"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şimdi ne oldu?

Faruk ÇAKIR
19 Ocak 2021, Salı
Türkiye’yi idare edenlerin en iddialı oldukları konu, ekonomi sahasında yapılanlardı.

Onlara göre ‘eski’lerin yüz yılda yapamadıklarını bunlar on yılda yapmıştı. Şu anda da aynı düşüncede olanlar vardır, ama ekseriyet eski iddialarını dillendirmekten vazgeçmiş görünüyor.

Bediüzzaman Hazretleri’nin başka bir konu için ‘dünya ehli’ne seslenirken şöyle der: 

“Ey bedbaht ehl-i dünya! Bütün kuvvetinizle dünyaya çalıştığınız halde, neden dünyanın işini dahi bilmiyorsunuz, divane gibi hükmediyorsunuz?” (Mektubat, On Altıncı Mektubun Zeyli, s. 74) 

Konu ile doğrudan ilgili olmasa da, idarecilere bu şekilde seslenmek yeridir: Bütün kuvvetinizle dünyaya çalıştığınız halde, neden dünyanın işini dahi bilmiyorsunuz?

Ülkemizin çektiği maddî sıkıntıların temelinde ‘üretmeden tüketmek’ alışkanlığı olduğunu ehil olanlar ifade ediyor. 

Elbette ülkemizde de üretim var ve her geçen yıl artıyor, ama bu üretim tüketimimizi karşılamaktan uzak. Ürettiğimizden daha fazla tükettiğimiz için de başka ülkelerden ithalat yoluna gidiyoruz ve neticece “Büyük Türkiye” olma hedefinden uzaklaşılmış oluyor. 

Aksaray Milletvekili Ayhan Erel, şöyle bir tablo çizmiş: “Cari işlemler açığının yaklaşık 50 milyar dolarlara ulaştığı, günümüzde Türkiye’nin üretimden yana büyük sıkıntılar yaşadığı, üretmeden tükettiği, Türkiye’de ekonominin beton ekonomisine teslim edildiği, her geçen gün hayat pahalılığının arttığı bir duruma gelindi. Toplumun her katmanında büyük sıkıntılar var. Bakın benim memleketim Aksaray’dan her son baharda köylerinden İstanbul’da Ankara’da oturan akrabalarına kamyonlarla soğan, patates, bulgur gönderilirdi. Son yıllarda artık bunlar yok. Çünkü köyde artık bunlar  üretilmiyor. Köylü de kendisi artık dışardan alıyor. Her şeyi dışardan alacağız da parayı nerden alacağız. Biz dışarıya ne satıyoruz ki ne alalım.”

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ise farklı bir tablo çizmiş: “1,3 milyon hayvan ithalatından bu sene inşallah 150-200 bine düşeceğiz. (...) Bu sene de sosyal sorumluluk kapsamında, ihtiyacımız olduğu için değil, ama Sırbistan, Bosna gibi bir iki ülkeden ikili anlaşmalar kapsamında yine 2-3 bin ton gelebilir. Onun dışında Türkiye’nin ‘ithal et’ diye bir konusu kalmadı.” (AA, 17 Ocak 2021) Pakdemirli ayrıca, izledikleri politikalarla küçükbaş hayvan varlığında son 2 yılda yüzde 20 artış sağlanarak hayvan sayısının 55,1 milyona çıktığını belirtmiş.

O zaman şunu sormak icap etmez mi: Hayvan varlığı artı ve Türkiye’nin ‘ithal et’ diye bir konusu kalmadıysa, kasaptaki yüksek et fiyatlarını nasıl açıklayacağız? 

Akademisyen, (@sabanciu Finans Kürsü Başkanı) Prof. Dr. Özgür Demirtaş’ın çizdiği tablo da şöyle: “Hayat pahalılığı inanılmaz seviyede. Alım gücü paramparça. Bu günlerin geleceğini yıllar, yıllar öncesinden, ben ve benim gibi insanlar çok söyledi, çok uyardı. Âcil reformlara girişilmesi şart. Sorunların çözülmemesi için sebep yok. Geçinmeye çalışan insanlara sabır dilerim.” (@ProfDemirtas, 16 Ocak 2021)

Vatandaşın çizdiği tablonun neticesi de her halde yapılacak ilk seçimde, sandıklar açıldığında görülecek. Hayırlısı için duâ edelim inşallah.

Okunma Sayısı: 1778
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı