"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gençlik dijitalde yön arıyor

10 Temmuz 2026, Cuma 00:32
TEPAV ve URAD'ın iki araştırması, dijital platformların gençler için kimlik, aidiyet ve rehberlik arayışının mecrası hâline geldiğini ortaya koyuyor. Raporlar, ilmî, imanî ve hürriyetçi bir dijital rehberlik anlayışının önemine dikkat çekiyor.

Yeni Asya Araştırma Merkezi

TEPAV Haziran 2026 bülteninde yer alan iki ayrı çalışma, dijital dünyanın gençler üzerindeki etkisini farklı yönleriyle gündeme taşıyor. “Anarşist Nihilist Gençlik Radikalleşmesi ve Türkiye İçin Çözüm Önerileri” başlıklı rapor, karanlık dijital ağlarda gençler arasında yaygınlaşan şiddet, kaos ve aidiyet krizine dikkat çekerken; “Klavye, Kürsü ve Aidiyet: Türkiye’nin Dijital Selefi Ekosistemi” başlıklı çalışma ise dijital platformlarda dinî otorite, aidiyet ve rehberlik ilişkilerinin nasıl yeniden şekillendiğini ele alıyor.

Kimlik arayan gençlik

Her iki raporun ortak noktası, gençlerin artık sadece fizikî çevrelerinden değil, dijital ağlardan da derinden etkilendiğini göstermesidir. Özellikle yalnızlık, gelecek kaygısı, anlam arayışı ve aidiyet eksikliği yaşayan gençler, çevrimiçi platformlarda kendilerine kimlik, topluluk ve yön arayabiliyor. Bu arayış, sağlıklı rehberlik kanallarıyla buluşmadığında ise radikal, dışlayıcı veya şiddeti yücelten yapılara açık hale gelebiliyor.

Dijital istismar ağı

İlk raporda, neo-Nazizm, kadın düşmanlığı, kült inançlar, komplo teorileri ve internet alt kültürlerinin bazı dijital mecralarda iç içe geçerek yeni bir şiddet ekosistemi oluşturduğu belirtiliyor. Geleneksel radikalleşme biçimlerinden farklı olarak bu yapılarda belirgin bir siyasî hedeften ziyade, kaosun ve yıkımın bizzat amaç haline geldiği vurgulanıyor. Discord, Telegram ve benzeri ağlar üzerinden gelişen bu karanlık ortamlar, gençlerin psikolojik kırılganlıklarını ve aidiyet ihtiyacını istismar edebiliyor.

Sanal cemaatler

İkinci rapor ise meselenin dinî bilgi ve otorite boyutuna işaret ediyor. YouTube merkezli bazı dijital Selefî ağların yalnızca dinî içerik üretmediği; aynı zamanda takipçileriyle yeni bir aidiyet, rehberlik ve otorite ilişkisi kurduğu belirtiliyor. Raporda YouTube’un kimi çevreler açısından bir “sanal medrese”, mesajlaşma grupları ve dijital arşivlerin ise bir “sanal cemaat” vazifesi gördüğü belirtiliyor.

Gençliğin ihtiyacı: Rehberlik

Bu tablo, dijital dünyanın yalnızca teknik bir iletişim alanı olmadığını; aynı zamanda fikirlerin, inançların, kimliklerin ve aidiyetlerin yeniden üretildiği güçlü bir sosyal zemin haline geldiğini ortaya koyuyor. Dolayısıyla gençliği tehdit eden asıl mesele sadece internetin varlığı değil, bu alanda doğru, güvenilir, hürriyetçi ve sahih rehberliğin yeterince güçlü şekilde bulunup bulunmadığıdır. Bugün ailelerin, eğitim kurumlarının, sivil toplumun ve dinî cemaatlerin üzerinde durması gereken temel nokta budur. Gençleri sadece yasaklarla, korkularla veya dışlayıcı bir dille dijital dünyanın zararlarından korumak mümkün değildir. Asıl ihtiyaç; onların sorularını ciddiye alan, yalnızlıklarını gören, gelecek kaygılarını anlayan, akıl ve kalp dengesini birlikte gözeten kuşatıcı bir rehberlik zemini oluşturmaktır.

Radikalleşmenin panzehiri

Yeni Asya’nın yıllardır savunduğu müsbet hareket, hürriyet, meşveret, hukuk ve iman hizmeti anlayışı bu noktada ayrı bir önem taşımaktadır. Çünkü radikalleşmenin panzehiri baskı, öfke ve dışlama değil; tahkikî iman, doğru bilgi, hür düşünce, adalet duygusu ve sağlıklı cemaat aidiyetidir. Gençleri karanlık dijital ağların insafına bırakmamak için dijital dünyada da sahih, şefkatli, ikna edici ve seviyeli bir dil geliştirmek gerekmektedir.

Dijital sahayı ihmal etmeyelim

TEPAV ve URAD’ın raporları, Türkiye için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Gençlik meselesi artık yalnızca okul, aile ve sokak bağlamında değil; ekran, algoritma, çevrimiçi topluluk ve dijital otorite bağlamında da ele alınmalıdır. Çünkü bugün gençlerin zihnini ve kalbini etkileyen kürsülerden biri de dijital platformlardır. Bu sebeple dijital sahayı ihmal etmek, gençliği ihmal etmek anlamına gelir. Karanlık ağların, şiddet kültürünün ve tekfirci-dışlayıcı din anlayışlarının karşısında; imanî, ahlâkî, ilmî ve hürriyetçi bir dijital hizmet dili geliştirmek artık ertelenemez bir vazifedir.

Okunma Sayısı: 216
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı