"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Uzun dönemi hesapla

Faruk ÇAKIR
09 Eylül 2019, Pazartesi
Dünya tarihinde olduğu gibi ülkemizin tarihinde de acı olaylar vardır.

6-7 Eylül 1955 günlerinde İstanbul’da yaşanan ve tarihe mal olan hadiseler de bunlar arasında yer alır. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen tam aydınlatılamayan o günkü olayların uzun dönemde Türkiye’ye zarar verdiği ve hatta AB yolunu tıkadığı ifade ediliyor.

Bu tesbiti, Türkiye’de Rumca yayımlanan Apoyevmatini gazetesinin sahibi ve genel yayın yönetmeni Mihail Vasiliadis yapmış. Gazeteci Mihail Vasiliadis, 1955 yılında İstanbul’da yaşanan 6-7 Eylül olaylarının kısa vadede gayrimüslim azınlıklara, uzun vadede ise Türkiye’nin prestijine darbe vurduğuna dikkat çekmiş.

Vasiliadis’in tesbiti şöyle: “Olaylardan kısa vadede zarara uğrayan zümrenin, başta Rumlar olmak üzere gayrimüslim azınlıkların olduğu tartışılamaz. Ülke kamuoyu, sınırlı istisnalar dışında bayram havası içindeydi. Ancak olayların uzun vadede değerlendirilmesi durumunda Türkiye Cumhuriyeti devletinin maddî olarak değilse de manevî açıdan büyük zarara uğradığı kolayca görülür. 6-7 Eylül, ülkenin prestijine darbe vurmuş ve Türkiye’nin Batı’ya entegre olmasını zora sokmuştur.” (DW Türkçe, 6 Eylül 2019)

Azınlıkların dükkânlarının yağmalanması ve mallarına zarar verilmesiyle neticelenen o günkü hadiselerin çıkış sebebi ‘yalan bir haber’e dayandırılmıştır. Bir gazete, M. Kemal’in Selânik’te doğduğu evin bombalandığı yalanını yazmış ve bundan ‘etkilenen’ kalabalıklar da İstanbul’daki Rum azınlık başta olmak üzere gayrimüslimlere ait dükkânları yağmalayıp dükkânları tahrip etmiş. Acaba bu ‘yalan haber’in bu şekilde duyurulması ve kalabalıkların kışkırtılması sıradan bir hadise midir? Ayrıca bu hadisenin ‘Demokrat iktidar’ döneminde meydana gelmiş olması da ayrıca dikkat çekicidir. 

Muhtemelen ‘ifsat şebekeleri’ bu yolla Demokratları zor durumda bırakmak istemiş olabilirler.

O günlerde çekilen fotoğraflara bakıp hadisenin büyüklüğünü kısmen anlamak mümkündür. 6-7 Eylül olayları ‘menfi milliyetçiliğin’ zararlarını bir defa daha göstermiştir. Bu hadiseler aynı zamanda Kur’ân’ın düsturlarından olan “Ve lâ teziru vâziratun vizra uhrâ/ Birinin hatasıyla başkası mesul olmaz” (En’âm Sûresi, 6:164) prensibini unutmuş olmanın bir neticesi değil mi? Selânik’de bir suç işlenmişse İstanbul’da yaşayan bir kişi bundan mesul tutulabilir mi? İşte, Kur’ân ahlâkıyla ahlâklanmamış olmanın kötü bir neticesi daha...

Türkiye’yi idare edenlerin tarihte yaşanan hadiseleri aydınlatma gibi bir sorumluluğu da vardır. Benzer hataların yapılmaması için yaşananların iyi bilinmesi ve tahlil edilmesi şarttır. Aradan bunca yıl geçtiği halde bu hadise tam olarak vuzuha kavuşturulabilmiş değil. O gün, ‘yalan haber’ yayınlayanlar gerekli tepkiyi görmediği için benzer kötü alışkanlıklar başka şekillerde olsa da yine tekrarlanıyor.

Irkçı anlayışla hareket edenlerin millete ne büyük bir kötülük ettiği bugün daha iyi anlaşılıyor. Muhtemelen o gün “Azınlıkları kovduk” diye sevinen ‘ırkçılar’ olmuştur. O gün atılan taş, bugün Türkiye’nin yolunu tıkıyorsa çok iyi düşünmek durumundayız. 

Bu hadise de bir bakıma cehaletin neticesidir. 

Boşuna mı cehalet, ‘en büyük düşman’lar arasında sayılmıştır?

Ne edip edelim, önce cehaleti yenecek şekilde çalışalım, vesselâm.

Okunma Sayısı: 1047
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı