"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hukuksuzluklar makyajla örtülemez

Kâzım GÜLEÇYÜZ
18 Kasım 2020, Çarşamba
AİHM’in verdiği “hak ihlali” kararına rağmen hâlâ içeride tutulmaya devam edilen Osman Kavala için Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Ankara’ya 3 Aralık’a kadar süre vermiş ve Kavala’nın o tarihte de bırakılmaması halinde yaptırım kararlarının geleceği ikazında bulunmuştu.

Buna rağmen epeyce bir süre istifini bozmaz bir tavır takınmış görünen Ankara, belirtilen tarih yaklaşınca birden hareketlendi.

HSK, İstanbul Adalet Komisyonuna yazı yazarak Kavala davasında şimdiye kadarki süreçte verilmiş kararlarda imzası bulunanların isimlerini talep etti.

Sanki bilmiyormuş gibi! Hele derin müdahale, manipülasyon ve yönlendirmelerle yürüyen ve iktidarın bunlara alet olduğu böyle kritik bir davada olup bitenlerin HSK’nın bilgi ve onayı dışında cereyan etmesi mümkün mü? 

O HSK ki, yakın markaja aldığı davalarda “aykırı” bir karar çıkması halinde o kararı alan heyeti jet hızıyla dağıtmasıyla biliniyor.

Gidişat, daha önce Deniz Yücel ve Rahip Brunson davalarında yaşananların, onlara kıyasla çok geç de olsa Kavala için de tekrarlanacağının işaretlerini veriyor.

Bu işin sonunun nasıl bir neticeye bağlanacağını göreceğiz.

Benzer durum Selahattin Demirtaş ve Enis Berberoğlu gibi isimler için de söz konusu.

Bu davaların bir linç mantığıyla bu noktaya getirilmesinde kullanılan iktidar medyasında, “Bu hassas yargılamalar ekonomi ve hukuk güvenliği sahasında yeni bir dönem başladığının kabulü için birer kritere dönüştürüldü, beklentiler doğru yönetilmeli” gibisinden yorumlar çıkmaya başlaması hayli manidar.

Hukuk devletini güçlendirecek yeni adımlar atmaktan dem vurmaya başlayan Cumhurbaşkanının, ekonominin hukukla ilgisini yeni keşfetmişçesine (!!!) o yönde mesajlar vermeye devam ettiği ve Adalet Bakanının da bu manada evvelce defaatle söylediği sözleri yine tekrarladığı bir ortamda görünen o ki, sembolleşen bazı davalar üzerinden “imaj düzeltme” operasyonları yapılacak.

Ama 15-20 Temmuz OHAL süreciyle tek adam rejiminin yargıda meydana getirdiği vahim tahribat ve yol açtığı çok ağır mağduriyetler devam ediyorken, bu operasyonların zevahiri kurtarmaya yönelik rötuş ve makyajlar olmaktan öte bir anlamı olmaz. Samimiyetsiz imaj çalışmaları, hukuksuzlukların dibe vurdurduğu imajı kurtaramaz.

Tek çözüm, hukukun önünü tıkamaktan artık vazgeçilmesi.

Okunma Sayısı: 3811
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Yusuf

    18.11.2020 19:42:47

    Bütün yapılanlar ABD seçim sonuçlarının belli olduğu bir anda meydana geldi, bugünde iktidarın başı bunu ikrar etti. Ancak geçmiş kirleri ve mahkûm oldukları ortakları buna rıza gösterecek mi? Geriye sadece boyası kalıyor.

  • Hüseyin İlhan

    18.11.2020 19:01:04

    Müslüman milletimizi faize mahkum eden,milletin arasına sırf şahsi ikballeri için kardeş kavgası çıkartıp fitne-fesadlık yapan,müslüman şehidi katile satıp,şehidin katillerini ipten kurtaran zebunlar hukuk-hak ve adaletin gereği yapması gerekenlere gelince hele hele dindar olup onlar gibi düşünmeyenelre hainane ve desassane entrikalar,oyunlar,zorluklar çıkartıp 28 Şubata tabiri caiz ise rahmet okutanların ne ekonomi ne yargı nede ülke tarım ve üretimi için ilacı yok.Bunlar ilaç dedikleri dahi bu millete zehir ve ölüm fermanıdır. Rabbi rahimimizden niyazımız odurki bu gerçekleri gören insanımızın sayısı artsın.Niyazımız odurki yapılan haksızlıklara karşı vicdanlar şahlansın.Niyazımız odurki kör taasupla tarafgirlik hastalığından kurtarıp hakikatleri görmeyi ve YAPILAN HAKSIZLIKLAR KARŞISINDA HAK-HUKUK VE ADALETİN TECELLİSİ için müslüman duruşu göstersinler.

  • Mehmet

    18.11.2020 16:48:50

    Hukuksuzlukların önüne geçseler dahi kalbimizde zerre kadar sevgileri kalmamıştır.

  • Demokrat hukukçu

    18.11.2020 12:01:31

    Sn Güleçyüz; adalet için göstermiş olduğunuz çaba ve gayret hakikaten takdire değer. Teşekkür ederiz. Tarafsız ve bağımsız bir hukukçular heyeti tarafından hazırlanacak tam demokrasiye geçiş için gerekli olan reformlar ortaya konmadan ve bunlar meclisten geçirilip samimi olarak uygulanmadan yapılacak her değişiklik yetersiz kalacaktır. Eğer iktidar tam demokrasiye geçmek istiyorsa bunun yolu ve yapılacaklar üç aşağı beş yukarı bellidir. Amasız fakatsız, devletin bekası zart zurt demeden çağdaş batı ülkeleri örnek alınarak başta Anayasadan başlayıp TCK, CMK, TMK, SPK, TGYP, ve ilgili bütün mevzuattaki antidemokratik, gayriadil ve zulüme neden olan maddeler değiştirilmelidir. Hepsinden önemlisi de bakış açısı ve zihniyet değistirilmelidir. Böylece bir reformla birlikte bir zihniyet devrimi ve toplumsal değişim de gerçekleşmiş olur ki Türkiye'mizin ihtiyacı olan şey tam da budur.

  • Alparslan

    18.11.2020 11:09:59

    İmam bildiğini OKUYOR. Cemaat de UYUYOR. Cesaret edipte namazı KİM bozacak?

  • Hüseyin

    18.11.2020 10:58:19

    Kazım kardeş ben bunların samimiyetine inanmıyorum. Sen inaniyormusun?

  • Oğuz Yiğiter

    18.11.2020 10:49:19

    Tek çözüm, demokratik usüllerle bu zihniyetin iktidardan uzaklaştırılması. Ancak bu mekanizmaları harekete geçirecek muhalefet de, sanki topyekun zapturapt altında tutulup, iktidar alternatifi görünmesini engelleyen gizli bir güç var gibi. Allah sonumuzu hayr eylesin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı