"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İki kelime ile anlat

Faruk ÇAKIR
13 Ocak 2026, Salı
Rivayete göre geçmiş yılarda şöyle bir hadise cereyan etmiş: Bir siyasetçi, “Türkiye’nin durumunu tek bir kelime ile özetle derseniz ‘iyi’ derim. İki kelime ile özetlememi isterseniz o zaman da ‘iyi değil’ derim” şeklinde konuşmuş.

Türkiye’nin hal ve gidişi ile ilgili yorumlar da biraz buna benziyor. İdareciler önce ‘iyi’ diyor, sonra ayrıntılı konuştuklarında bilmânâ ‘iyi değil’ tablosu ortaya çıkıyor. 

Meselâ, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, iş insanlarına şöyle seslenmiş: “Kamunun bütçesini iyileştirmesi en çok sizin işinize yarayacak. 2023-2025 ortalamasına bakarsanız, Hazinemiz 100 TL borç öderken 136 TL borç almış. Yani piyasadaki ilâve kaynağı, likiditeyi kendisi almış. 2026’da hedefimiz 100 TL borç ödeyip 100 TL’nin altında borç almak.” (AA, 9 Ocak 2026)

Çok şey söylenebilir, ama şu kadarı yeterli: 100 TL borç ödeyip, 136 TL borç alan bir idare başarılı olabilir mi? Ayrıca 2026 için ilân edilen hedef bizi “Büyük Türkiye”ye ulaştırabilir mi? Ve bütün bu ‘yanlış’ları kim yaptı, niçin yaptı? Bir yandan bunları yapıp vatandaşa da “Dünyada en iyi biziz” diyenlere ne demeli?

Hazine ve Maliye Bakanının da bulunduğu toplantıda konuşan Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Burhan Özdemir’ı tespitleri de “iki kelime ile anlatılınca işlerin kötü olduğunu” gösteriyor. MÜSİAD, reel sektör için 2025 yılının büyük ölçüde “denge yılı” değil, maliyetlerin ve belirsizliğin yönetildiği bir “geçiş yılı” şeklinde olduğunu belirterek, “Ancak şunu hemen özellikle vurgulamak isterim, reel sektör bugün umutsuz değil fakat temkinli” demiş. 

MÜSİAD’ın “2025 Yılı Değerlendirmesi, 2026 Yılı Beklentileri” programında değerlendirmeler yapan Özdemir, şöyle devam etmiş: “Üyelerimizle yaptığımız değerlendirme anketi bize şunu net biçimde gösteriyor, firmalarımızın önemli bir bölümü bu yıl yurt içi satışlarda, ihracatta ve yatırımlarda daralma yaşadı. Bu daralma, zincirleme biçimde istihdamı ve nakit akışını da etkiledi. (...) Üyelerimizin büyük bölümü 2026’ya girerken ‘bekle-gör’ pozisyonunda. Bu bekleyişin sebebi yatırım yapma isteğinin ortadan kalkması değil, finansman maliyetleri, öngörülebilirlik ve iç ve dış talep zayıflığı gibi risklerin aynı anda yönetilmek zorunda olmasıdır. (...) 2026 yılında ekonomiyi en fazla etkileyecek konu olarak finansmana erişim ilk sırada yer alıyor. Bugün reel sektör açısından mesele sadece finansman bulmak değil finansmanın vadesi, maliyeti ve yatırımın nakit akışıyla uyumudur. Bu tablo, finansman kanalının reel sektör nezdinde daraldığını göstermektedir. (...) Sahada şu gerçekliği de görüyoruz, enflasyonla mücadele süreci uzadıkça, finansman maliyeti ve iç talepteki daralma, özellikle KOBİ ölçeğindeki firmalar için daha kırılgan bir yapı oluşturmaktadır. (...) Bir diğer taraftan ise lüks ithal ürün tüketimi de ikiye katlamış durumdadır ki bu da ülkemizdeki sosyoekonomik katmanlar arasındaki makasın daha da açılmakta olduğuna işaret etmektedir. (...) Üyelerimizin reform beklentileri içinde açık ara ilk sırada vergi mevzuatının sadeleştirilmesi yer almaktadır.”

Netice itibarıyla dile getirilen problemler hal ve gidişin iyi olmadığını akla getirmez mi?

Okunma Sayısı: 189
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı