"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çanakkale’de II. zafere doğru

M. Latif SALİHOĞLU
30 Nisan 2021, Cuma
GÜNÜN TARİHİ: 30 NİSAN 1915

Çanakkale’de ikinci safha olan kara savaşları, Nisan ayının (1915) sonlarında başladı. İşgal kuvvetlerinin 25 Nisan günü Anzak Koyunda yapmış olduğu çıkarma harekâtının ardından, çatışma gitgide genişledi ve nihayet bütün Gelibolu’ya yayıldı.

Boğazda kazanılan zaferden sonra, Çanakkale’deki kara savaşları da kazanıldı. Lâkin, bu kısım için belirlenmiş bir “zafer günü” yoktur.

Bilinen ve çeşitli etkinliklerle her yıl kutlanan tek zafer günü 18 Mart tarihidir. 

Bu tarihte bölgede dahi olmayan Mustafa Kemal’in deniz muharebeleri kısmına da dahil edilmeye çalışılması, tarihi hakikatlerin çarpıtılmasından başka bir şey değildir.

Sadece bir tek durum tesbiti noktasında bunu ifade etme gereğini duyuyoruz: Evet, gayet net ve açık bir gerçektir ki, zafer tarihi olan 18 Mart günü, Çanakkale Boğaz Zaferinde M. Kemal’in olmadığı, dolayısıyla tarih kayıtları itibariyle de onun bu zaferin kazanılmasına dahil edilemeyeceği bir tarihtir.

Zira, M. Kemal’in bölgeye intikali, zaferden tam tamına beş gün sonra olup, tarih itibariyle 23 Mart 1915’tir. Ne var ki, sırf onu da dahil etmek için, 2015’teki 100. yıl kutlamaları için 24 Nisan gibi bir tarih değişikliği cihetine gidildiğine dair kuvvetli zanlar, tahminler ve kanaatler var. 

Gerçi, yüzde yüz yalan yere evvelki yıllarda da aynı yola tevessül ediliyordu. Fakat, tarihin gerçek akışını bilenlerin nazarında bu durum pek sakil kaçıyordu ve orta yerde kabak gibi sırıtıyordu.

Muhtemelen, bu tarz uydurmasyona daha fazla katlanamadılar ki, yüz yıllık kutlama geleneğinde bir değişiklik yapılarak, zafer programının 36 günlük bir tehirle icra edilmesine karar verilmiş oldu. Her ne ise... 

Şimdi, o günlerde yaşanan gelişmelerin seyrine şöyle kısacık bir nazar gezdirelim.

*

Haftalarca bütün kuvvetiyle yüklendikleri Çanakkale Boğazını geçemeyen müttefik işgal kuvvetleri, bölgeyi yine de terk edip gitmediler. Ege açıklarında bekleyip, yeni bir taarruz plânı yaptılar.

Nihayet, 25 Nisan günü Gelibolu Yarımadasına asker çıkararak kara harekâtını başlatmış oldular.

Gerek deniz ve gerekse kara savaşlarında yurdumuza karşı taarruza geçen düşman birliklerinin başını İngilizler çekiyordu. Bundan dolayı denilebilir ki, Çanakkale Cephesi’ndeki savaş, İngilizler'in Çanakkale'ye gelmesiyle başlar ve yine İngilizler'in Çanakkale'den ayrılmasıyla sona erer.

Gariptir ki, Birinci Dünya Savaşı’nın sona erdiği 1918 yılı Kasım'ında güvenlik maksadıyla Çanakkale Boğazı’nı geçen ve hemen ardından İstanbul Boğazını kontrol altına alan ve bu bahane ile İstanbul'u işgal eden müttefik kuvvetlerin başında yine İngiliz askeri ve donanması bulunuyordu.

*

Bir başka ifade ile söylemek gerekirse, 1915 Mart'ında Çanakkale Boğazı’nı geçemeyen ve geçemeyeceğini anlayan İngiltere liderliğindeki müttefik kuvvetleri, asıl hedefleri olan İstanbul üzerindeki emellerinden vazgeçmediler. Şanslarını bu kez karada denemeye giriştiler. Karaya 70 bin kişilik bir karma (İngiliz, Fransız, Anzak...) askerî kuvvet çıkarttılar.

25 Nisan günü başlayan Gelibolu kara savaşlarında, taraflar arasında bilhassa Nisan’ın son günlerinde çok şiddetli çarpışmalar yaşandı.

Osmanlı tarafı, 18 Mart’ta kazandığı zaferden dolayı yüksek bir moral gücü elde etmişti.

Düşman taarruzu karşısında, Çanakkale'de 5. Ordu teşkil edilmiş ve başına da Alman asıllı general Liman Von Sanders getirilmişti.

Bu "küçücük kara parçası"nda, zaman zaman göğüs göğüse çarpışmalar yaşanıyordu. Taarruzlar, Ağustos ayında had safhaya çıktı. Kasım ayına gelindiğinde ise, düşman taarruzu gevşemeye ve gerilemeye başladı.

1916 yılı Ocak ayında, düşman askerinin hemen tamamı Gelibolu mıntıkasından ayrılarak, mağlûbiyet içinde yurdumuzu terk etti.

Okunma Sayısı: 1084
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı