"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Fakirler hep fakir mi kalsın?

Faruk ÇAKIR
16 Ocak 2026, Cuma
Dünyadaki üretim adaletle paylaşılmış olsa hiç kimsenin aç ve açıkta kalmayacağını herkes biliyor. Ancak bazı insanların ya da ülkelerin doyumsuzluğu, sadece kendilerini düşünmesi başkalarının mağdur olmasına yol açıyor.

Şu da var ki insanlık her geçen gün daha iyiye ulaşmak niyetinde. Bir bakıma üst üste konulan ‘taş’larla medeniyet binası inşa edildi ve ediliyor. İnsanlık daha iyiye, daha güzele kavuşmaya çalışırken nedense bazı ülkeler hep fakir kalmaya mahkum ediliyor. 

Dünya Bankası’nın yayımladığı bir rapora göre, gelişmekte olan ülkelerin dörtte biri, Covid-19 salgını öncesi olan 2019 yılına kıyasla bugün daha yoksul ve fakir durumdaymış. Peki, zengin ülkeler daha zengin olurken, niçin fakirler hep fakir kalıyor ya da bırakılıyor? 

Merkezi Washington’da bulunan Dünya Bankası, özellikle Sahra Altı Afrika’daki birçok düşük gelirli ülkenin, geçen altı yıl içinde ciddi bir ekonomik şok yaşadığını duyurmuş. Raporda, küresel ekonomik büyümenin pandemi sonrası dönemde ‘aşağı vitese geçtiği’, mevcut büyüme hızının ise aşırı yoksulluğu azaltmak ve ihtiyaç duyulan alanlarda istihdam oluşturmak için yetersiz kaldığı belirtilmiş. Aynı raporda gelişmekte olan ve yükselen piyasa ekonomilerinde büyümenin, geçen yılki yüzde 4,2 seviyesinden gelecek yıl yüzde 4’e gerilemesinin beklendiği kaydedilmiş. 

Raporda, kişi başına düşen gelirin hâlâ 2019 seviyesinin altında kaldığı gelişmekte olan ülkelerin önemli bir bölümünün savaşlar ve kıtlıklar yaşadığı, bunun da salgın sonrası toparlanmayı geciktirdiği vurgulanmış. Son dönemdeki büyümenin, önceki ekonomik daralmayı telafi etmeye yetmediği de ifade edilmiş. (tr.euronews.com, 13 Ocak 2026)

Raporla ilgili değerlendirme yapan Dünya Bankası Başekonomisti Indermit Gill, bu tablonun yalnızca talihsizliklerle açıklanamayacağını belirterek, “Gelişmekte olan ülkelerin çok büyük bir kısmında bu sonuçlar, önlenebilir politika hatalarının yansımasıdır” demiş. 

Daha hızlı büyüme isteyen ülkeler için ‘çare’nin büyük ölçüde benzer olduğunu ifade eden Dünya Bankası Başekonomisti Indermit Gill, özel yatırımların ve ticaretin serbestleştirilmesi, kamu harcamalarının kontrol altına alınması, yeni teknolojilere ve eğitime yatırım yapılması çağrısında bulunmuş.

Bu sonuçlar, önlenebilir politika hatalarının yansıması olduğuna göre bu ‘hata’lar niçin engellenemiyor? Kamu harcamalarının kontrol altına alınması ve eğitime yatırım yapılması ise sadece ‘geri kalmış, fakir’ ülkelerin değil her ülkenin vazifesi olmalı değil mi?

Samimi olarak istense ve gereği yapılsa, fakir ülke ve aç, açıkta insan kalır mı?

Okunma Sayısı: 136
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı