"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İşçi-işveren için ‘Adalet’ kavramı

Kübra ÜNÜVAR
13 Mayıs 2020, Çarşamba
Adalet kavramına işçi-işveren açısından bakıldığında, İslâmî çalışma hayatında, ekonomik bakımdan çalışma ilişkileri hem işverene hem de işçiye yüklenen sorumluluk ile âdil şekilde yapılan bir sözleşme öne sürülerek yapılmaktadır.

“Ey iman sahipleri! Akitlerinize sahip olunuz” (Maide Sûresi 1.) âyetinde sözleşme uygulamasının gerekliliğine işaret etmektedir. Âyette geçen akitler kelimesi ise insanın bütün hayatının manevî ve maddî boyutunu içine alan bir “dürüstlük belgesi” olarak tanımlanabilir. İslâm’ın çalışma ahlâkının temelini, bütün insan faaliyetlerinin kaçınılmaz manevî karakteri ve kişinin, faaliyetlerinden ötürü sadece işe veya işverene karşı değil, işin kendisine karşı da taşıdığı sorumluluk oluşturur. Kısacası bu sorumluluk iş etiği ve meslek etiğine de yön vermektedir.

İslâm ahlâkında bahsettiğimiz 3 prensipten ayrı olarak karşımıza ‘helâl lokma yemek’ tabiri çıkmaktadır. Bu tabir çalışma fikrinin faaliyete geçmesiyle ortaya çıkan kazancı göstermektedir. Yüksek ahlâkî değer olan ‘helâl lokma yemek’ kişinin işini hakkıyla ve süresi içinde yapmasını izah etmektedir. Bahsedilen prensiplerde genelde işçiden, insandan bahsedilse de işverenin de önce Allah’a ve sonra çalıştırdığı, emeğini sarf eden kişiye karşı sorumlulukları vardır. İşveren de aktin öngördüğü kuralları dikkate alıp, uygulamak, kendisi ve kurumu için çalışıp, emek sarf eden fertlere karşı korumacı olup ve en mühimi de ücretlerini herkese adalet kavramı ışığında ödemek zorundadır. “Çalışanın ücretini alnının teri kurumadan ödemelidir.” (İbn Mâce, Ruhun. 4.) hadisinde çalışan-işveren ilişkisinin bütün yönlerini maddî ve manevî olarak ele almıştır. İslâmî bakış açısında her zaman iç içe bulunan ahlâkî, iç dünyaya dönük ve somut olarak da iktisadî temele dayanmaktadır.

Sonuç olarak İslâm ahlâkına göre çalışma hayatında, iktisadî ve ekonomik faaliyetlerde adalet kavramını en doğru şekilde uygulayarak, kişilerin haklarını gözeterek, yapılan akitlere uyarak, ahiret sorumluluğunun her zaman bilincinde olarak yaşandığında hem ahirette kul hakkının hesabını vermekten muaf olacaktır, hem de içinde yaşadığı topluma doğrudan ve dolaylı olarak katkıda bulunmuş olacaktır. “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır” (Hanbel, Müsned, II, 400) hadis-i şerifini kendisine rehber tutan her insan, emek vererek meşrû yollarla elde ettiği kazancının dünyada topluma, ahirette de kendisine fayda vermesi için malını toplum yararına Allah rızası için vakfetmeyi tercih ederek ideal bir toplumun inşasını gerçekleştirmiş olacaktır. Kısaca her ekonomi ve çalışma hayatı İslâm ahlâkıyla ahlâklanmalıdır.

SON

Okunma Sayısı: 449
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı