"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şahısperestlik, bir hastalıktır

M. Latif SALİHOĞLU
25 Kasım 2025, Salı
Zamanla isim değiştiren psiko-sosyal bazı hastalıklar var. Muhakemat isimli eserin “Unsuru’l-Belâgat” bölümünde bu hastalıkların önemli bir kısmının sıralandığını görüyoruz: Lâfızperestlik, üslûbperestlik, sûretperestlik, hayalperestlik, kafiyeperestlik…

Meselemize ışık tutması açısından, aynı bahiste geçen can alıcı iki cümleyi iktibâsen vererek konuya öyle devam edelim.

Birinci cümle: "Evet. Lâfızperestlik bir hastalıktır; fakat bilinmez ki hastalıktır."

İkinci cümle: "Hattâ, bir nükte-i zarâfet için veya kafiyenin hatırı için, çok edip edepte edepsizlik etmeye şimdiden başlamışlardır."

«

Bu zamanda ciddî tehlike arz eden marazlardan biri de, hiç şüphe yok ki “şahısperestlik” hastalığıdır.

Tehlikenin büyük olmasının en mühim sebebi ise, bunun hastalık olarak bilinmemesi ve kabul edilmemesidir. 

Meselâ, şöyle diyebiliriz: Şahısperestlik bir hastalıktır; fakat, hasta olan kişi bunun farkında değil. Yani, hasta olduğunu bilmiyor ve kabul de etmiyor. 

Bu durumda elden bir şey gelmiyor ve yapacak fazla bir şey kalmıyor.

Bu tür bir hastalıktan kendimizi koruyabilmek için, en güzel davranış biçimi olan Hz. İbrahim’e (as) iktidâen şunu nidâ etmeli: "Lâ-uhibbü’l-âfilîn", yani “Ben kaybolup gidenleri, batıp sönenleri sevmem.” (En’âm: 76)

Bediüzzaman Hazretleri de, Sözler isimli eserinde “İbrahim Aleyhisselâmdan sudûr ile kâinatın zevâl ve ölümünü ilân eden na'y-i ‘Lâ uhibbu’l-âfilîn’ beni ağlattırdı” diyor.

Yani, bütün maddî âlem fâni ve ölümlüdür; bunlara bağlanıp kalınmaz. Bağlı kalıp duran, elbetteki aldanmıştır.

«

Kurân’ın malı ve hakikatli bir tefsiri olması hasebiyle “bu zamanda bir rahmet-i âlem” olan Risâle-i Nur’daki hizmet düstûrları arasında en çok zikredilen, en ziyade nazara verilen hususlardan biri “zamanın şahıs zamanı olmadığı” hakîkatidir. 

Muhtelif risalelerde ve bilhassa lâhikalarda, bu mühim hakikatin sebep ve gerekçeleri üzerinde de duruluyor. Ezcümle: Dava bâki, şahıslar fânidir. Kudsî ve bâki hakikatler, fâni omuzlara bina edilmez. Şahs-ı mânevî metin ve kuvvetlidir; şahıs ise zayıf ve kuvvetsizdir.

Dahası var: Bu zamanda şahıslar çabuk ve kolay bir şekilde çürütülebilir, korkutulabilir, aldatılabilir, yanlış tarafa yönlendirilebilir, vesâire…

«

Risâle-i Nur’daki düstûrlar penceresinden bakarak yaptığımız bazı gözlem ve tesbitler de bize şahısperestliğin bilhassa bu zamanda büyük sakıncalar ihtiva ettiğini bâriz şekilde gösteriyor. Şöyle ki:

Şahısperest olan kimsenin maalesef akıl terazisi arızalanıyor ve muhakematı bozulmaya yüz tutuyor. Aklını başkasının cebine koyduğu için, konuştuğu meseleler hakkında ciddi ve inandırıcı değerlendirmeler yapamıyor: Konuştukça ya saçmalıyor, ya daldan dala atlıyor, ya da hiç ilgisiz konulara girerek bulunduğu ortamdaki sohbetin, muhabbetin ruhunu katlediyor.

Aslında, böyleleri ile ciddi meseleleri konuşmamak, tartışmamak en iyisi. Aksi halde, canınız sıkılır, zamanınız hebâ olur, enerjiniz boşa gider. Zira, muhatabınız hem hasta, hem de hastalığını katiyen kabul etmeyen kronik bir vak’a.

«

Şahısperestlerin akıl sağlığı bozulduğu gibi, çoğu farkında olmadan kalbi ve sair duyguları da fıtrî istikametini kaybediyor. Öyle ki, sözleri gibi davranışları da değişmeye, yani bozulmaya başlıyor. 

Meselâ: Bağlandığı için övdüğü şahsı göklere çıkarıyor. İfrat kaçarak methediyor. İpin ucunu kaçırıyor ve şirazeden çıkıyor. Aynı şekilde, yerdiği rakip kişileri de tefrite düşürek zemmediyor, yani yerin dibine batırırcasına kötülemeye çalışıyor.

Her iki durum da normal değil. Çünkü, övdüğü şahsın bazı kusurları ve yerdiği şahsın bazı iyi tarafları olabilir. Ne var ki, şahısperest hasta, bunların hiçbirini düşünmüyor, görmüyor ve göremiyor.

Okunma Sayısı: 1942
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    27.11.2025 11:37:22

    'Şahısperetlik,neden olur.Birçok derdin ana nedenine baktığımızda 'hakkaniyetli olmamak,adil davranmamak,adalet ile hükmetmemekten,geldiğine yaşayarak şahidim. Bu hal bizim aziz üstadımızın risalei nur hakikatlerini hakiki manada zerrelerimize yerleştiremediğimizi gösteriyor. 'İhtilaf,olmaması ,sosyal hayatta mümkün değil.İhtilaf yok gibi gösterilen birçok küçük-büyük hadiselerde dahi ihtilafların üzerinin örtülmesi ile problem halledilmediği binler delil ile sabit.İman hakikatlerini ,tahkiki imanı elde etmek ve BEDİR KAHRAMANALRI gibi kardeşliği öğrenmek,yaşamak lazım.

  • Mehmet Çaloğlu

    25.11.2025 15:56:44

    Şahısperestlik hastalığının tezahürü Semanur hanımda hemen tecellisini göstermiş. Erdoğan'a yönelik bir yazı olarak algılamamız lazım. 😇😊😁Allah bizi şahıspetestlikten kurtarsın. Amin.

  • İlker Cihan

    25.11.2025 13:49:45

    Merhum Hüsrev abiden beri meydana gelen bütün bölünmeler de, (iyi niyetle de olsa) abartılı şekilde "şahısperest" likten oldu, desem yanlış olurmu.

  • ömer ergün

    25.11.2025 10:10:12

    Bizler şahıslara değil, şahsı maneviye ve eserlere tabiyiz vesselam

  • Abdullah

    25.11.2025 09:32:58

    Çok ciddi bir konu seçilmiş; şahıspe restlik.Bir şahsa bağlanma, bir şahsa tabi olma.Bir şahsın fikir ve düşüncele riyle hareket etme, iradesini adetâ dev reden çıkarma, biat etme.Bu tavır ve davranış siyaset aleminde olduğu.gibi diyanet cenahında da durum aynıdır. Ve şöyle yakın ve uzak tarihe baktığı mız zaman bu şahısperestliğin çok mi sâllerini görürüz.Bin yıldır bu despot şahısların baskıları altında insanlık inim inim inliyor.Feryad-u figan ediyor. Bu ferdiyet zamanı Mevlana Halid-i Bağ dadi Hazretlerinin vefatı ve Bediüzzaman'ın doğumu ile sona ermiştir.Tarikat ta bitmiştir.Hakikat zamanı gelmiştir.Şuralar ve meşveret ler zamanı, Yani şahs-ı manevi zamanı başlamıştır.Artık idareler tüzel kişiliğe dönüşmüştür. Ama ne hikmetse insan lar hâlâ bin yıllık karanlık şahıs hakimi yetini bırakabilmiş değildir.Hâlâ körü körüne şahıslara tabi oluyorlar.Bütün siyasi ve içtima-i sıkıntıların kaynağı işte bu şahısperestlik eğilimi ve hastalığıdır.

  • Semanur Tunoğl

    25.11.2025 07:55:53

    Güzel bir yazı. Güzel tavsiyeler içeriyor. Yazıyı sadece Erdoğana yönelik yazılmış gibi anlamamak lazım. Genel bir yazı gibi okuyup herkes taraf olduğu, takip ettiği şahısları şöyle bir sorgulamalıdır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı