"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tesbihat, ahirzaman insanını motive eden ifadeler taşır

23 Ocak 2021, Cumartesi
Tesbihatın bir parçası olan duâlara baktığımızda bunların kişinin istikametine katkı sağlayıp; dikkat ve hassasiyet isteyen bu ahirzamanda onu motive edecek, akıl ve gönül dünyasına canlılık kazandıracak özlü ifadelerden meydana geldiği görülmektedir.

KUR’ÂN VE SÜNNET PERSPEKTİFİNDE NUR TALEBELERİNİN NAMAZ TESBİHATI - 2
Zafer Karlı
zaferslayt@gmail.com

c) Müteakiben bir defa: “Allâhumme innâ nukâddimu ileyke beyne yedey külli nefesin ve lemhatin ve lahzatin ve tarfatin yatrifu bihâ ehlü’s-semâvâti ve ehlü’l-aradîyn, şehâdeten eşhedü en,..” [Allah’ım! Her nefeste, her bakışta, her anda, semâlar ve yerler ehlinin her göz açıp kapamasında Sana şehadetimizi takdim ederiz ki:] dedikten sonra on defa:”Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerike leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hâmdü yuhyi ve yumit ve hüve hayyun lâ yemût biyedihi’l-hayr ve hüve alâ külli şey’in kadir” denir. Onuncusunda sonuna “ve ileyhi’l-masîyr” eklenir.

Yine burada da Allah’ı tesbih eden ifadelerin bir benzerini hadis-i şeriflerde görmekteyiz. Rasûlullah Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Her kim, sabah namazından sonra diz çökmüş olarak, konuşmadan önce on defa “Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke lehü; Lehü’l-mülkü ve lehû’l-hamdü yuhyî ve yümîtü ve hüve alâ külli şey’in kadîr.” derse kendisine onlarca sevap yazılır, on günahı silinir, on derece yükseltilir, o günün tamamında her şerden emin ve emniyette olur, şeytandan korunur ve o gün hiçbir günah ona ulaşarak amelini iptal etmez!” 14 (Aynı zikir ileride tekrar edilecektir. Bu zikrin detaylı kaynakları o pasajın dipnotunda verilmiştir.)

d) Sonra eller ters çevrilerek: Peygamber Efendimiz (asm), “Allah’tan bir şeyin olmasını istediği zaman ellerinin içini yukarıya çevirirdi. Ancak bir şeyden sakınacağı zaman ise ellerinin içini aşağıya çevirirdi.” 15 Allâhümme ecirnâ min’en-nâr (3-5 veya 7 defa söylenir).

Namaz sonrası tesbihâtın bu kısmı Peygamber Efendimiz (asm) tarafından özellikle sabah ve akşam namazlarından sonra okunması tavsiye edilmiştir. Müslim b. Hâris et-Temimî babasından şunu rivâyet etmiştir: “Peygamber Efendimiz (asm) bana şöyle buyurmuştur: Akşam namazını kıldığın vakit, namazdan sonra hiç konuşmadan yedi kez ‘Allahümme ecirnî min’en-nar’: Allah’ım, beni Cehennem ateşinden koru der ve şayet o gece ölürsen Cehennem ateşinden beraat olunursun ve eğer sabah namazından sonra aynı şekilde dersen ve gün akşama kadar olan zamanda ölürsen yine Cehennem ateşinden beraat olunursun.” 16 Duâdaki metin farklılığı: Hadis-i şerifte geçen ecirnî “ben” tesbihatta geçen ecirna “biz” demektir.

Allâhümme ecirnâ min fitneti’d-dîniyyeti ve dünyeviyyeh Allâhümme ecirnâ min fitneti ahiri’z-zamân Allâhümme ecirnâ min fitneti’l-mesihi’d-deccâli ve’s-sufyân Allâhümme ecirnâ mine’d-dalâlâti ve’l-bıd’ıyyâti ve’l-beliyyât Allâhümme ecirnâ min şerri’n-nefsi’l-emmâreh Allâhümme ecirnâ min şurûri’n-nüfûsi’l-emmârati’l-firâvniyyeh Allâhümme ecirnâ min şerri’n-nisâ Allâhümme ecirnâ min belâ’in-nisâ Allâhümme ecirnâ min fitneti’n-nisâ Allâhümme ecirnâ min azâbi’l-kâbr Allâhümme ecirnâ min azâbi’l-yevmi’l-kıyâmeh Allâhümme ecirnâ min azâbi Cehennem Allâhümme ecirnâ min âzâbi kahrik Allâhümme ecirnâ min nâri kahrik Allâhümme ecirnâ min azâbi’l-kabri ve’n-nîrân Allâhümme ecirnâ mine’r-riyâi ve’s-sum’âti ve’l-ucubi ve’l-fâhr Allâhümme ecirnâ min tecâvuzi’l-mülhidîyn Allâhümme ecirnâ min şerri’l-munâfıkîyn Allâhümme ecirnâ min fitneti’l-fâsıkîyn

Yukarıdaki istiaze duâlarına baktığımızda şerrinden Allah’a sığınılanların dinî ve dünyevî fitneler, ahirzaman fitnesi, deccal ve süfyan fitnesi, dalâlet ve belâlar, nefsi emmare, firavunlaşmış nefisler, kadınların içindeki bazı şerli-belâlı-fitneler, kıyamet gününün azabı, Cehennem azabı, Allah’ın kahr azabı ve ateşi, yalancı şöhret, kibir, övünmek, inkârcıların tecavüzü, münafıkların şerri, fasıkların fitnesi gibi kişileri ve toplumları helâkete sürükleyen başlıca unsurlar olduğu görülecektir. Benzer anlamların hadis-i şeriflerde de olduğuna dair birkaç örnek verelim:

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (asm) şöyle buyurdu: “Biriniz namazda tahiyyâtı bitirdiği zaman, dört şeyden Allah’a sığınarak şöyle desin: ‘Allâhümme innî eûzü bike min azâbi Cehennem ve min azâbi’l-kabr ve min fitneti’l-mahyâ ve’l-memât ve min şerri fitneti’l-mesîhi’d-deccâl’ “Allah’ım, Cehennem azâbından ve kabir azâbından, hayat ve ölüm fitnesinden, deccâlin fitnesine uğramaktan Sana sığınırım.” 17 Başka bir rivayet ise şöyledir: Hz. Aişe’nin (r.anha) haber verdiğine göre, Rasûlullah (asm) namazda şöyle duâ ediyordu:

“Allah’ım! Kabir azabından Sana sığınırım, Mesih deccalin fitnesinden Sana sığınırım. Hayatın ve ölümün fitnelerinden Sana sığınırım. Allah’ım, günah işlemekten ve borçtan Sana sığınırım.”

Resulullah’ın (asm) bir başka duâsı da şöyledir: “Allah’ım, şikak ve nifaktan ve kötü ahlâktan Sana sığınırım.” 18

Tesbihatta, Allah’a sığınılan tehlikelerden biri de kadın fitnesi, kadın şerri, kadın belâsıdır. Nitekim Peygamber Efendimiz (asm) bir hadis-i şeriflerinde “Ben, benden sonra erkekler için kadınlardan daha tehlikeli bir fitne (imtihan sebebi) bırakmadım.” demiştir. 19

e) “Allâhümme ecirnâ ve ecir vâlideynâ ve talebete rasâili’n-nûru’s-sâdıkîyne fi hizmeti’l-Kur’âni ve’l-imân, ve ahbâbene’l-mü’minîne’l-muhlisîyne ve akrıbâenâ ve ecdâdenâ mine’n-nâr.”

[Allah’ım! Bizi, anne-babamızı, Kur’ân ve iman hizmetinde çalışan sadık Risale-i Nur Talebelerini ihlâslı, imanlı dostlarımızı, akrabalarımızı ve ecdadımızı Cehennem ateşinden kurtar.]

Sonra eller yukarı çevrilerek duâya devam edilir:

“Bi afvike yâ mücir bi fadlike yâ gâffâr. Âllâhümme edhılne’l-Cennete mea’l-ebrâr. Âllâhumme edhılne’l-Cennete meâ’l-ebrâr. Allâhumme edhılnâ ve edhı’l-Üstâdenâ Said’ün-Nursî radıyallahu anh ve vâlideynâ ve talebete rasâili’n-nûru ve ıhvânenâ ve ehâvatenâ ve akribâenâ ve ecdâdenâ ve ahbâbene’l-mü’minîne’l-muhlisîyne fi hizmeti’l-imâni ve’l-Kur’ân, el Cennete meâ’l-ebrâr, bi şefaati nebiyyike’l-muhtar ve âlihi’l-athâr ve ashâbihi’l-ahyâr ve sellim mâdâme’l-leylü ve’n-nehâr. Âmin, velhamdü lillâhi Rabbil âlemin.”

[Affınla kabul buyur ey halas eden, kurtaran Mücîr! Fazlınla kabul buyur ey günahları bağışlayan Gaffâr! Allah’ım! Bizleri Ebrar olan iyilerle Cennet’e idhal eyle. Allah’ım! Bizi, Üstadımız Said Nursî’yi (Allah ondan razı olsun) ana - babamızı, sadık Risale-i Nur Talebelerini, erkek ve kadın kardeşlerimizi akrabalarımızı, ecdadımızı, iman ve Kur’ân hizmetinde çalışan ihlâslı, imanlı dostlarımızı, Seçkin Peygamberinin (asm) şefaatî, O’nun (asm) pak, âli ve hayırlı Sahabilerinin hürmetine, iyilerle beraber Cennet’e idhal eyle.]

Tesbihatın bir parçası olan duâlara baktığımızda bunların kişinin istikametine katkı sağlayıp; dikkat ve hassasiyet isteyen bu ahirzamanda onu motive edecek, akıl ve gönül dünyasına canlılık kazandıracak özlü ifadelerden meydana geldiği görülmektedir. Bunun yanı sıra, bu iman ve Kur’ân hizmetini bu zamanda Allah’ın lütfuyla ve izniyle tesis eden Bediüzzaman’a duâ etmekle, bu duânın feyzi gönlünü ve kalbini müferrah kılacak, Bediüzzaman’ın vesilesiyle gelen yüksek irfan ve imanî, Kur’ânî ve nuranî bilgilere bağlılığı da o nispette artacaktır.

f) Ardından bilinen namaz tesbihatıyla devam edilir: “Subhânallâhi ve’l-hâmdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhu ekber, ve lâ hâvle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyü’l-azîym.” denir ve Âyete’l-Kürsî okunduktan sonra tesbih çekilir:

Hadis-i şerifte vardır ki; “Her kim ki farz namazın akabinde Âyetü’l-kürsî’yi okursa bir sonraki namaza kadar Allah’ın korumasında olur.” 20 33 Sübhânallâh, 33 Elhamdulillâh, 33 Âllâhu Ekber. Tesbihlerden sonra: “Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerike leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hâmdü yuhyi ve yumit, ve hüve hayyun lâ yemût, biyedihi’l-hayr ve hüve alâ külli şey’in kadir ve ileyhi’l-masîyr.”

[Allah’tan başka ibadete lâyık hiçbir ilâh yoktur. O birdir; O’nun hiçbir şeriki yoktur. Mülk O’na ait, hamd O’na mahsustur. Hayatı veren de O’dur, ölümü veren de O’dur. O, kendisine asla ölüm ârız olmayan Hayy-ı Ezelîdir. Bütün hayır O’nun elindedir. O her şeye hakkıyla kadirdir. Her şeyin ve herkesin dönüşü de O’nadır.] denir.

Birçok hadis-i şerif kitabında 21 geçen bu tevhid cümlesini Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri Mektubat isimli eserinin yirmi birinci mektubunda şöyle şerh eder: “Sabah ve akşam namazından sonra tekrarı pek çok fazileti bulunan ve bir rivayet-i sahihada İsm-i Âzam mertebesini taşıyan şu cümle-i tevhidiyenin on bir kelimesi var. Her bir kelimesinde, hem birer müjde ve beşaret, hem birer mertebe-i tevhid-i rububiyet, hem bir İsm-i Âzam noktasında bir kibriya-i vahdet ve bir kemâl-i vahdâniyet vardır.”

Ardından namazın duâsı yapılır. Duâdan sonra; Fa’lem ennehu denir ve 33 defa (sabah namazından sonra 100 defa okunabilir) Lâ ilâhe illâllâh okunur. Sonunda Muhammede’r- resûlullâhi sallallâhü teâlâ âleyhi ve sellem denir. “Fa’lem ennehu lâ ilâhe illallah” Muhammed Sûresi 19. âyetin başında gelmektedir ve bir tevhid cümlesidir. Ancak başında “fa’lem ennehu” yani “kesinlikle bil ki” emri vardır. Böylelikle insanlara dinin özü olan tevhid kesin bir ifade ile hatırlatılarak hayatı tevhid ilkesinin gereğine uygun olarak yaşamamız gerektiği telkin edilmektedir.

Daha sonra 10 defa: “Lâ ilâhe illallâhu’l Melikül Hakkul Mübin Muhammedün Rasulullahi Sadikul Va’dil Emin” [Mülk sahibi Melik, hak ve varlığı birliği apaçık Mübin olan Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. Vadinde sadık ve emin olan Muhammed (asm) Allah’ın Rasulüdür.] denir.

Lâ ilâhe illallâhu’l Melikül Hakkul Mübin ifadesiyle ilgili olarak, Peygamber Efendimiz’e (asm), Hz. Cebrail’in şöyle dediği rivayet edilir: “Ey Muhammed, senin ümmetinden kim her gün yüz defa Lâ ilâhe illallâhül melikül hakkul mübîn derse, bu onun için fakirlikten kurtulmaya vesile olur, kabir yalnızlığında kendisine yoldaş olur ve bununla zenginliği celb etmiş yani kendisine çekmiş ve Cennetin de kapısını çalmış olur.” 22 Bu ifadenin yanı sıra “Muhammedün Rasulullahi Sadikul Va’dil Emin” diyerek Allah resulünü övmek ve tenzih etmek duâ ve niyazda bulunmaktır.

—DEVAM EDECEK—

Kaynaklar:

14- Tirmizî, Daavât, 64.

15- Müsned, Ahmed b. Hanbel, c. 4, s. 56; Cemu’l-Fevaid, c. 5, s. 237, h. 9242-43. el-Fethu’l-Kebir, II/357.

16- Süleyman b. el-Eşas es-Sicistânî Ebû Dâvûd (ö. 275/889), Sünenü Ebî Dâvûd, Halîl Me’mûn Şîhâ (Thk.), Dâru’l-Ma‘rife, Beyrût 2001,Edeb, 100.

17- Müslim, Mesâcid 128-134; Ebû Dâvûd, Salât 149, 179; Nesâî, Sehv 64.

18- Ebu Davud, Salat 367, (1546); Nesai, İstiaze 21, (8, 264).

19- Buhârî Nikâh 17; Müslim Zikir 97 98. Ayrıca bk. Tirmizî Edeb 31; İbni Mâce Fiten 31.

20- Süleyman b. Ahmed et-Taberânî, el-Mu’cemu’l-kebir, thk. Hamdi Abdulmecîd (Kahire: Mektebetu İbn Teymîyye, ts.), 3/83.

21- Buharî, Ezân: 155; Teheccüd: 21; Umre: 12; Cihad: 133; Bed’ü’l-Halk: 11; Mağâzî: 29; Daavât: 18, 52; Rikâk: 11; I’tisâm: 3; Müslim, Zikir: 28, 30, 74, 75, 76; Vitir: 24; Cihad: 158; Edeb: 101; Tirmizî, Mevâkıt: 108; Hac: 104; Daavât: 35, 36; Nesâî, Sehiv: 83-86; Menâsik: 163, 170; Îmân: 12; İbni Mâce, Ticârât: 40; Menâsik: 84; Edeb: 58; Duâ: 10, 14, 16; Ebû Dâvud, Menâsik: 56; Dârîmî, Salât: 88, 90; Menâsik: 34; İsti’zân: 53, 57; Muvatta’, Hac: 127, 243; Kur’an: 20, 22; Müsned, 1:47; 2:5; 3:320; 4:4; 5:191; el-Hâkim, el-Müstedrek, 1:538.

22- Zebidi, İthaf, 5/131; Kenzü’l-ummal, no: 5058.

Okunma Sayısı: 3686
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ayhan Aydın

    23.1.2021 23:39:23

    Emeğinize sağlık, tebrikler.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı