"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nedir bu demokrasi?

Hüseyin ÇETİNSOY
21 Eylül 2019, Cumartesi
Garip bir ülkede yaşıyoruz. Görünüşte neredeyse herkes demokrat ve demokrasiyi savunuyor. Fakat sıra uygulamaya gelince işler değişiyor. Yan çizmeler başlıyor. Bazıları “küfür rejimi” derken bazıları “milliyetçiliğin raconuna” uyduramıyor. Bazıları “Ankara Kriterleri” kaldırılamaz derken bazıları da “kapitalist düzen” olarak bakıyor.

Peki, nedir bu demokrasi? Hayatımıza ne katıyor ne eksiltiyor? İnsanların bir kısmı hararetle savunurken diğer bir kısmı neden hiç istemiyor?

Diyelim ki bir mahallede oturuyorsunuz. Mahallede ilkelinden modernine kadar birçok evler bulunduğu gibi yine ilkelinden en modernine kadar ahırlar da bulunuyor. Evlerde insanların yaşadığı gibi ahırlarda da hayvanların yaşaması gerekiyor. Normal olan budur.

Fakat bakıyorsunuz ki o ahırlarda insanlar ikamete mecbur edilmiş. Hayvan gibi yaşamaya çalışıyorlar. Hâlbuki o insanların evlerde yaşaması lâzım. Bunun için de bir an önce ahırdan kurtulup en ilkeli de olsa bir eve taşınmaları gerekiyor. 

Siz onları eve çıkarmaya çalışırken ahırda yaşayanlardan bir kısmı “Canım ne gerek var eve taşınmaya; hem ahırımız gayet modern üstelik taşınacağımız ev de harabe görünüyor.” diyebilir mi?

Bediüzzaman Hazretleri Münâzarât isimli eserinde “İşte, meşrûtiyet “Ve işlerde onlarla istişâre et.” (Âl-i İmran Sûresi:159); “Onların aralarındaki işleri istişâre iledir.” (Şûrâ Sûresi: 38) âyet-i kerîmelerinin tecellîsidir ve meşveret-i şer’iyedir. O vücud-u nûrânînin kuvvete bedel, hayatı haktır, kalbi mârifettir, lisânı muhabbettir, aklı kânundur, şahıs değildir. Evet, meşrûtiyet hâkimiyet-i millettir; siz dahi hâkim oldunuz. Umum akvâmın sebeb-i saadetidir; siz de saadete gideceksiniz. Bütün eşvâk ve hissiyât-ı âliyeyi uyandırır; uyku bes, siz de uyanınız. İnsanı hayvanlıktan kurtarır; siz de tam insan olunuz.” demektedir.

Burada ‘İnsanı hayvanlıktan kurtarır; siz de tam insan olunuz’ ifadesi çok ilginçtir. Çünkü sırasıyla meşrûtiyet, cumhuriyet ve demokrasiyi aynı statünün gelişen versiyonları olarak “Adalet, meşveret ve kanunda inhisar-ı kuvvet (kanunların herkese eşit şekilde uygulanıp, kanunsuz hareket edilmemesi) olarak tanımlayan Bediüzzaman Hazretleri bunun dışındaki tek adam ve saltanat yönetimlerini istibdat (zorbalık, baskı, diktatörlük) olarak görmekte ve böyle bir statüsünün de ancak “hayvanlık” olduğunu vurgulamaktadır.

Yani hayvanların ahırda insanların ise evlerde yaşadığını düşünürsek; insanların ahırdan eve taşınması gerektiğini ısrarla ifade etmektedir. İstibdat rejimlerini “ahır” kabul ettiğimizde en modern ahırın en kötü “ev”e denk gelemeyeceği çok açıktır. İnsanca yaşamak isteyen mutlaka evde barınacaktır.

İşte bir “ev” mesabesinde olan ve insanlığın çeşitli mücadelelerden geçerek ulaşabildikleri meşrûtiyet, cumhuriyet ve demokrasiye bir çok İslâm âlimi sahip çıkamazken Bediüzzaman Hazretleri bir asır önceden sahip çıkarak Şeriata uygunluğunu ispat etmiştir. Çünkü Cenab-ı Allah insanın “ev”de barınmasını istemiş ve emretmiş ayrıca elçisiyle de uygulamasını yaptırmıştır. Asr-ı Saadette zirve bir uygulama ile harika bir saray hükmündeki yönetim biçimi; Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü Vesselâmın vefatı ve dört halife devrinden sonra uygulanan saltanat yönetimleriyle adeta evden bozma ahıra döndürülmüştür.

Şimdi bir takım dindarların İslâm ülkelerinin bir kısmındaki “modern ahır” şartlarını kabullenip hayvanlıktan kurtulmak istememeleri ve bir ev mesabesinde olan demokrasiye türlü bahanelerle karşı çıkmaları ne kadar abestir. Önce ahırdan kurtulup eve taşınarak evin müştemilâtını yeniden düzenlemek, süslemek varken ahırda kalmaya devam etmenin ne mantığı vardır.

İşte Bediüzzaman Hazretleri’nin ‘demokrasi’ fetvası bu açıdan çok önemlidir.

Okunma Sayısı: 598
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı