28 Şubat sürecinde Kemalist derin güçlerin yönlendirmesiyle 30 Haziran 1997’de ANAP lideri Mesut Yılmaz Başbakanlığında ANAP, Demokratik Sol Partisi ve Demokrat Türkiye Partisi’nin iştirak ettiği ANASOL- D Hükümeti kuruldu. 1
Bu hükümet, darbeci askerlerin kendisine dikte ettikleri 28 Şubat Kararlarını acımasızca bir bir hayata geçirdi. “İrtica ile mücadele” adı altında dinî eğitim veren İHL ve Kur’ân Kurslarının yolunu daralttı, başta Diyanet Teşkilâtı olmak üzere, dinî hizmet yapan cemaatler ve diğer yapıların üzerine şiddetli baskılar kurarak onları bunalttı ve hizmet yapamaz hale getirdi.
Bütün üniversitelerde, devlet ve özel sektör eğitim kurumlarında ve devlet dairelerinde acımasız başörtüsü yasağı getirdi. Bu yasağa uymayanların işlerine son verilerek eğitim hayatları söndürüldü. Nur Talebeleri ve diğer cemaatler tarafından 30, 40 seneden beri yapıla gelen iman ve Kur'ân hizmetlerine büyük darbeler indirildi.
Dönemin TOBB, TESK, TÜRK İŞ, DİSK ve TİSK başkanlarından oluşan ve “sivil İnisiyatif”, “beşli çete” gibi isimlerle anılan sivil toplum kuruluşları, bildiri yayımlayarak 28 darbesine destek verdikleri görüldü.2
Toplumun % 70’ni oluşturan sağ kanadın önemli bir kesimini teşkil eden dindar camia, 28 Şubat darbecilerinin estirdikleri şiddet ve baskı havasından bunalırken –istisnalar hariç- yetkili makamında bulunanlar suskun kaldı. Toplumda İlâhiyat, Hukuk çevrelerinden, şimdiki hâkim siyasîlerin İstanbul Belediye Başkanı olarak bulunduğu o dönemde onlardan, Refah Partisi’nden, dindar ve muhafazakâr olarak bilinen siyasîlerden, yapılan zulümlere herhangi bir itiraz yapılmadı.
Şiddetli zulümler devam ederken 17 Ağustos 1999’da İzmit/ Gölcük merkezli, bütün Marmara Bölgesini içine alan, Ankara’dan İzmir’e kadar geniş bir alanda hissedilen 7.4 şiddetinde büyük bir deprem vuku buldu. Bu depremde resmî kayıtlara göre 17 bin kişi can verdi. 285 bin ev yıkıldı. 600 bin kişi evsiz kaldı.3
Deprem akabinde gazetemizin İmtiyaz Sahibi Mehmet Kulular Ağabey, Üstadın 39. vefat yıldönemi vesilesiyle Ankara Kocatepe Camiinde okunan mevlid sırasında bir basın toplantısı düzenleyerek, depremin 28 Şubat zulümlerinden dolayı “İlahî bir ikaz” olduğunu beyan etti. Onun o beyanatı akşam bütün ulusal TV’lerin ana haber bültenlerinde yer aldı. 4
Onun zulümleri protesto eden farz-ı kifaye manasında bu yiğit ve cesurca çıkışı, toplumun, özellikle dindar camianın gönlüne su serpti.5 Ancak darbecilerin yönlendirmesiyle hareket eden o zamanki yargı, bu sözlerinden dolayı onu 2 yıl bir gün hapis cezasına çarptı. Ağabeyimiz, şerefiyle dokuz ay hapis yatarak gerçekte hak etmediği bu cezayı çekti. Ancak daha sonra bu ceza, AHİM’den geri döndü ve Türkiye’nin ona tazminat ödemesine hükmedildi.6
(Devam edecek)
Dipnotlar:
1- 28 Şubat süreci - wikipedia.org.com.tr
2- 28 Şubatta kapatılan stk’lar. wikipedia.org.com.tr
3- Gölcük depremi - wikipedia.org.com.tr
4- M. Kutlular ve İlahî ikaz beyanatı- wikipedia.org.com.tr.
5- wikipedia.org.com.tr