"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İsimsiz kahramanlar

Hüseyin GÜLTEKİN
25 Kasım 2019, Pazartesi
Üstad Bediüzzaman ve beraberindeki saff-ı evvel hizmet erlerinin hemen hepsi üstlendikleri ulvî dâvâlarına âdeta hayatlarını feda ettiler.

Binbir meşakkatlerle, yasakların kol gezdiği o tek parti döneminde iman ve Kur’ân’a hizmet yolunda adeta destanlar yazarak o kudsî emaneti günümüze taşıdılar.

Kimisi çiftçi, kimisi işçi, bazısı marangoz, bazısı çoban hemen hepsi de fakir fukara olan bu bahtiyarların bir tek gayeleri vardı: Risale-i Nur’a dolayısıyla Bediüzzaman’a lâyıkıyla talebe olmak ve bu yolda din-i mübine hizmet etmek. 

Bir çoğunun dünyevî makamları yoktu. Hatta bazılarının diplomaları da yoktu. Ama hemen hepsi de Üstadlarında fani olmuş birer Nur hadimi, birer hizmet erleriydi.

Bakın o ümmilerden birisine Üstad nasıl hitap ediyor: “Ümmî fakat allâmelerin işini gören ve esrar-ı Kur’âniye’ye karşı Isparta’nın intihabına sebep olan, ahiret kardeşim, Adilcevaz’lı Bekir Ağa...”

Okur yazar dahi olmadığı halde Isparta’nın Nurlar’la tanışmasına vesile olan nam-ı diğerle Adilcevaz’lı Kürt Bekir bakın Barla Lâhikası’nda Üstadına yazdığı bir mektupta neler söylüyor: “Efendim, malûmunuz fakir talebeniz ve kardeşiniz cahil olduğum halde güneş misali olan Risale-i bergüzidelerinizden umum Nur Risalelerinizi okutup, dinledim... Baktım ki ruh ve kalbimde bir feyezan coşkunluk var ki beni bilâihtiyar bir vazifeye sevk etmek için hemen ‘haydi haydi’ diye tazyikata başladı.” 

Diğer bir ümmî talebe olan Vezirzâde Mustafa da bakın Üstadına yazdığı bir mektupta neler söylüyor: “Hesapsız hamd şükür olsun Hâlık-ı Mennan Hazretleri’ne ki ben ümmî olduğum halde, hissiyat ve emellerimi şu fani ve afil olan hayat-ı dünyadan tecrit ile Risale-i Nur Talebeleri içine girdim ve hizbül Kur’ân âlimlerine arkadaş oldum. Himmet-i neşriyede ve ilimde onlara yetişemiyorum, fakat inşallah irtibat ve muhabbet ve ihlâsta yetişmeye çalışacağım...” 

Adilcevaz’lı Kürt Bekir’den bahsedip, Malatya’lı Kürt Osman’ı hatırlamamak olur mu? Âmi ve ümmî olmakla beraber Kürt Osman olarak nam yapan bu fedakâr Nur hadimi ağabeymiz de vefatına kadar bütün ömrünü Nur dairesinde ve Yeni Asya camiasında geçirdi.

Yasakların kol gezdiği, tek parti diktatöryasının keyfi ve kanunsuz uygulamalarının hükümferma olduğu o dönemde Osman Amca da her Nur Talebesi gibi artık polis karakollarını, mahkeme koridorlarını mesken edinmişti. Yine bir mahkeme duruşmasında hâkimin; “Hiç düşünmüyor musun, söyle bakalım, şimdi seni içeri attırırsam çocuk çoluğuna kim bakacak!” sözlerine karşı sakin bir ses edasıyla; “Hâkim bey benim hakkımda sen istediğin kararı ver. Çocuk çoluğumun rızkını veren Allah’tır. Bakarsın Cenab-ı Hak sana merhamet verir, gider benim çocuk çoluğuma sen bakarsın” diyerek hâkimi hayrette bıraktı.

Okur yazar olmadığı halde o adeta bir Yeni Asya âşıkı idi. Hemen her gün gazetesini cebine koyar, gazete bürosuna gelir, oradaki herhangi bir kardeşe önemli haberleri ve köşe yazılarını okutturduktan sonra evin yolunu tutardı Osman Amcamız.

Osman Amca’ya bir gün yaşlı hanımı teyzemiz; “Bak efendi, yaşlandın, zaten okur yazar değilsin. Söyle artık bu gazete bize gelmesin” deyince Osman Amca; “Bana bak hanım boşuna yorulma. Ben ölünceye kadar, bu gazete bu eve gelecek” demişti...

Okunma Sayısı: 1170
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Müslüm

    25.11.2019 15:37:17

    öncülerden o saff-ı evvellerden rabbim ebediyen razı olsun. Üstad hazretlerine layık talebe oldular. ozluyorumm böyle mümtaz şahsiyetli yiğitleri. riza-i ilahiden başka gayeleri olmayan. sadakat ve cesaret abidelerini ozluyorum... mazlum ve masum kardeşlerine bir teselli olurlardı.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı