"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Madem Allah var, her şey var!

Cenk ÇALIK
10 Şubat 2026, Salı
“İhtiyârın cüz’î ise, kendi Mâlikinin irâde-i külliyesine işini bırak. İktidarın küçük ise, Kadîr-i Mutlakın kudretine itimad et. Hayatın az ise, hayat-ı bâkiyeyi düşün. Ömrün kısa ise, ebedî bir ömrün var; merak etme. Fikrin sönük ise, Kur’ân’ın güneşi altına gir. İmanın nuruyla bak ki, yıldız böceği olan fikrin yerine herbir ayet-i Kur’ân, birer yıldız misillü sana ışık verir. Hem hadsiz emellerin, elemlerin varsa, nihayetsiz bir sevap ve hadsiz bir rahmet seni bekliyor. Hem hadsiz arzuların, makàsıdın varsa, onları düşünüp muztarip olma; onlar bu dünyaya sığışmaz, onların yerleri başka diyardır ve onları veren de başkadır.” (Sözler, s. 713-714)

Mefhumlar üzerinden düşünmek

İhtiyâr, iktidar, hayat, fikir, emel kelimeleri mezkûr pasajı anlamak için anahtar hükmünde. Cümleleri tahlil etmeden sadece kelimeler üzerinde düşünmek dahi insanın kendi anlama yolculuğunda ehemmiyetli bir mesafe almasına vesile oluyor. Dikkat edilirse her kelimedeki sınırlarımızın son derece dar olduğu nazara veriliyor. Bu kısıtlı hâl bizi ister istemez daha geniş imkân olup olmadığını düşündürtüyor. Üstad Hazretleri aynı ya da takip eden cümlede teslimiyet, itimad, merak, iman, rahmet gibi mefhumlarla Rabbimizin sıfatlarını tefekkür etmeye davet ediyor.

Nur saçan hakikatler…

Esasen bu davet insanın içini açıyor. Karanlık dünyası bir an da nurlanıyor. İlk baştaki belirsizlik, karamsarlık kısa sürede dağılıyor. Zira sınırlı insan sınırsız Rabbine dayandığında iki cihanı da değişiyor. Yakının uzak, zayıfın kuvvetli, azın çok olması için tek bir emir yetiyor. Bu bilgi ve iman; saadetin ve huzurun kapılarını sonuna kadar açıyor. Modern tabirle bir “farkındalık” oluşturuyor. Günün koşturması içinde yuvarlanan insanın belki de en derin endişelerine çözüm sunuyor. 

Sorular…

Bu hadise karşısında ne yapmalıyım? Hangi yolu tercih etmeliyim? Bu kadar zayıfken bütün bu işlerin üstesinden nasıl gelebilirim? Kısa dünya hayatında en efdal işler nelerdir? Hedeflerim, arzularım, emellerimin nihayet bulmamasının sebebi nedir? Bütün işlerim, gayelerim yarım mı kalacak? En küçük hadise moralimi bozarken ve ömür bu kadar kısayken nasıl mutlu ve huzurlu olabilirim?..

Soruları uzatmak mümkün. Asıl meselemiz bu endişeleri nasıl izale edebileceğimizdir. Çare imanın penceresinden bu noksan gibi görünen imtihan konularımıza doğru pencereden bakabilmekte. Tüm kısıtlı hâller belli bir mesaj için varlar. İnsan daha fazlasını istiyorsa ona layık hâle gelmelidir. Üç kuruş maaş için sabahtan akşama kadar çalışan bir insanın elbette sonsuz, dertsiz, elemsiz, kedersiz bir hayat için gayret sarf etmemesi kâr-ı akıl değildir. Madem iki cihan saadeti istiyoruz, bunun için en doğru ve kâinattaki en yüksek hakikat olan iman yolundan gitmek mecburiyetindeyiz. Bu çağda bu yola tek başına çıkmak zordur. En selâmetli ve kestirme tarik bir şahs-ı manevî içinde omuz omuza hareket etmektir vesselam…

Okunma Sayısı: 184
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı