Bildiğiniz gibi, büyük şehirlerde milyonlarca insan yaşar. Bu yüzden çöpler birikir, çöpçüler hem şehri süpürüp temizlerler, hem de evlerde biriken çöpleri kamyonlarla düzenli bir şekilde toplarlar.
Ama bu her zaman böyle gitmez. Bazen işçiler herhangi bir sebepten işi bırakır, buna grev denir. Şehir çöp içinde kalır. Her tarafa pis kokular yayılır. Salgın hastalıklar başlar. Gelin görün ki, milyonlarca yıldan beri işi bırakmadan havayı temizleyen bazı canlılar vardır; bunlara genel olarak “bitki” diyoruz.
İnsanlar fabrika kurar, bacalardan çıkan zehirli duman havayı kirletir. Canlılara zarar verebilecek hale getirir. İşte o zaman bitkiler devreye girerler. Kendilerine verilen görevi hiç aksatmadan yaparlar ve havayı temizlerler. Suyu temizlemek yine bitkilere düşen bir görevdir. İnsanların fabrika artıkları vererek kirlettikleri suyu, bitkiler temiz hale getirirler. Üstelik hiçbir zaman “grev” de yapmazlar. Bir de bazı bitki türleri meyve verir. Hatta, karpuz, ceviz, elma, armut ve limon gibi benzer meyvelerin kabuklarını hatırlayalım. Hangi konserve fabrikası bu kadar güzel, güvenli ve sağlam ambalaj yapabilmektedir? Bitkilerin gövdelerinde koskoca fabrikalar mı gizlidir? Yoksa Allah’ın “Ol” emrine uyup mu yapmaktadırlar?