"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şehitlere gözyaşı yeter mi?

Faruk ÇAKIR
06 Mart 2021, Cumartesi
Yine şehit haberleriyle yüreklerimiz dağlandı. Bu defa Bitlis’ten Tatvan’a gitmek üzere olan bir askerî helikopter, kaza-kırıma uğrayıp (inşallah sayı artmaz) 11 askerimizin şehit olduğu ve 2’sinin de yaralandığı haberi duyuruldu. En başta bütün şehitlerimize Allah’dan rahmet diler ve ailelerine de sabırlar temenni ederiz.

Yapılan resmî açıklamada şu bilgiler verilmiş: “İlk bilgilere ve görgü tanıklarının ifadelerine göre kazanın ani değişim gösteren olumsuz hava şartları nedeniyle meydana geldiği değerlendirilmektedir. (...) Bu elim olayın kesin nedeni, ayrıntılı inceleme sonucunda belirlenecektir. İlk andan itibaren gerek arama kurtarma çalışmaları gerekse şehit ve yaralılarımızın tahliyesinde ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından kısa sürede tüm imkânlar seferber edilerek her türlü destek sağlanmıştır. Acımız çok büyük, milletçe derin üzüntü içindeyiz.” (aa, 5 Mart 2021)

Büyük bir kaza ve büyük bir acı. Şehit olanların içinde korgeneral rütbesinde olan asker de var. Böyle günlerde acı paylaşılır ve şehitlere duâ edilir. Milletimiz de bunu yapıyor. Ancak bu ve benzeri kazaları mümkün olduğu kadar azaltmak ve hatta hiç olmaması için elimizden geleni yapabiliyor muyuz? 

Daha önce ülkemizde de başka yerlerde de bu gibi kazalar yaşandı. Hatta bazı ülkelerde kaybolan yolcu uçakları dahi oldu. Hemen her kaza sonrası “bir daha olmaması için tedbirlerin arttırılacağı” da ifade edilir. Tabiî ki adı üstünde, bu bir kaza... Bunları tamamen sona erdirmek mümkün olmayabilir ve olmuyor. Dünyanın her yerinde her türlü araç kazası da yaşanıyor zaten. Bununla birlikte önemli olan maddî tedbirlerin her türlüsünün alınıp alınmadığıdır. Elbette bunu ehil olan uzmanlar ve idareciler bilir. Bu araçların yaşı, teknik kabiliyetleri, bakımları ve benzeri bilgiler uzmanlarda ve idarecilerde olduğuna göre onların daha dikkatli olmasında fayda var. Kaza sonrası çalışmaların çok dikkatli ve çok titizlikle yürütülmesinin icap ettiğini hatırlatmaya dahi ihtiyaç olmasa gerek. Daha önceki kazalardan sonra yapılan çalışmalardan dersler de alınmış olması gerekir.

Daha az canın yanması için kılı kırk yarmak ve ehil olanları dinlemekte fayda var. Milletimiz şehitler için gözyaşını sel eder ve ediyor. Ancak bu durum kazaları azaltmak için bin kat daha fazla çalışmamız icap ettiği gerçeğini değiştirmez. Her türlü bilgi ehil olanlar arasında paylaşılmalı ve çalışmalar şeffaflıkla sürdürülmelidir.

Hiç alınganlığa gerek yok. Dünyadaki ülkeler bu ve benzeri kazalar sonrası nasıl davranıyorsa, nasıl tedbirler alıp benzer kazaları engelliyorsa bizim de yapmamız gereken budur. Hiçbir ihmale imkân tanımayacak şekilde her türlü tedbirleri en başta almak mecburiyetindeyiz. Tedbirden sonra gelen takdire amenna...

Bir defa daha bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet temenni ediyoruz. Amin.

Okunma Sayısı: 1554
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Sezai MUMCU

    6.3.2021 03:53:52

    Deniz üzeri 3000 metre yüksekligindeki DAGLARDA bilhassa KIS AYLARINDA agir hava sartlarinda helikopter ucurulmaz. Burada KOSULLARIN YASASI ucusu YASAKLIYOR. A dan B ye helikopterle ucmak hayat-memat meselesi olsa bile bu RiZK alinamaz. Helikopter MOTORLARI bu yüksek irtifada agir hava sartlarinda sivil veya askerî ne tür nakliye/sevkiyat olursa olsun MÜSAIT DEGILDIR, MOTOR SEKTESI kuvvetle muhtemeldir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı