"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Milyonlarca salâvata vesile olan Hırka-i Şerif ziyaretleri büyük bir coşkuyla yeniden başladı

20 Şubat 2026, Cuma 21:07
Peygamber Efendimiz -Aleyhissalatu Vesselam- Hz. Muhammed'in vasiyetiyle Veysel Karani Hazretleri'ne hediye edilen Kutsal emanetlerden biri olan Hırka-i Şerif, Ramazan ayı dolayısıyla Fatih'teki Hırka-i Şerif Camisi'nde ziyarete açıldı.

Ramazanın ilk cuma günü ziyarete açılması vesilesiyle camide düzenlenen törene, İstanbul Valisi Davut Gül, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan, Veysel Karani'nin 59. kuşaktan torunu Barış Samir ve ailesi ile bazı protokol üyeleri katıldı.

Törende, Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından Bilecik Müftüsü Ahmet Aktürkoğlu tarafından dua okundu.

Daha sonra vatandaşlar Hırka-i Şerif'i ziyaret etmeye başladı.

Aydın'ın Nazilli ilçesinden gelen Ali Eryiğit, Hırka-i Şerif'i ziyaret ettiği için çok mutlu ve huzurlu olduğunu dile getirdi.

Eryiğit, "Duygularımı anlatmam mümkün değil. Çok güzel bir şey. Allah herkese nasip etsin." dedi.

Ömer Faruk Uçar ise Hırka-i Şerif'i görmek için saat 07.30'da evden çıktığını kaydederek, ziyaretten dolayı çok mutlu ve huzurlu hissettiğini anlattı.

Kadir Gecesi'nde saat 03.00'e kadar ziyarete açık

Ramazan ayı boyunca Hırka-i Şerif, hafta içi 10.00 ve 17.00, hafta sonu ise 09.00 ve 17.30 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

16 Mart Kadir Gecesi'nde teravih namazı sonrası ziyaret saat 03.00'e kadar devam edecek ve arife günü ikindi namazı sonrasında duayla sonlanacak.

Engelli, hasta, yaşlı ve hamile ziyaretçiler, sıra beklemeden görevli refakatinde ve asansörü kullanarak ziyaretlerini yapabilecek.

***

Büyük İslam Alimi ve Mütefekkiri Bediüzzaman, Sakal-ı Şerif, Hırka-i Şerif ziyaretleri hakkında ne diyor?

Sakal-ı Şerif ziyareti salâvata vesiledir

Dünyanın ve Türkiye'nin birçok yerinde Sakal-ı Şerif, Hırka-i Şerif, Lihye-i Şerif ziyaretleri büyük bir heyecanla gerçekleştiriliyor.

Bediüzzaman Said Nursi bu ziyaretlerin vesilelik cihetine dikkat çekerek 'Sakal-ı şerif ziyareti salâvata vesiledir' diyerek Peygamber Efendimize (SAV) hürmete ve teveccühe ve salâvata vesile olduğunu vurguluyor.

SAKAL-I ŞERİF VE SALAVAT

Sakal-ı şerif ziyareti salâvata vesiledir

Eğer bir saç hakikî olarak Lihye-i Saadetten olmazsa, madem zâhir hale göre öyle telâkki edilmiş ve o vesilelik vazifesini yapıyor ve hürmete ve teveccühe ve salâvata vesile oluyor; katî senetle o saçın zâtını teşhis ve tayin lâzım değildir.

Bugün Refet Beyin bir mektubunu aldım. Lihye-i Şerife hakkındaki suali münasebetiyle diyorum ki:
Hadisçe sabittir ki, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın lihye-i saadetinden düşen saçların taneleri mahduttur. Otuz kırk tane veya elli altmış tane gibi az bir miktarda iken, binler yerde Lihye-i Saadetin saçları bulunması, beni bir zaman çok düşündürdü. O vakit hatırıma gelmiş ki, Lihye-i Saadet, yalnız Lihye-i Şerifin saçlarından ibaret değil. Belki re's-i mübarekinin tıraş oldukça hiçbir şeyini kaybetmeyen Sahabeler, o nurlu ve mübarek ve daimî yaşayacak saçları muhafaza etmişler. Onlar, binlerdir; şimdiki mevcuda müsâvi gelebilirler.

Yine o vakit hatırıma geldi ki: Acaba her camide bulunan, sened-i sahih ile bu saç Hazret-i Risaletin saçı olduğu sabit midir ki, ona karşı ziyaret makbul olabilsin?

Birden hatıra geldi ki, o saçların ziyareti vesiledir. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâma karşı salâvat getirmeye sebep ve bir hürmet ve muhabbete medardır. Vesilelik ciheti o şeyin zâtına bakmaz, vesilelik cihetine bakar. Onun için, eğer bir saç hakikî olarak Lihye-i Saadetten olmazsa, madem zâhir hale göre öyle telâkki edilmiş ve o vesilelik vazifesini yapıyor ve hürmete ve teveccühe ve salâvata vesile oluyor; katî senetle o saçın zâtını teşhis ve tayin lâzım değildir. Yalnız, aksine katî delil olmasın, yeter. Çünkü telâkkiyât-ı âmme ve kabul-ü ümmet, bir nevi hüccet hükmüne geçer.

Bazı ehl-i takvâ, böyle işlerde, ya takvâ veya ihtiyat veya azîmet noktasında ilişseler de, hususî ilişirler. Bid'a da deseler, bid'a-i hasene nevinde dahildir. Çünkü vesile-i salâvattır.
Refet Bey mektubunda diyor: "Bu mesele ihvanlar beyninde medar-ı münakaşa olmuş." Kardeşlerime tavsiye ediyorum ki, inşikaka ve iftiraka sebebiyet veren münakaşa etmesinler. Yalnız müdavele-i efkâr suretinde, nizâsız mübahaseye alışsınlar.

Lem’alar, On Altıncı Lem’a, Hâtime, s. 272

LÛ­GAT­ÇE:

Lihye-i Saadet: Peygamberimizin (asm) saç ve sakalının taneleri.
re's-i mübarek: mübarek baş.
müsâvi: eşit, denk.
telâkkiyât-ı âmme: umumî anlayış, genel telâkki.
ihvan: kardeşler.
beyn: ara, arası.
inşikak: Parçalanma, kırılma.
müdavele-i efkâr:  Fikir alış-verişi.
nizâ: Çekişme, kavga.
mübahase: sohbet, konuşma.

AA

Okunma Sayısı: 200
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı