlantısında hâlâ ağır davranması. Alman teknolojisi ile elde edilen aşıdan Avrupa ülkeleri 300 milyon adet isterken, Türkiye’de henüz ciddî bir hareketin olmaması. Bugün istense bile Şubat’ta, Mart’ta ancak gelebilecek aşı için talepte bulunmaması; bir buçuk milyonda kalması.

Oysa konunun uzmanları, toplumun yüzde 90’ının bağışık hale gelmesi için en az yüzde 66’sının aşılanması, bunun için on milyonlarca aşının âcilen temin edilmesi gerektiğini belirtiyorlar. Ve söz konusu aşıları muhafaza etmek için bu kapasitede -80 derecede koruyacak muhâfaza merkezlerinin hazırlanması icâb ediyor. Bu hususta da ciddi bir adım yok…

Okunma Sayısı: 1301
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı