"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Saraydaki yeni birim için sorular

Kâzım GÜLEÇYÜZ
08 Ekim 2020, Perşembe
Bugünün dünyasında bilhassa demokrasi, insan hakları, hak ve özgürlükler, hukuk ve adalet konularının artık ülkelerin iç meselesi olarak görülmekten çıktığı, herkesin malûmu. Bu durum her ülke için olduğu gibi AB adayı Türkiye için de geçerli.

İçeride bu alanlarda yaşanan sorunlar, dışarıda da büyük bir dikkatle takip ediliyor.

AB’nin her yıl yayınladığı ilerleme raporları, bunun en çok bilinen örneklerinden biri.

Keza uluslararası ölçekte faaliyet gösteren İnsan Hakları İzleme, Af, Sınır Tanımayan Gazeteciler gibi sivil kuruluşların raporları da.

Ülkeyi yönetenlere düşen, bu raporlardaki olumsuz tesbit, eleştiri ve uyarılara sinirlenip asabî, fevrî ve ölçüsüz tepkiler göstermek yerine, söz konusu olumsuzluklara yol açan hukuk dışı uygulamaları düzeltmek olmalı.

Ama böyle bir yaklaşım, ancak demokrasiyi hazmetmiş yönetimlerden beklenebilir.

Otoriterliği seçenlerin tutumu, bu tercihlerinin yol açtığı hukuksuzluklar yüzlerine vurulduğu zaman rahatsız olup, demokrasi ve hukuktan daha fazla uzaklaşmak oluyor.

Eleştirileri kendilerine yönelik bir düşmanlık ve komplonun ifadesi olarak görüyorlar. Bunların içeride dile getirilmesini de düşmanla işbirliğinin tezahür ve delili sayıyorlar.

Sarayda tek adam rejiminin propaganda örgütü gibi çalışırken bütün medyayı da buna uydurma gayretini sürdüren birim bünyesinde kurulan yeni oluşum için yapılan açıklamada bunun tekrar açığa vurulduğunu görüyoruz.

Eskinin Özel Harp Dairesini ve MGK bünyesindeki Kriz Merkezi, Toplumla İletişim Başkanlığı gibi yapılanmaları hatırlatan bu birimin “uluslararası alanda Türkiye’ye karşı yürütülen kara propaganda savaşına karşı faaliyet yürütmek için” kurulduğu belirtildikten sonra, söz içteki “işbirlikçiler”e getiriliyor:

“(Stratejik İletişim ve Kriz Yönetimi Daire Başkanlığı) ...İşbirlikçilerin net olarak teşhis edilmesi ve devlet adına, halk adına mücadele edilmesi için kurulmuş bir yapıdır...”

O yapının kurulduğu açıklandığına göre, o zaman şu soruların da cevaplandırılması gerekir: Net olarak kim neye göre nasıl teşhis edilecek? Bu faaliyetin hukukî tarifi, çerçevesi, sınırları neler? Sözü edilen mücadele “önce devlet, peşinden halk adına” kim(ler) tarafından hangi yöntemlerle ve nasıl yapılacak?

Ve bu yapıyı kim nasıl denetleyecek?

Okunma Sayısı: 4436
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hilal

    8.10.2020 13:06:57

    Evet Kazım abi çok haklısınız. Adama " kaşının altında burnun var" diyeni, hemen içeri tıkıyor.

  • Kürşat

    8.10.2020 10:25:31

    Er geç o yapıyı ADALET mekanizması denetleyecek ve HÜKMÜNÜ verecektir. Sadece Sayıştay'ın raporları A dan Z ye yargılanmalarına delil niteliğindedir. Aldıkları tüm tedbirler de YARGILANMA korkusunun bir tecellisidir. KADER den kim kaçıp kurtulmuş ki; fütursuzca suç işleyenler kaçarak kurtulsun. Türk Milletinin bu asırda ki, en büyük saygın medeniyeti, mazlumların ADALET AHLAK ve İLİM duygusu üzerine inşaa edilecektir. Unutmayınız ki; en büyük mazlum Efendimiz ve ashabıydı onların inşaa ettiği büyük medeniyet hala egale edilemedi. İnşaallah Efendimize layık, Necip Milletimizin içinden çıkan bir topluluğa nasip olacaktır. BİİZNİLLAH 🇹🇷 EL HÜKMÜ LİLLAH 🌹

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı