"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Demokrasi”mizin HDP ikilemi

Kâzım GÜLEÇYÜZ
21 Kasım 2019, Perşembe
Eşbaşkanlarıyla birlikte bazı vekilleri, çok sayıda yerel yöneticisi ve üyesi tutuklu olan HDP’nin siyasî yapı ve işleyişteki çelişkili durumu, aynı zamanda demokrasimizin derin çıkmazlarından birini de temsil ediyor.

Milyonlarca oy alan partinin hem Mecliste grubu var, hem yerel seçimde kazandığı 65 belediye başkanlığı. Ama seçimden bu yana sıklaşan aralarla yapılan kayyım atamaları ile el değiştiren belediyelerin sayısı 24’e ulaştı.

Seçimi anlamsızlaştıran bu durum, içeride yeni siyasî ve toplumsal gerilimleri biriktirirken, başta AB, dış ilişkileri de zora sokuyor.

Tek adam rejimiyle ikame edilen Ankara zihniyeti, bir taraftan HDP’nin varlığına izin vermek suretiyle “Türkiye’de demokrasi var” imajı oluştururken, diğer taraftan bu partiye nefes aldırmayan yoğun baskı politikaları uygulamaya dayalı ikiyüzlü bir strateji takip ediyor.

Eğer bu parti, iddia edildiği gibi, “PKK’nın Meclisteki uzantısı” ise niye varlığına göz yumuyor, seçime girmesine izin veriyorsunuz?

31 Mart’ta seçildikten sonra görevden alınıp yerlerine kayyım atanan ve çoğu tutuklanan belediye başkanlarına yönelik “terör destekçisi” ithamlarının mantığı ve dayanağı ne?

Bu insanlar seçildikten sonra mı “terör destekçisi” haline geldiler ki, bu iddiayla üzerlerine gidiyorsunuz? Yok, seçilmelerinden öncesi için de bu iddia geçerliyse, aday olup seçime katılmalarına niye müsaade ettiniz?

Seçimden sonra yapılan kayyım atamaları, onlara oy veren seçmenlerin de, seçilmesine müsaade edilenlerin de aldatılıp tuzağa düşürüldüğü anlamına gelmez mi? Demokratik hukuk devleti, halkına tuzak kurar mı?

Aslında HDP çizgisine yönelik operasyonlar yeni değil. Bu parti HEP kısaltmalı ilk ismiyle siyaset sahnesine girdikten itibaren hep olageldi. Parti AYM kararıyla defalarca kapatılıp isim değiştirerek devam etti, başkanları, milletvekilleri ve yerel yöneticileri tutuklanıp yıllarca hapis yattı; ama bunlar partinin oy tabanını genişletmekten başka bir sonuç vermedi.

Şimdi yaşananlar da daha önce olanların tekrarı niteliğinde. Bu durum partiye verilen 6 milyona yakın oyu fiilen bloke ederken, demokratik süreç ve katılımı kilitliyor ve tetiklediği gerilimle toplumsal iklimi zehirliyor.

Bu ikilem güvenlikçi ve istismarcı siyasetlerle değil, ancak samimî bir demokratlıkla aşılabilir.

Türkiye’nin ihtiyacı bu.

 

Okunma Sayısı: 2448
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı