"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Lozan’ın kardeşi Uşi Antlaşması

M. Latif SALİHOĞLU
18 Ekim 2019, Cuma
GÜNÜN TARİHİ: 18 Ekim 1912

Yakın tarihin önemli kayıtlarından biri de Uşi Antlaşması’dır. 18 Ekim 1912’de nihaî şekli verilen bu antlaşma, Osmanlı hükûmeti ile İtalya Krallığı arasında yapıldı. 

Uşi (Ouchy) kasabası, İsviçre’deki Lozan şehrinin küçük kardeşi sayılır. Birbirine çok yakın mesafede bulunmaktadırlar.

İki ülke temsilcileri arasında gerçekleştirilmiş olan bu antlaşma esnasında, Osmanlı Devleti, Balkanlar’da çok zor bir durumda idi. Bir taraftan, bu coğrafyadaki topraklarını hızla kaybederken, bir taraftan da Trakya bölgesi ve İstanbul’a doğru katar katar göç dalgası geliyordu.

Rumeli’de çekilen bu sıkıntıların baş aktörü Bulgar askerleri ve çetecileri idi. Osmanlı hükümeti, Bulgar işgalcileriyle baş edebilmek için, bir süredir yaşana gelen “İtalyan gailesi”ni sonlandırmak istiyordu. İşte, kısmî başarının sağlandığı Uşi Antlaşması’nı netice veren asıl sebep buydu.

Şimdi, o günlerde yaşanan gelişmeleri biraz daha yakından müşahade edelim.

Uşi Antlaşması’nı imzalayan Osmanlı ve İtalyan hükümetinin temsilcileri.

Balkanlar’da dinmeyen sancılar

Selânik merkezli Hareket Ordusu’nun idareye el koyarak (23 Nisan 1909) Halife Sultan'ı devirmesi ve nâzenin meşrûtiyetin canına okuyarak kaskatı bir diktatörlüğe geçiş yapmasının ardından, başımıza uzun yıllar sürecek türlü belâ ve musîbetler zincirinin halkaları da sökün etmeye başladı.

Söz konusu helâket ve felâket zincirinin ilk halkasını, Eylül 1911'de İtalyan Krallığı ile girişilen Trablusgarp Savaşı (Libya) teşkil etti. Libya'daki kara savaşlarında hayli zorlanan İtalya, güçlü donanmasıyla Ege adalarına yöneldi ve Osmanlı’nın elindeki meşhûr 12 adayı işgal etti.

İtalyan Harbi daha bir senesini doldurmuştu ki, Ekim 1912'de bu kez Balkanlar'da çok daha sancılı yeni bir cephe açıldı: Tamamı krallıkla yönetilen Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ'ın teşkil ettiği Balkan Birliği, 8 Ekim 1912'de Osmanlı Devleti’ne karşı harp ilân etti.

Asker-sivil dahil olmak üzere, bölgedeki Müslüman nüfusa yönelik çok vahşice bir katliâm hareketi başlatıldı.

Bu korkunç zulüm ve baskının şiddetine daha fazla dayanamayan Balkanlar'daki Osmanlı vatandaşları, sağ kurtulabilenler İstanbul'un yolunu tuttu. Yüz binlerce Müslüman nüfus, perişaniyet içinde hicret ederek Anadolu'ya can attı.

* * *

Üç-dört senedir dahilî sıkıntılarla boğuşan Osmanlı Devleti, aynı anda iki cephede birden savaşacak durumda değildi.

Cephelerden birini kapatmak zorundaydı. Öyle de yaptı. Derhal İtalya ile barış görüşmeleri talebinde bulundu.

İki ülke temsilcileri, 15 Ekim 1912 tarihinde İsviçre’nin Lozan kentine yakın Uşi kasabasında biraraya geldi. Üç gün kadar devam eden toplantı, 18 Ekim günü sona erdi. Tarafların imza koyduğu anlaşma maddelerinin hemen tamamı özellikle İtalyanların menfatine uygun şekilde tanzim edildi.

Özetle: Trablusgarp ve Bingazi'ye özerklik tanındı. Ancak, burada Osmanlı hâkimiyeti fiilen sonra ererken, İtalyanların işgaline açık hale geldi. Ege'deki adalar meselesinde ise, bilâhare Osmanlı'ya iade edilmek üzere, bölgenin kontrolü İtalyanlara bırakıldı. Ancak, İtalya burayı Osmanlı'ya iade etme yoluna gitmedi. Tâ II. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar 12 adayı elinde tutan İtalya, savaştan mağlûp çıkması sebebiyle, adaların tamamını Yunanistan'a bırakmayı tercih etti.  

Netice: Her iki cephede de mağlûp düşen Osmanlı Devleti, Afrika ve Balkanlar'daki topraklarının çoğunu kaybetti. Çok daha büyük kayıplar ise, hemen ardından başlayan Birinci Dünya Savaşı’nda yaşandı. Savaştan sonraki antlaşmalardan da milletin ve ordunun başarısı olan haklar ne yazık ki teslim edilmedi, yahut bu haklar alınamadı. Hiç olmazsa Lozan’da geri alınması gereken 12 ada, ne yazık ki Yunanistan’a bırakılmak zorunda kalındı.

Okunma Sayısı: 1590
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı