"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dinî hizmetler niçin etkili olamıyor?

İbrahim ERSOYLU
17 Eylül 2021, Cuma
Devlete ve yönetici siyasîlere tabi ve onların yönlendirmesiyle yapılan dinî hizmetlerin iyi sonuç vermediği, geçmişte ve günümüzde yaşanan tecrübelerle açıkça görülmüştür.

Hür, demokratik ülkelerde dinî yapı ve hizmetler, bağımsız olup devletin müdahalesine açık değildir. Batı ülkelerinde kilise devlet işlerine karışmadığı gibi, devlet de kiliselerin idarelerine ve işleyişlerine, dinî hizmetlerin nasıl ve ne şekilde yapılacağına karışmaz.

Ülkemizde hakikî bir demokrasi, dolayısıyla gerçek bir laiklik olmadığı için dinî yapılar devlet işine karışmazken, hâkim siyasîler onların işleyişine ve hizmetlerine müdahale etmekte, değişik yollarla onları kendi kontrolüne almaya çalışmaktadır.

Bugün ülkemizde seksen bin cami ve yüz elli bin civarında personeli bulunan Diyanet Teşkilâtı vardır. Diyanetin reisi, müftüler ve imamlar seçimle değil, devleti yöneten siyasîler tarafından atanmaktadırlar. Maaşlarını devletten alan, makamlara siyasîler tarafından tayin edilen din görevlileri rahat hareket edememekte, kendilerini devlete ve atayanlara karşı bağımlı olmak durumunda görmektedirler.

Eğer devletin yönlendirmesi doğru olsaydı, adı geçen teşkilâtın günümüzde yaptığı dinî hizmetle toplum, iman ve ahlâk yönünden çok iyi bir seviyede olması gerekirdi. Halbuki toplumda korkutucu bir iman ve ahlâk buhranı yaşanmaktadır.

İslâm tarihinde sahabelerden sonra gelen ve temayüz eden başta dört mezhep imamı ve Buharî, Müslim gibi Hadis otoriteleri olmak üzere İmam-ı Gazali, İmam-ı Rabbanî, Mevlânâ Celâleddin, Abdulkadir Geylanî, Bahaeddin Nakşibend, Üstad Bediüzzaman Said Nursî gibi yıldız âlim ve kutupların, dindar da olsa zamanlarındaki yöneticilerden bağımsız, onlarla çatışmadan halisane başarılı dinî hizmet yaptıkları, maaş dahil devletin maddî yardımını kabul etmedikleri sabit olmuştur.

Ülkemizde Diyanete nispeten hür hareket eden cemaat ve tarikatlar, toplum nezdinde daha etkilidirler. Nitekim onlardan bir kısmı Kur’ân eğitimine, Nur Talebeleri gibi diğer bir kısmı iman takviyesine, tarikatların ise ahlâk ve nefis terbiyesine yönelik başarılı hizmetleri olmasaydı, siyasîlerin yanlış politikalarıyla bunalan toplumda suçlar pıtrak gibi çoğalır, devlet güvenlik güçlerinin baş edemeyeceği sosyal patlamalar ve karışıklıklar yaşanabilirdi.

Günümüzde istisnalar hariç gerek Diyanet Teşkilâtı ve gerekse cemaat ve Tarikatlar devletin ve yönetici siyasîlerin kendilerine müdahalelerinden pek rahatsız olmadıkları anlaşılıyor. Bazıları seçim süreçlerinde hâkim siyasîlere açıktan desteklerini ilân etmektedirler. Bu durum onların toplum nezdindeki tesirlerini zayıflatmakta dolayısıyla yaptıkları hizmetlere zarar vermektedir.

Diyanet, cemaat ve tarikatlar etkili hizmet yapabilmek için siyasetin manyetik alanından bir an evvel çıkmaları, ona mesafeli durmaları gerekmektedir.

Devlet ve siyaset de, elini dinî kurum ve hizmetlerden bir an evvel çekmelidir. Gerçek demokrasi ile idare edilen ülkelerde olduğu gibi Diyanet Teşkilâtı özerkleştirilerek, bağımsız ve hür hizmet yapabilmesinin önünü açmalıdır.

Sonra kanunlara aykırı işler yapmadıkları sürece cemaat ve tarikatlar, fıtrî vazifelerini daha iyi yapabilmeleri için rahat bırakılarak işleyişlerine müdahaleden kaçınılmalıdır. 

Devletin ve milletin menfaati bunu gerektirir.

Okunma Sayısı: 1339
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı