"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Levlake” mi, ya da her şey onun için mi yaratıldı? (4)

E. Ömer Ziya
08 Temmuz 2021, Perşembe

İNSANA BEYANIN ÖĞRETİLMESİ NE İÇİNDİR

“Rahmân, Kur´ân´ı (Okumak/Okunan) öğretti. İnsanı yarattı. Ona beyānı (açıklamayı) öğretti.” (55-Rahmān / 1-4)

Beyān etmek, açıklamak için anlamak, anlayabilmek için idrâk etmek, idrâk ve şuur için akıl ile çokça düşünüp tefekkür etmek, kalp ve vicdân ile hissetmek gerekir. Verilen bu paha biçilmez ve hassas cihâzların hepsi büyük Kur’ân olan kâinat kitābında harf harf, satır satır, sayfa sayfa yazılı olan (Kalem/1) örtülü, derin, geniş ve yüksek manaların, öğretilmek istenen hikmetli derslerin okunup anlaşılması içindir.

 Okuyup anlaması istenen varlık yeryüzüne HALİFE sıfat ve ünvanıyla gönderilmiştir. İNSAN, inzal edilmiş kitabın “Yaratan Rabbinin adıyla OKU” (Alak/1) diye başlayan ilk emriyle, yaratılmış kitap olan kâinattan bu okumayı yapacaktır. Omuzuna yüklenen EMANET’e binaen, “abd-i küllî ve vekil-i umumî” vazife, şeref ve haysiyetiyle, üzerinde tasarruf yetkisi ve sorumluluğu verilmiş BÜTÜN VARLIKLAR NAMINA beyan etmek suretiyle yaratılışının en yüksek gayesine erecektir. Bu görev aklın rüşde baliğ olmasından itibaren son nefese kadar hayat boyunca aralıksız olarak sürüp gitmektedir.

Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için elbette ibretler vardır. (3-Ali İmran/190)

Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, Seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler. (3-Ali İmran/191)

“LEVLAKE” Mİ: VARLIK HAZRETİ MUHAMMED (ASM) İÇİN Mİ YARATILDI?

Yukarıda, atıflar yapılan âyetlerde kâinatın insan için yaratıldığı, insanın ise her yanı hikmetle dolu olan âlemleri tefekkür ve tezekkür ile evvelemirde Yaratıcının varlığını ve birliğini idrak ederek sonsuz kudret, ilim, hikmet, san’at vs. anlayıp marifetini kazanması istenmektedir. Cenab-ı Allah, gönderdiği bütün peygamberlere, kendilerine bildirdiği vahiylerle, indirdiği suhuf ve kitaplarla bu hakikati insanlara tebliğ etmelerini buyurmuştur. Bütün peygamberlerin ortak dâvâsı “Allah’ın bir ve tek” olduğudur. Dolayısıyla, Allah’ın, Hz. Adem’den (as) itibaren insan ve cinlere bildirdiği tebliğin özü “TEVHİD” dâvâsı ve hakikatidir.

Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere, “Şüphesiz, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Öyleyse bana ibadet edin” diye vahy etmişizdir. (21-Enbiya / 25)

Sana ancak, senden önceki peygamberlere söylenenler söylenmektedir. … (41-Fussilet / 43)

İşte Cenab-ı Allah, Hazreti Muhammed Mustafa’ya (asm) kadar, belki de kâinatın yaratılış maksadı olan varlık ve birliğinin 124 bin (veya 224 bin) nebi ve resulün dilleriyle, cin ve insanlığa tebliğ ettirilmesi görevini Hazreti Muhammed (asm) ile hitama erdirmiştir. Bütün peygamberlerin iddiaları O’nunla (asm) tasdik ettirilmiş, O’nun (asm) geleceği Tevrat ve İncil’de müjdelenerek bir çok sıfat ve özelliği bildirilmiş, bütün ins-u can asırlarca O’nu (asm) beklemiş, maksad-ı İlâhî O’nunla (asm) tahakkuk etmiştir. İlk insandan itibaren başlayan ve beşeriyete ihsan edilen hidayet nimeti O’nda (asm) kemâle ermiştir.

Hani, Meryem oğlu İsa, “Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah’ın size, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim” demişti. Fakat (İsa) onlara apaçık mu’cizeleri getirince, “Bu, apaçık bir sihirdir” dediler. (61-Saff / 6)

Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (Peygamberi) kendi öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini ziyana sokanlar var ya, işte onlar inanmazlar. (6-En’am / 20)

(Resûlüm!) O, sana Kitab´ı hak ve önceki kitapları tasdik edici olarak tedricen indirmiş; daha önce de, insanlara doğru yolu göstermek üzere Tevrat ile İncil´i indirmişti. Furkan’ı da indirdi. Bilinmeli ki, Allah´ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah, suçlunun hakkından gelen mutlak güç sahibidir. (3-Ali İmran / 4)

Okunma Sayısı: 1077
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Aysuna

    8.7.2021 13:17:01

    O ki o yüzden varız.(SAV)...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı