"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şahs-ı manevî ile hizmete devam

Kâzım GÜLEÇYÜZ
22 Mayıs 2022, Pazar
Kutlular Ağabeyin 1990’da Kocatepe Camiindeki ilk Bediüzzaman Mevlidi sonrasında Tertip Heyetindeki Yeni Asya mensuplarıyla birlikte 15 gün gözaltında tutulduğu sırada çıkarıldığı MİT sorgusundan aktardığı anekdotlarda çok manidar hususlar var.

Bunlardan biri, cemaatler arası ve cemaat içi ihtilaflar. O konularda çok net ve keskin bir duruş ortaya koymuş Kutlular Ağabey.

“Beni cemaatler aleyhinde konuşturamazsınız. İçimizdeki ihtilâfları çıkaran da sizsiniz. Elinizi çekin, biz onları kendimiz çözeriz.”

Aynı tavrı, 12 Eylül darbesinden sonra İhtilal Konseyinin “Şartlarımıza uyun, beraber çalışalım” teklifiyle kendisine gönderdiği elçilere de gösterip “Süleymancılarla Millî Görüşçülere karşı işbirliği” teklifini kabul etmemiş.

Bunlar, varlığını ve devamını hep farklı şekillerdeki darbe ve müdahalelerle sürdürme derdindeki resmî ideolojinin, kendi açısından tehdit olarak gördüğü kesimleri birbirine düşürme, çatıştırma ve içlerine fitne sokma taktiklerinin örneklerinden bazıları.

Nur hizmetinin tarihine bakınca, bu taktiklerin bilhassa darbe sonrası dönemlerde değişik metodlarla uygulandığını görüyoruz. 

Üstadın vefatından ve 27 Mayıs’tan sonraki ayrılık bunun ilk örneği, ama Zübeyir Ağabeyin dirayetli toparlayıcılığı ile meşvereti sistemleştirip hâkim kılma gayretleri sonucu önemli ölçüde sınırlı ve mevziî kalmış.

Zübeyir Ağabeyin vefatından ve 12 Mart müdahalesinden sonra fitneler farklı şekillerde sürdürülmüş. 12 Eylül’ü takiben tezgâhlanan en büyük  fitne maalesef çok büyük ölçüde menhus maksadına ulaşmış.

Ve sonraki yıllarda gelen artçı fitne dalgalarıyla hizmetlere yeni darbeler vurulmuş.

Bunların 28 Şubat sürecinde devreye sokulan değişik versiyonları ile son olarak 15-20 Temmuz modeli fitnelerin her birinde, ona özel sinsi ve dessasça taktikler uygulanmış.

Şu veya bu şekilde hizmete büyük zarar veren bu fitneleri boşa çıkarmanın formülü ise meşveret ve tesanüd. Şahs-ı manevî kervanı hepsini bu formülle aşarak bertaraf etti ve yine bu esaslara sım sıkı sarılarak yoluna devam ediyor. Tahkik mesleğinin icaplarını harfiyen yerine getirerek, silik sözlere ve karanlık algı operasyonlarına asla itibar etmeden ve müfritane irtibat halinde yürüyerek...

Okunma Sayısı: 2302
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hayati Binler

    23.5.2022 12:22:10

    1. Kulis, gıybet yapmamak. 2. Sadece meşveret zeminlerinde konuşmak. 3. Geçmişe takılı kalmamak. (İstişare zeminlerinde ve ders sonrası muhtelif zamanlarda vaktin çoğunun geçmiş sıkıntılarla boşa heba edilmesi herkesin özellikle de gençlerin soğumasına neden olmakta, hizmete olan şevki son derecede kırmaktadır. İhlas ve kuvvet düsturlarına zıt bir şekilde haklı olduğunu göstermek için, ömür boyu tükürülecek bir tükürüğün bir anda olduğu algısı gibi özellikle yaşlı kişiler aynı şeyleri yüzlerce defa konuşarak cemaati sabote etmektedirler. Bunlara mani olmayıp cevap yetiştirenler de aynı günaha ortak olmaktadır.) Bu üç maddeye uyulursa kimse zarar veremez inşallah.

  • Demokrat hukukçu

    22.5.2022 13:09:04

    Neye ne için inandığını ve yaptığını bilenler asla oyuna gelmezler.Ama ezbere ve taklidi olarak geçici bir his ve hevesle yapanlar gelen kuvvetli rüzgârlar karşısında tutunamazlar. Tevhid inancımızın kaynakları olan Kur’an, sünnet ve tarihî bilgi kaynaklarımızın ışığında bizlere her dönem yol-yordam gösteren önderlerimizin güzel prensiplerine uyduğumuz ve aynı güzellikleri farklı tarzlarda anlatanları da hoş gördüğümüz müddetçe şeytan ve fitne aramıza giremez. İslâm davası bir kutlu süreçtir. Her dönemde değişik liderleri, alimleri olmuştur.Yoktur aslında birbirlerinden farkları,ama üslup ve tarzları farklıdır. Kimi kestirmeden kimi ise dolanarak gezerek gider.Üstad kestirmeden gidenlerden.

  • Necati

    22.5.2022 13:05:50

    Gizli komitelerin en büyük oyunları ve tuzakları müslümanı müslümana kırdırmak, cemaatlar arasında ihtilaf çıkarmaktır. Bu oyunu bozmanın en önemli formülü mesverettir.

  • Şevket Paksoy

    22.5.2022 12:08:35

    Kaleminize yureginize sağlik. Çok guzel bir yazi olmus...

  • Abidin

    22.5.2022 08:34:25

    Her dönemde yazılıp ''ona özel sinsi ve dessasça taktikler''le içi doldurulan ve algı uygulamarıyla saf kitlelere kabul ettirilen bu uygulama, ne yazık ki perdenin arkasını görEmeyenlerce fark edilemiyor! Kaleminize yüreğinize sağlık...

  • Oğuz Yiğiter

    22.5.2022 04:27:01

    Amin, inşaallah...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı