"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İlahî ikazlar ard arda, iç içe

Kâzım GÜLEÇYÜZ
15 Mart 2020, Pazar
Gerek ülkemizde, gerek dünyada afet, felâket ve musîbetlerin peş peşe, hatta eşzamanlı olarak iç içe sökün ettiği manidar bir süreçten geçiyoruz.

Yakın dönemde Türkiye’de Elazığ ve Başkale depremlerini, Van’daki çığ facialarını, İdlib’den peş peşe gelen şehit haberlerini ve İstanbul’daki uçak kazasını... yaşadık.

Ardından Çin’de başlayıp bütün dünyayı ve çevremizi sardıktan sonra ülkemize de giren koronavirüs salgınına maruzuz.

Listede geçen yıl meydana gelen orman yangınları ve can kayıplı seller de var.

Keza bu kışın bu havalide yıllardır görülmemiş şekilde karsız ve kurak geçmesi.

Dünyada en çok konuşulan afetlerin başında ise, Avustralya ormanlarının yüzde 20’sini kül eden yangınlar yer alıyor.

Bir başka örnek, ülkemizi de, bölgemizi de, Avrupa’yı da etkileyen göç dalgaları ve bunları tetikleyen çatışmalar, savaşlar.

Ve bu listeye eklenen en son gelişme, Suudi Arabistan’dan yola çıkıp son anda Türkiye’yi teğet geçerek İran’a yöneldiği bildirilen 400 milyarlık çekirge istilâsı.

Bunların her birinin, sebepler âlemine bakan yönüyle, maddî açıdan farklı açıklamaları var elbette. Tabiî afetlerin en baş sebebi, Yaratıcımızın dünyada kurduğu ahenk ve düzenin beşer eliyle bozulmuş olması.

Küresel ısınma, fıtrî iklim şartlarının alabora olması, betonlaşmanın ve ısı yayan şehirleşmelerin kar yağışını engellemesi, göllerin, nehirlerin ve yeraltı su kaynaklarının kurutulması, dere yatakları ve fay hatları üzerindeki yapılaşmalar bunlardan.

Keza iktidar, menfaat ve sömürü amacıyla çıkarılan ve tahrik edilen çatışmalar.

Bunların her biri Allah’ın varlık âlemine koyup insanoğlundan riayet etmesini istediği yaratılış kanunlarının ayrı ayrı ihlali.

Keza yine Rabbimizin elçileriyle gönderdiği mesajlardaki adalet, hakkaniyet ve ahlâk kuralları var ki, onların ihlaliyle ortaya çıkan zulümler ve yol açtıkları mağduriyetler de belâ ve musibetleri davet ediyor.

Bize düşen görev, bunların gerek maddî, gerek manevî sebeplerini doğru teşhis ve analiz edip ibret almak ve ders çıkarmak.

Her birini birer İlâhî uyarı olarak görüp, bu ikazlara davetiye çıkaran günah, hata, kusur ve zulümlerden samimiyetle nedamet etmek ve âcilen arınıp telâfilerine çalışmak. 

Okunma Sayısı: 6748
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir

    15.3.2020 19:45:13

    Zamanında; "Deprem ilahî ikazdır" diyen Kutlular ağabeyi,276 gün hapishanede tahakküm altında bırakan zihniyet,şimdi "virüs te bir İlâhî ikazdır" diyenler karşısında ne yapacak acaba?Bunu hakikaten çok merak ediyorum.İkisi çok farklı şeyler diyenler olabilir.Ama ben;ikisi arasında,pek bir fark olduğunu düşünmüyorum...

  • Yusuf taha

    15.3.2020 17:25:02

    Evet yaşananların hūlasası bu...

  • Feyzullah Ayhan

    15.3.2020 14:13:11

    Ey enesiyle ,kibir ve hodfuruşluğuyla ve servetine ,gücüne,makamına ,saltanatına ,yaptırdığı muhkem saraylara,emaneten sana tevdi edilen selahiyyetine itimad ederek,kainatı hakir görüp yere göğe sığmayan ve hadsiz zulüm irtikab eden, hakikatte ise katrede,zerrede boğulup giden sefil ,bedbaht zalim ruh!Bakınız gözle görülmeyen hurdebini bir memuruni ilahi sadece seni değil senin gibi düşünen zelil firavunların tümünü dize getirdi,haydi bakalım enen ile, hodfuruşlukla ,başkalarını hakir görmekle,neler kazandın?Bütün dünyaya musallat olmuş bir virüsle baş edebilecek misin ey acz-i beşeri?Henüz yol yakınken “'Der tarik-i aczmendî lâzım âmed çâr çiz / Fakr-ı mutlak, acz-i mutlak, şükr-ü mutlak, şevk-i mutlak ey aziz.” diyerek kala-i hasine sığın ve yapmış olduğun hadsiz zulmünden dolayı istiğfar et bel ki Rabbi Raimim mermametiyle muamele eder.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı