"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Temel Kur’anî Kavramlar: Hidayet

Hüseyin Şahinoğlu
17 Nisan 2021, Cumartesi
TEMEL KUR’ANÎ KAVRAMLAR - Hazırlayan: Hüseyin Şahinoğlu

Sözlükte “doğru yolu göstermek, kılavuzlamak, doğru yola ulaşmak” gibi anlamlara gelen hidayet, terim olarak “Allah’ın insanlara dünya ve ahiret saadetine ulaştıracak yolu göstermesi, insanların da bu yola girmesi” demektir. Dolayısıyla kavramın birisi Allah’a, diğeri kula bakan iki boyutu vardır. Allah’a bakan boyutu ile hidayet, O’nun sorumluluk yüklediği insana; verdiği akıl ve duygular, gönderdiği kitap ve görevlendirdiği peygamberler vasıtasıyla doğru yolu göstermesidir. Kula bakan boyutu bakımından ise hidayet, insanların İlâhî rehberliğe tabi olarak hak yola girmeleri ve hak yoldan yürümeleri mânâsına gelmektedir.

Kur’ân-ı Kerim’de “hdy” kökünden gelen kelimeler isim, fiil gibi çeşitli kalıplarla üç yüzden fazla âyette geçmektedir. Bunların büyük çoğunluğunda hidayet doğrudan Allah’a, bir kısmında da yine onun gönderdiği semavî kitaplara, peygamberlere ve meleklere nispet edilmektedir. Meselâ şu âyette hidayet doğrudan Allah’a nispet edilmektedir: “Allah dilediğini saptırır, dilediğine hidayet verir” (İbrahim 14/4). Başka âyetlerde de Allah’ın “nankörlere, yalancılara, zalimlere, kibirlenenlere hidayet etmeyeceği” (meselâ bk. Bakara 2/264, Enam 6/149) ifade olunarak İlâhî iradenin tecellisinde kula bakan sorumluluklara değinilmektedir. 

Şu âyet de hidayeti Kur’ân’la irtibatlandırmaktadır: “Hiç şüphe yok ki bu Kur’ân insanları hidayete ulaştırır…” (İsra 17/9) 

Hidayetle ilgili âyet-i kerimelere bakıldığında Allah’ın insanlara verdiği akıl, muhakeme gücü, vicdan gibi duygular ile kullarına “yol gösterdiği”, ayrıca inzal ettiği Kur’ân ve “irsal ettiği” Hz. Muhammed’i (asm) “hidayet vesilesi” kıldığı, insanlar fıtrî gerçekliklerine aykırı davranmadığı takdirde -Onun ihsanıyla- kolayca hidayete erişebileceği anlaşılmaktadır. İçinde yaşadığımız ahirzamanda harika bir Kur’ân tefsiri olan Risale-i Nur tam da bunu yaparak günümüz insanını akıl, vicdan, Kur’ân ve sünnetin rehberliğinde hidayet yoluna sevk etmektedir. 

Yazımızı Risale-i Nur’dan şu cümle ile bitirelim: “Hidayette saadet-i dareyn vardır. Hidayetin neticesi, nefs-i hidayettir. Hidayetin semeresi, ayn-ı hidayettir. Zira, hidayet haddizatında büyük bir nimettir ve vicdanî bir lezzettir ve ruhun Cennetidir. Nasıl ki dalâlet ruhun Cehennemidir” 

(İşârâtü’l-i’câz, s. 62)

Okunma Sayısı: 864
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı