"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gayretullah

Kâzım GÜLEÇYÜZ
01 Nisan 2020, Çarşamba
Dört yıldır gündemde olan bir konu: Cezaevlerindeki aşırı doluluk, kapasitenin kat kat üstünde koğuşlara tıkış tıkış doldurulan insanlar, sorumsuz ve keyfî muameleler, ağır ve vahim hak ihlâlleri...

Ancak bu durum ilgili ve yetkili kişi ve makamların da hiç umurunda olmadı, tamamen kontrol altına aldıkları medyanın da. Mecliste duyarlı birkaç milletvekilinin takibi ve kendi imkânları ölçüsünde konuyu gündeme getirme gayretleri de olmasa iş tamamen örtbas edilip geçiştirilecek ve karartılacak.

Oysa demir parmaklıkların gerisinde inanılmaz dramlar yaşanıyor. Kaç kişi tabutta tahliye edildi? Halen son derece ağır hasta olup buna rağmen bırakılmayan kimler var?

Ya hayat basamaklarını tırmanmaya izbe ve soğuk cezaevi koğuşlarında başlamak zorunda bırakılan masum bebeklere ne demeli?

Keza kanunun “Hamile ve yeni doğum yapmış kadınlar tutuklanamaz” hükmüne rağmen, doğumhaneden çıkar çıkmaz derdest edilerek cezaevine götürülen annelere...

Sadece yaşayanların ve yakınlarının bildiği bu acı haller, hedefteki kesim için maalesef “rutin” hale getirildi. En üst perdeden “Acırsak acınacak hale geliriz” söylemleri eşliğinde.

Vaktiyle cüzzamlılara yapılan gayri insanî muamelelerin çok daha ötesine taşınan bu gaddarlık, şimdi kader eliyle davetiye çıkardığı koronavirüs musîbetini de celb etti.

Virüs salgınının cezaevlerine de sıçrama tehlikesinin gündeme gelmesi, bu ihtimalin tahakkuku halinde altından kalkılamayacak çok daha vahim sonuçlar doğuracak ve iktidar bunu gördüğü içindir ki, aylardır beklettiği infaz indirimi meselesini raftan indirip yeniden masaya yatırmak zorunda kaldı. 

Cezaevlerindeki aşırı izdiham ve doluluğun hafifletilmesi için epeyce bir tahliyenin gerçekleştirilmesi artık kaçınılmaz bir zaruret.

İşi insafsız bir rövanşa çevirip terörle hiçbir ilgileri olmadığı halde “terörist” damgası vurarak mahkûm ettirdiği insanları bırakmama inadını sürdüren zihniyet bertaraf edilmeli.

Hedefteki kesimin, halihazırda çoğu dışarıda bulunan üst kademesindekilerin, işin bu noktaya gelmesindeki rolleri ayrı bir konu.

Bunlar elbette ki sorgulanmalı.

Ama bu olup bitenlerde dahli olmayanların maruz bırakıldığı zulümleri hâlâ devam ettirmek gayretullaha dokunur, dokunuyor...

Okunma Sayısı: 10233
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mücahit

    1.4.2020 22:10:24

    Zülmü yapan ve destek veren herkes için kuranı kerimde; gözleri var görmez kulakları var, duymaz diyor. Vicdanlar sukut etmiş hep birlikte zülmü alkışlıyorlar. Firavunlar, Nemrutlar tek kişi değildi onlarında tebaları vardır.

  • Esra Esra

    1.4.2020 19:06:28

    Allah razı olsun sevgili yazar. Sizler gibilere ne çok ihtiyacı var zamanın ve mağdurların... Yeni Asya ailesi, mazlumların dualarındasınız.

  • Sebahattin

    1.4.2020 15:44:06

    Cenab-ı Hak ebediyen Râzı olsun. İnşaallah bu hakperest ve âdilane yazıların ebedi alemde ,mahşerde hem Şefaat-i Peygamberiyeyi hem üstadımızın şefaatini ve hem de Rahman-ı Rahim olan Rabbimiz'in Aff-ı Mağfiretine vesile olsun.

  • Abdulkadir

    1.4.2020 15:25:50

    Evet;artık bu zor günler geride kalmalı.Haksız yere içeri tıkılanlar,çıkarılmalı.Çünkü devletimize yakışan bu değil,haklının hakkını vermek,haksıza da hak ettiği cezayı vermektir.Devlet,milletinin hizmetkârı olmalıdır.Millete hizmet yoksa,o devlet devlet olmaktan çıkar.Kim haksızlığa uğramış ise,onun hakkını,haksızdan almak ve haklıya vermek te devletin görevidir.Hepimiz biriz ve aynı gemideyiz.Saadet ve huzur;ancak ve sadece,doğru ve adil yönetimle ve kimseye en ufak bir haksızlıkta bulunmamakla,mazlûmun hakkını da,zalimden almakla gelir.Af yasasının tekrar gündeme alınması,takdire şayan elbette.İçerdeki mağdur kesimin de artık özgürlüğüne kavuşturulması ve yeni doğan masum bebeklerin de,artık kendi aile ortamında,huzur ve mutlulukla büyümesi,en büyük temennimizdir.Artık bu karanlık günler geride kalsın ve devlet-millet kaynaşması,sonsuza dek devam etsin.

  • Erhan

    1.4.2020 09:39:14

    zalim ve cahil’ olan insan, ekseriyetle imtihanda olduğunu unutuyor. Dünyaya hükmettiğini düşünen insanların gözlerin dahi görmediği bir virüse mağlûp olması Halen uyanışlarına vesile olmuyorsa, Allah onları MÜZİL sıfatı ile ZELİL, KAHHAR sıfatıyla KAHR-ı perişan etsin.

  • Pınar

    1.4.2020 09:31:40

    Daha çok dokunacak ilk dokunuşu değil.. Daha da fazla umumi musibetlere dûçar olucaz anlaşılan.. Haberleri fazla takip etmiyorum ama kalkıp şunu dediler mi acaba? Ya hu bu terörden yargılanacakları salıverirsek bir süreliğine millet ayağa kalkar, bize hesap sorarlar vs? Böyle bir bahaneleri varsa veya yoksa ülke genelinde tarafsız online bir seçim yapılsaydı o sıra görürdük. Ben inanıyorum ki herkes çıksın derdi.. Hem bu vesile ile insanlara içerideki masumları hatırlatmış olurduk, hem halkın vicdanı ne durumda öğrenmiş olurduk hem de beyefendilere sığınacakları bir mazeret bırakmazdık.. Ama tek adam, tek karar. İyi ki ahiret var... Büyük olan bir mahkeme var..

  • Ahmedi hani

    1.4.2020 05:33:46

    Maalesef çok üzülerek takip ediyoruz gayretullahı celbetmek için her yola başvuruyorlar lakin millet faturasını ödüyor

  • Ali Tam

    1.4.2020 01:53:28

    Bu kösede senelerdir adaletsizligin, zulmün karsiligi olarak musibetlerin, afetlerin belalarin bildigimiz veya bilmedigimiz tür ve tarzdamutlaka gelecegini yüzlerce defa yazarimizin yazisina paralel yorum olarak yazdik. Bu kez en safî bir eksikligimize deginecegim Hacca ve Umreye gidiyoruz fakat ITIKAF hem bizim nefsimize zor geliyor hem tam bir rejime itaatkarlik olan Diyanetteki memuriyet anlayisi da kati tavriyla bizi itikaftan uzaklastirdi, en safî ceza umreden gelenleri devlet bir hizmetkar edasiyla iki haftaligina misafir ediyor ve onlar dahi Rablerine ziyadesiyle iltica edecekleri bir ortam buluyorlar. Siyasetcilere buradan yine seslenip sefkatli de olsa tokatlari yemeden gelin yanlis yapiliyo; adaletsizlik zulüm oluyor diyenleri de dinleyin.

  • Emir Demir

    1.4.2020 00:36:41

    Bugünkü karikatürünüz aslında çok güzel bir dua olmuş ama bilerek herşeyi çarpıtan art niyetli insanlar"askeri gönder,esirleri saliver " duasını bilerek yanlış yerlere çekebilirler.benden söylemesi...

  • Hüseyin İlhan

    1.4.2020 00:32:14

    Alil kafa ve onun suç ortağı olmayı dünden kabullanmiş,kalpleri ytaşlaşmış,vicdanalrı marsa kaçmış bu köhne ve menhus zihniyet 28 ŞUBAT zulmünün siysi ortağı olan,ırkçı,ayrımcı ve her attığı adımda haksızlıkları adımlayanı dinler amma sizleri dinlemeye tenezzül etmezler. Vakıa şu ki bunların ALLAH BŞİR dediğinden gayrısına inanmak ne mümkündür.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı