"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Adalet “pardon” kaldırmaz

Kâzım GÜLEÇYÜZ
10 Ocak 2020, Cuma
Türkiye Adalet Akademisinin yeni göreve başlayan hâkim ve savcılara verdiği eğitim programlarıyla ilgili haber ve açıklamalar zaman zaman medyada yer alıyor.

Önceki haberlerde eğitim konularının saz çalmaktan kişisel gelişim programlarına kadar değişik alanları kapsadığını görmüştük.

Ve asıl eğitimin masumiyet karinesi, suç ve cezanın şahsîliği, savunma ve âdil yargılanma hakkı gibi hukukun en temel prensiplerinde yoğunlaşması gereğini belirtmiştik.

Bu eğitim hukuk fakültelerinde verilmiyor mu? Elbette ki veriliyor. Ama ne yazık ki son süreçte en çok ihlâl edilen ilkeler de bunlar.

Bunun sebebi eğitimin yetersizliği mi, Yargıtay Başkanının da ifade ettiği “erdemli hukukçu” vasıflarının eksikliği mi, hâkim ve savcılar üzerindeki derin ve siyasî baskılar mı?

Verilecek cevap maalesef şu: Hepsi...

Akademi Başkanı Muhittin Özdemir’in yeni açıklamalarını kısa yorumlarla aktaralım:

Bakanla birlikte adaylara ”Biz sizden tarafsız, bağımsız, anayasa, kanun çerçevesinde ne yazıyorsa onu uygulayan, hiç kimseden korkmayan hâkim-savcılar olmanızı bekliyoruz” dediklerini belirten Özdemir devamla;

“Hâkim-savcılar görevini en iyi yapmaya çalışan meslek gruplarının başında geliyor. Tarafsızlıklarına, bağımsızlıklarına hepsi çok düşkünler” dedikten sonra “birkaç tane spesifik olay” üzerinden adaletle ilgili algı oluşturmanın doğru olmadığını ve haksızlık olduğunu ifade ediyor. (Hürriyet, 6.1.20)

Biz de soruyoruz: “Spesifik olaylar” birkaç taneden ibaret olsaydı, toplumun yargıya ve adalete güveni bu seviyelere düşer miydi?

Prof. Dr. Mehmet Özcan da şunu ekliyor:

“Değil de velev ki birkaç olsun; ‘birkaç’ ifadesi acaba hangi masumun can, mal, namus veya özgürlüğünün bedeli; biliyor mu?”

“Yanlışlar olabilir, düzeltilebilir” diyen Özdemir, özellikle ceza yargılamalarındaki yanlışların düzeltilip telâfi edilemeyecek sonuçlar doğurabildiğini herhalde bilmiyor olamaz.

Hele tarihe geçen Jan Dark ve Dreyfus olaylarının benzerlerinin tarihte görülmemiş boyutlarda tekrarlandığı son süreçte...

Nitekim Adalet Bakanı Gül’ün son beyanlarındaki bazı ikrarlar, bu tekrarlara ve daha fazla devam etmelerine karşı seslendirilen itirazların örnekleri olarak kayıtlara geçti.

Sonuç: Geciken adalet, adalet değildir.

Okunma Sayısı: 4263
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Kenan

    10.1.2020 23:43:21

    Sayın Kazım Bey ben ihraç bir öğretmen olarak teşekkür ediyorum ... ve ahirette de sizin bu tavrınıza (mazlumun yanında olma ) şahitlik edeceğim...Ama inanın artık dayanacak gücümüz kalmadı... Allah aşkına bu Akp li yetkililerden bir tanesinde vicdan kırıntısı da mı kalmadı.... bu kadar mi sagir ve duyarsız bunlar... inanın o kadar koptum ki kadar tiksindim ki ve igrendim ki bu guruhtan artık camiye bile gitmiyorum... bunlar la aynı anda Allaha secde ederim diye....

  • erhan

    10.1.2020 13:45:01

    insan haksızlıkla uğrarsa derde, Hemen feryat eder, adalet nerde? Hiç kimsenin ahı kalmaz ki yerde, Hak hukuk, adalet alır öc'ümü.

  • Bülent Biçer

    10.1.2020 02:55:31

    Nerdesin Emile Zola...

  • Müslüm

    10.1.2020 01:02:01

    yorum yapmaya bile değmez. çünkü bütün ruhu canımla haykırıyorum A D A L E T Y O KKKK

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı