"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hâkimiyet Selanik Ordusunun eline geçti

M. Latif SALİHOĞLU
23 Nisan 2026, Perşembe
GÜNÜN TARİHİ: 23 Nisan 1909

13 Nisan 1909’da “31 Mart Vakası”nı bahane eden Selanik merkezli derme-çatma bir ordu, tıpkı savaşa gider gibi İstanbul’a doğru yürüyüşe geçti. Resmî ismi “3. Ordu” olan bu askerî birliğe ayrıca “Hareket Ordusu” ismi takıldı.

Siyasetin zehirlemiş olduğu kırk bin civarındaki bu silâhlı birliğin kurmay kademesi, aslında izinsiz bir şekilde harekete geçmişti. Dahası, padişaha rağmen ve kendi başına buyruk şekilde hareket ediyordu.

Bu ise, arka plandaki niyetin hiç de iyi olmadığını gösteriyordu. Nitekim, kısa süre sonra her şey anlaşılır hale gelmeye başladı: Bu İttihatçı ordu, İstanbul’daki merkezî hükümete darbe yapmak, padişahı devirmek, muhalifleri biçmek ve nihayet Osmanlı idaresini ele geçirmek için geliyordu. Darbe için seçtikleri gün son derece manidar: 23 Nisan.

Ne yazık ki, bütün kötü senaryolar tek tek gerçekleştirilmiş oldu: Altı asırdır Osmanlı Hanedanında olan devlet yönetimi, bu tarihten itibaren “Selanik Hanedanı”nın eline geçti. Selanik Hanedanından maksat, üç asra yakındır, askeriye başta olmak üzere devletin hemen her kademesine yerleşmiş olan Dönmeler ve Sabetaist olarak bilinen kimselerdir. 

Şimdi, o zamanki gelişmelere biraz daha yakından bakmaya çalışalım.

«

Evet, 31 Mart Vakası (Milâdî 13 Nisan) bahanesiyle Selanik’ten yola çıkan Hareket Ordusu, 23 Nisan günü Yeşilköy İstasyonu’na vardı. Aynı gün burada toplanan Âyân ve Mebûsan Meclisi (Meclis-i Millî) üyelerine hareketin maksadı hakkında bilgi verildi.

Buna göre, İttihatçıların organize ettiği Hareket Ordusu, gece saatlerinde şehir merkezine girecek, isyanı bastırıp isyancıları tedip edecek, karşı gelenleri öldürmekten çekinmeyecek, sıkıyönetimin ilân edilmesiyle birlikte ordu idareye el koyacak, padişahı tahttan indirip gerekirse onu da sorgulayacak, adı isyana (31 Mart nümâyişine) karışan her kim varsa, tamamı tutuklanıp askerî mahkemeye sevk edilecek ve bunlar en ağır şekilde cezaya çarptırılacak.

«

“31 Mart Gösterisi”ne katılan askerlerin çoğu, Meşrutiyeti korumak için İstanbul’daki kışlalarda tutulan Avcı Taburuna kayıtlıydı. Sokağa dökülen bu askerler, başlarındaki komutanların çoğunu kışlaya hapsederek “Yaşasın Şeriat” nâralarıyla birkaç gün nümayiş yaptılar.

Bunlar sözde Sultan Abdülhamid taraftarları olup şeriatı savunuyorlardı. Ne var ki, sergerde bir şekilde sokaklara dökülüp güya “zındık İttihatçılar”ı avlamaya başladılar. Muhakemesiz oldukları için, yanlışlıkla bazı kimseleri de vurup ilgisiz insanların kanına girdiler.

Bu meyandaki gösteriler ve yer yer kanlı hadiseler yaklaşık on gün kadar devam etti. 

İşte, Selanik ordusunun kurmay heyeti, “İstanbul’da meşrutiyete karşı irticaî ayaklanma var” gerekçesiyle 23 Nisan gecesinden itibaren kıyıma başladı. 

Hareket Ordusu’nun başına son etapta Mahmut Şevket Paşa monte edildi. Bu adam (1960’ın Cemal Agası gibi) bir nevi kuklaydı. Esas işi sevk ve idare eden, tamamı Selanik doğumlu olan beş kişilik “Kurmay Heyeti” idi. 

«

Darbeciler, Sultan Abdülhamid’i devirip Selanik’e gönderdikten sonra, kurmuş oldukları Sıkıyönetim Mahkemesinde (Divan-ı Harb-i Örfî) muhalifteri idamla yargılamaya koyuldular. Darağacı gölgesinde yargılananlardan biri de Bediüzzaman Said Nursî idi. Ondan önce duruşması yapılan 15 maznunun tamamı asıldı. Bediüzzaman beraat etti. Onun savunmaları sayesinde, önceden hazırlanan mahkeme heyetinin eline verilen idamlıklar listesindeki bazı zatlar da ölümün kıyısından döndüler. Ahrar-ı Osmaniye ve İttihad-ı Muhammedî Cemiyetinden elli kadar şahsiyet idam edildi. İdamda kurtulanların çoğu, bilahare Sinop Hapishanesine gönderildi.

Okunma Sayısı: 1735
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah

    23.04.2026 11:24:37

    Yazının son paragrafı bana şunları hatırlattı.Çok ilginçtir; siyasetten en çok zarar gören ahrarlardır.Hakim güçlerin hazmedemediği,çekemediği hep bu ahrar taifesi oluyor.Bu da açıkça gösteriyor ki siyasette doğru giden ahrarlardır.Büyük ihtimalle kendi iktidarlarına, saltanatlarına,menfaatları na mani gördükleri için ahrarlara düşmanlık ediyorlar.Ayni zamanda ah rarlar siyasi oyun,hile ve tuzaklarını deşifre edip,bozdukları için...Eninde so nunda millet bunu anlayacak ve adil bir idare için ahrarları başa geçirecektir. Tarih doğrular ile yanlışları tasfiye ediyor.Gerçek kahramanlar ile sahtekâr ları ayırıyor.Ve birgün bütün gerçekler, bütün açıklığı ile meydana çıkacaktır Zaman ve zemin o noktaya doğru gidi yor.Rahmet-i İlahiyeden bekliyoruz.

  • Arif Altay

    23.04.2026 10:21:34

    Selanik doğumlu olanlardan biri biliyoruz da diğer dördünü açıklayabilir misiniz?

  • S.topuz

    23.04.2026 10:13:22

    "Selanik Hanedanından maksat, üç asra yakındır, askeriye başta olmak üzere devletin hemen her kademesine yerleşmiş olan Dönmeler ve Sabetaist olarak bilinen kimselerdir." "Dönmeler" ve Sebatayistler" le ilgili de bir geniş açıklama bekleriz. ..."Esas işi sevk ve idare eden, tamamı Selanik doğumlu olan beş kişilik “Kurmay Heyeti” idi." Bu "Kurmay Hey'etinin" de kimler olduğunu yazarsanız çok makbule geçer, Vesselâm. 😢🇹🇷😪🙌🌹🤲🌹♥️🌙☝️🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı