"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Akademisyen Röportajları - 2

09 Ağustos 2026, Pazar
Üniversite adaylarının tercih listesini hazırlarken dikkat etmesi gereken önemli hususları, üniversite ve bölüm seçerken göz önünde bulundurulması elzem olan noktaları tecrübeli Eğitimci Dr. Mustafa Usta’ya sorduk.

YKS’de doğru tercih, doğru üniversite, doğru meslek

Öğrenci Röportajları - 1

Öğrenci röportajları - 2

Akademisyen Röportajları - 1

Akademisyen Röportajları - 2

Adayların 24 tercih hakkı bulunuyor ve bu listeyi oluştururken kimisi çok hayalperest davranıp açıkta kalıyor, kimisi de gereksiz bir panikle kapasitesinin çok altındaki yerleri yazıyor. Riskleri minimize edip, doğru yere yerleşme olasılığını maksimize edecek mantıklı ve dengeli bir "tercih listesi algoritması" sizce nasıl kurgulanmalıdır? 

- Üniversite tercih döneminde öğrenciler bazen hayalperest bazen de hiçbir yere yerleşememe korkusuna sahip olabiliyorlar. Unutmayalım ki geçen yılın sıralamaları bir veridir. Ancak aynı sıralamanın bu yıl için de bire bir geçerli olduğu anlamına gelmez. Üniversite yerleşiminde birden fazla faktörün etkili olduğunu ve bu faktörlerin her yıl değiştiğini unutmamak gerekir. Bu sebeple mantıklı ve dengeli bir tercih yapmak son derece önemli. Bir strateji yapacak olursak 24 tercihi dört ana bölüme bölebiliriz: hayal, hedef, güvenli, tam güvenli. 

- Dört bölümdeki sıralamalar öğrenciden öğrenciye değişebilir. Yani bazı öğrencilerde ilk 4 tercih hayalî olabilirken bazı öğrencilerde ilk 6 tercih hayalî olabilir. Hayal bölgesi öğrencinin sıralamasından daha düşük olmakla birlikte çok da imkânsız olmayan tercihler olmalı. Hedef bölgesi ise bir önceki yıla göre öğrencinin yerleşmeye yakın olduğu, güvenli kısım ise öğrencinin mevcut sıralamasıyla bir önceki yılın ilgili bölüm ve üniversiteyle uyuştuğu sıralama alanıdır. Burada şunu da not düşelim. Sadece üniversiteye yerleşmek için tercih yapılmamalı. Bu sebeple tam güvenli bölge bu tercihlerden değil hedeflerin bir alt basamağından oluşmalıdır. Yani olur da tam güvenli bölgeden bir bölüm ve üniversiteye yerleşirseniz pişman olmamalısınız. Tercih bu yönüyle içinize sinmelidir. 

Öğrenci adayının, gitmeyi hedeflediği üniversitede hangi etkenler kendi potansiyelini en verimli şekilde ortaya koymasına yardımcı olur? 

- Üniversitede meslekî bir eğitim alındığı unutulmamalıdır. Bu sebeple eğitim öğretim sadece ders sıralarından ibaret değildir. Üniversitenin ilgili bölümünde yapılan projeler, sahadaki iş birliktelikleri ve öğrenciye yansımaları son derece önem taşır. Üniversitenin çevresindeki ekosistemle kurduğu bağ öğrencinin geleceği açısından basamak oluşturur. Erasmus gibi değişim programları, çift ana dal ve yan dal gibi imkanlar da dikkate alınmalıdır. Akran öğrenmesi bir diğer kriterdir. Belki de önemli kriterlerden biridir. Bu sadece meslekî anlamda değerlendirilmemelidir. Üniversite yılları kişilik inşasında da önem arz eder. Üniversiteye gidecek öğrencileri bilmek mümkün değildir. Ancak başarı sıralaması da ölçütlerden biri olarak kabul edilebilir. 

- Bununla birlikte Risale-i Nur okuyucusu öğrencilerin kendi fikrindeki öğrencilerle bir araya gelebileceği zeminin varlığı mutlaka gözetilmelidir. Çünkü Risale-i Nur okuyucuları için üniversite sadece meslek edinme değil ahlak, ilim, dava ve mizaç inşasıdır. Şahs-ı manevi zeminin varlığı ve irtibat bu anlamda gözetilmelidir.

***

Tercih süreci, içinde birbirinden farklı duyguları yaşadığımız psikolojik açıdan da değerlendirilmesi gereken bir süreç. Bu yüzden üniversite adayları için bir dönüm noktası olan bu sürece sağlıklı bir bakış açısıyla bakmak son derece önemli. Uzman Psikolojik Danışman Yılmaz Tokdemir ile tercih sürecinin nasıl ele alınması gerektiğini konuştuk.

1-) Beklediği sonucu alamayan bir öğrencinin yaşadığı hayal kırıklığı ve yetersizlik hissi normal mi? Bu duygular ile nasıl başa çıkılır?

YKS hazırlık süreci uzun bir süreçten oluşuyor. Zaman zaman yorucu, zaman zaman stresli zaman zaman da başarmışlık hissinin yaşandığı bir süreç. Bu süreç boyunca öğrenciler gayretle hazırlık yapıyorlar. Belirli hedefleri oluyor ve bu hedeflere ulaşmak için çalışmalar yapıyorlar. Süreç sonunda sınavdan kimileri istediği sonuca ulaşıyor, hedeflerini gerçekleştirmek için bir seviye atlamış oluyor. Kimi öğrenciler de bazı aksiliklerden dolayı hedeflerine ulaşacak sıralamaya sahip olamıyorlar. 

Bir işi başarmak için gerekli gayreti gösterdiğimizde sonucunda hedefimize  ulaşırsak mutlu oluruz başarmışlık hissi yaşarız. Ancak gerekli gayreti gösterip istediğimiz sonuca ulaşamadığımızda kendimizi yetersiz hissederek hayal kırıklığına uğrayabiliriz. Dolayısıyla bu hislerin oluşması normal. Duygularımız bizimle ve yaşadıklarımızla ilgili bir şeyler anlatırlar. Duygularımızın bize anlattıklarını doğru anlayıp kendi yolumuzda bize yardımcı olacak hale de getirebiliriz yolumuza devam etmemizi engelleyecek bir hal de alabilir. Burada hayal kırıklığı yaşayan öğrencilere tavsiyem öncelikle duygularını yaşayacak alan oluşturmaları ve sonrasında o duygunun anlattığı şeylere odaklanıp yollarına devam etmeleridir. Kendilerini muhasebe edebilirler; hedefime ulaşmak için gerekli gayreti gösterdim mi? Hedefime ulaşmada engel olan şeyler nelerdi? Hedefim gerçekçi bir hedef miydi? gibi sorulara cevap bulduklarında süreçleri daha verimli ilerleyecektir.

2-) Sıralaması hedeflerinin altında kalan gençler bu süreci nasıl yönetmeli?

Bir işe başlarken hedef koymak ciddi manada öneme sahip. Hedefsiz ilerleyen öğrencilerin süreçte onları motive edecek kaynaklar açısından eksikliklerini fark edeceklerdir. Dolayısıyla YKS sürecinde de kendilerine hedef koyduklarında daha başarılı olacakları kesin. 

Hedef koyarken de kendi ilgi, yetenek ve becerileri doğrultusunda gerçekleştirilebilir hedefler koyulması, hedefin ulaşılabilirliği açısından önem taşımaktadır. Öğrencinin gerçekleştiremeyeceği hedefler koyması sürece olan inancını zayıflatacağı için gerçekçi hedefler koyması gerekmektedir. Sıralama hedefi yerine meslek hedefi koymak bu süreçte daha sağlıklıdır. Öğrencinin kendini tanıması açısından yardım alabileceği pek çok uzman bulunmakta. Kendi ilgisi yeteneği göz önünde bulundurularak koyacağı bir hedefle süreci daha sağlıklı yönetecektir. 

Sıralama konusunda hedeflerinin aşağısında kalan bir öğrenci öncelikle gerçekçi bir hedefinin olup olmadığına bakması gerekiyor. Eğer hedefi gerçekçi, ulaşılabilir değilse bu konuda yardım alarak kendisine en uygun bölüm hedefini koymalıdır. Hedefleri gerçekçi, kendi ilgi ve yeteneklerine uygun ancak ulaşamadıysa o zaman hedefine ulaşmada nelerin engel olduğunu tespit edip o engellerin giderilmesi için çalışmalar yapmalıdır. 

3-) Çocuğu beklediği puanı alamayan bir anne-baba, çocuğuna nasıl destek olabilir?

İlk soruda da bahsettiğimiz üzere öğrenci beklediğini alamadıysa hayal kırıklığına uğramakta ve yetersizlik, üzüntü, stres, kaygı gibi duygular yaşamaktadır. Ebeveynlerin sık yaptığı hatalar böyle durumdaki bir genci yargılamak. Zaten baş etmesi güç olan bir durumun içerisinde ebeveynleri tarafından sürekli yargılanan genç kendini daha kötü hissetmekte ve sağlıklı kararlar verememektedir. Bu süreçte ebeveynlerin gencin duygusunu anlayacak şekilde yaklaşım sergilemeleri onun duygusuna alan açmaları gerekmektedir. Duygularının anlaşıldığını hisseden genç olay üzerine daha sağlıklı düşünüp gerekli dersleri çıkararak yoluna devam eder. Aksi halde ebeveyn-çocuk ilişkisi zarar görerek aradaki bağlar zayıflamakta ve huzursuz bir ortam oluşmaktadır.

4-) Tercih dönemi en az sınav kadar stresli geçebiliyor. Öğrenciler “İstediğim bölüm mü, yoksa puanımın yettiği yer mi?” ikileminde kaldıklarında nasıl bir yol izlemeliler?

Meslek seçiminde doğru olan bir öğrencinin kendi ilgi ve yeteneklerine göre yol izlemesidir. Zaten sınava kadar hangi bölümü istediğini bilmeli ve o hedefle sınava girmelidir. Aksi halde “sınava bir girip çıkalım, sonuç ne gelirse ona göre bir şeyler yazarız” gibi bir düşünce biçimi sağlıklı değildir. Meslek seçimi hayatımızda aldığımız önemli kararlardan birisidir. Dolayısıyla “öylesine” yapılan bilinçsiz tercihler kişiyi mutsuz etmeye  adaydır. 

5-) Ailenin hayali ile gencin kendi istekleri uyuşmadığında aile içi sulh nasıl sağlanmalı?

Böyle bir durum olduğunda 2 seçenek karşımıza çıkar. Ya genç kendini tanımıyor ve ne yapıp yapamayacağını bilmeyerek bir bölüm istemekte ya da aile evladının ne yapıp yapamayacağını bilmeden popüler söylemlerle dayatmalarda bulunmaktadır. Bu konuda biz psikolojik danışmanlardan görüş almalarını önemsemekteyim. Bölüm seçimi, içerisinde çok yönlü dinamikleri barındıran bir seçim. Dolayısıyla uzman görüşü alınarak bu konuda yol ilerlemek daha sağlıklı olacaktır. 

6-) "Mezuna kalmak" kararı alan bir öğrenci, kendini psikolojik olarak yeni bir yıla ve aynı maratona nasıl hazırlamalı?

Bu tarz sınavlara hazırlanmak ciddi emek isteyen yorucu bir süreç. Öğrenci kendine ulaşılabilir hedefler koydu ve bu hedeflere bazı durumlardan dolayı ulaşamadıysa mezuna kalma seçeneği devreye giriyor. Yeniden sınava hazırlanmak, o yorucu sürecin içerisine girmek zor gibi görünse de bu süreçte hedeflerinin olması motive edici bir araç haline geliyor. Mezuna kalmayı düşünen bir öğrenci artık bu konuda tecrübeli demek. Ve süreci bir kere yaşamış nerelerde hata yaptı neleri iyi yaptı bunları bilen öğrenci demek. Bunları bilmesi ve gerektiği şekilde uygulaması zaten onu başarıya ulaştıracaktır.

Hayatımızın 25-30 yılında çalışacağımız doğru mesleği seçmede 1 sene daha sınava hazırlanmak bir kayıp ya da geç kalınmışlık gibi görülmemesi gerekiyor.

7-) Son olarak, tercih yapacak öğrencilere ne tavsiye edersiniz?

Kariyer danışmanlığı alanında bireyi çok yönlü şekilde değerlendirmelerde bulunuruz. Bireyin ilgi, yetenek ve becerileri, değerleri, hayat amacı, nelerin mutlu edip nelerin mutlu etmeyeceği gibi pek çok dinamiklerde kendini tanımaları gerekmekte. Kendini tanıyan öğrenci daha bölüm seçimi konusunda daha sağlıklı karar verecektir.

Seçecekleri bölümü bitirip meslek hayatına başlamış kişilere o bölümle alakalı sorular sorabilirler. Böylece mesleğin pratiğinde neler var onu görmüş olurlar. Ve bölümü bitirdiklerinde iş sahibi olabilmeleri için neler yapmaları gerektiğini de öğrenmeleri gerekiyor. Kamu da çalışmak isteyenler için alım sayıları, özel sektöre yönelmek isteyenler için o mesleğin ne kadar aranıp aranmadığı bu konuda bilgi verebilir.

Son olarak sınava girmiş bütün kardeşlerime hatırlatmak isterim ki: sınav puanınız ya da sıralamanız sizin YKS performansınızı ölçen bir araçtır. Hedeflerinizin peşinden gitmek için bir basamaktır. Olaya bu gözle bakıldığında daha sağlıklı kararlar verebilirsiniz.

Bu süreçte olan tüm kardeşlerimin haklarında hayırlısının güzellikle olmasını Allah’tan diliyorum.

Okunma Sayısı: 316
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı