"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Siyaset-hürriyet ve istibdat

M. Ali KAYA
25 Kasım 2025, Salı
İstibdat, hürriyet, hukuk ve adalet gibi kavramlar siyasi kavramlardır.

Sizin hukukla ve adaletle alakanız varsa, baskı görüyorsanız ve hürriyet istiyorsanız siyasetle ilgilenmeniz gerekir. Ben siyasete karışmıyorum ve ilgilenmiyorum dersiniz, ama siyaset sizinle ilgilenir. Size baskı uygular, hürriyetinizi elinizden alır ve size zulmeder. 

Siyaset bununla kalmaz, sizin cebinize müdahale eder, paranızı alır ve sizi fakirleştirir. Farkına varmazsınız. Siyaset sizi aldatır ve demagoji ile bütün bu olumsuzlukları yine size yıkar ve sizi suçlu çıkarır. Sonra sizin hakkınızı en iyi ben savunurum ve sizi ben korurum der yine sizin oyunuzu alır. Bunu defalarca yapar ve siz onun bu başarısına hayran olursunuz ve onu avucunuz patlayana kadar alkışlarsınız. 

İşte siyaset böyle bir şeydir. Bundan dolayı Bediüzzaman Said Nursi hazretleri “Bir millet cehaletle hukukunu bilmezse, ehl-i hamiyeti dahi müstebit eder” buyurur. Hukukun bilinmesi için her şeyden önce hukuksuzluğun bilinmesi gerekir. Bediüzzaman bu sebeple önce “İstibdadın ne olduğunu” ortaya koyar. Çünkü bütün kötülüklerin kaynağı istibdattır. 

««

Bediüzzaman istibdadı şöyle tarif eder: “İstibdat, zulüm ve tahakkümdür; meşrutiyet, adalet ve Şeriattır. Padişah, Peygamberimizin emrine itaat etse ve yoluna gitse halifedir; biz de ona itaat edeceğiz. Yoksa, Peygambere tâbi olmayıp zulüm edenler, padişah da olsalar haydutturlar. Bizim düşmanımız cehalet, zaruret, ihtilâftır. Bu üç düşmana karşı sanat, marifet, ittifak silâhıyla cihad edeceğiz.” (Tarihçe-i Hayat, s. 73.)

Bediüzzaman yine 31 Mart Olayında haksız olarak çıkarıldığı Divan-ı Harb-i Örfî müdafaasında “Milletin efendisi, onlara hizmet edendir” (Deylemî, Firdevs bi-Me’sûri’l-Hitâb, Beyrut-1986, 2: 324.) hadisinin sırrıyla, Şeriat âleme gelmiş; tâ istibdadı ve zalimâne tahakkümü mahvetsin” (Tarihçe-i Hayat, 74.) demektedir. Mebusana hitabında da şöyle der: “Eğer Şeriat tecessüm ve temessül etse idi, istibdadı şeytan gibi tel’in edecekti. Şeriatı bertaraf bırakmayınız; tâ istibdat pis eliyle vücudunu lekedar etmesin” (ESDE, Makalat, Mebusana Hitap, s.33.) 

Bediüzzaman burada İstibdadın şeriatı kullanarak din adına baskı kurarak kendi baskıcı yönetimini devam ettirebileceğini söylüyor. Bediüzzaman bu sebeple der ki: “Din dahilde menfi tarzda istimal edilmez. Otuz sene halife olan bir zat, menfî siyâset namına istifade edildi zannıyla şerîata gelen tecavüzü gördünüz” (ESDE, Sünûhat, 2013, s. 498.) buyurur.

««

İstibdat heveslileri dini siyasetlerine ve istibdatlarına alet etmek, dinin arkasına sığınarak sanki din emrediyormuş gibi kendi baskıcı yönetimlerini devam ettirmek için “İslam’da hürriyet yoktur. Demokrasi küfürdür” diyorlar. Biz de onlara soruyoruz: “İstibdat İslami midir?” 

Okunma Sayısı: 1979
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • M. Ali KAYA

    25.11.2025 21:59:21

    Pelin kardeşim, Demokrasi Meşrutiyetin gelişmiş şeklidir. Osmanlı 1876'da Meşrutiyete geçer ama yürütemez, tekrar 1908'de II. Defa Meşrutiyet ve Hürriyeti ilan eder. Bediüzzaman o zaman İstanbul'dadır ve Meşrutiyeti hararetle alkışlar. Siz Münazarat, Divan-ı Harb-i Örfi ve Beyanat ve Tenvirleri okusanız orada Bediüzzaman'ın "Meşrutiyet şeriattır" yani "Demokrasi İslamidir" dediğini okur ve anlarsın. İkinci husus Matbaa Avrupa'da 1450'de faaliyete başlamış, Osmanlıda ise 1727'de İbrahim Müteferrika kurmuş ve ilk olarak "Vankulu" isimli Lügat basılmıştır. Bu da 270 sene sonra geldiğini gösterir. 300 demem yuvarlak hesaptı. Ciddi şekilde araştırır okursanız yanlşlarınızı görürsünüz.

  • Fatih Buzcu

    25.11.2025 18:23:01

    sürekli görmek istiyorum günlük yazarlar

  • Fatih Buzcu

    25.11.2025 17:59:27

    Yazılarınızı sürekli günlük görmek istiyoruz.

  • Hasan ÖZGÜNDÜZ

    25.11.2025 17:54:24

    Eski said dönemi eserleri nin şerhi mahiyetindeki yazılarınızi devamlı olarak burada görmek isteriz

  • S. Pelin Kurukahveci

    25.11.2025 15:37:13

    Ayrıca matbaa islam dünyasına 300 sene sonra mı gelmiştir? Buna emin misiniz? Bu sözlerinin ağırlığı olmayan islam düşmanı oryantalistlerin iddiasından başka bir şey değil.

  • S. Pelin Kurukahveci

    25.11.2025 15:36:02

    Ama siz yazınızdaki tutarsızlıkları açıklamıyırsunuz. stibdat islami midir diye bir soru aklen nâmümkün. Sorulması gereken soruyu da sormuyorsunuz. Ben ilk yorumda yazdım sizin o soruya cevap vermeniz lazım. Siz demokrasinin işlevini anlatıyorsunuz. Konu bu değil ki. Bunu bilmeyen zaten yok.

  • M.Ragıp Doğan

    25.11.2025 14:42:23

    Kitabın ortasından mükemmel bir değelendirme. Fıkıh köşessinde iman-hayat münasebetlerini tebaŕüz ettiren günlük yazılarınızı bekliyoruz

  • Ahmet Said Erdoğan

    25.11.2025 13:58:31

    Bu kıymetli yazarımızın yazılarını daha sık görmek istiyorum

  • Engin Hatipoğlu

    25.11.2025 13:27:57

    Yazarımız M Ali Kaya nın makaleleri hergün yayınlanmasını istiyoruz

  • Sefer Akgül

    25.11.2025 13:22:03

    Son paragraftaki soru çok isabetli. Tebrikler kardeşim

  • Hüseyin İlhan

    25.11.2025 13:12:52

    M.Ali ağabeyimizi ve bu hakikatlere ,iman ve kur'an dürbünü ile bakarak efendimiz SAV'min nebevi tavır ve istikamette olmasının biz yarım asrı aşan YENİASYA okuyucularına şevk verdiğini ifade etmeliyim. Sivrisinekler vızıldasın sizin hak namına hakikatleri yazılarınız ehli vicdan ve kalplerde sürura,dinde tam muhakemei akliyesi nakıslarda varsın yanlış desinler hocam.

  • Hasan yigitkan

    25.11.2025 13:05:00

    Teşekkür ederim çok güzel Tekrar ve her gön isteriz

  • İbrahim FİŞEK

    25.11.2025 13:01:44

    Tekraren teşekkürler ediyorum. Halen yayınlanmayan günlük yazılarınızı da sabırsızlıkla bekliyoruz...

  • Süha Sinan Boztepe

    25.11.2025 12:30:59

    Yazarımızın yazılarını her gün görmek istiyoruz. Lütfen talebimizin hassasiyetle göz önünde bulundurulmasını rica ederim.

  • başaran koşar

    25.11.2025 12:26:41

    bu yazarımızın yazılarını her gün görmek istiyoruz.

  • M. Ali KAYA

    25.11.2025 12:03:02

    Demokrasi bir yönetim tekniğidir ve metodudur. Nasıl ki Mantık aklı kullanmanın ve doğru düşünmenin metodudur, demokrasi de adil ve hukuki yönetimin uygulanma tekniği ve metodudur. Yalnız siyasi değil, başarılı toplantıların da metodudur. Demokratik düşğnce, demokratik eğitim gibi farklı hususlarda da demokratik metot ıygulanır ve en faydalı sonuçları verir. Hürriyetleri nasıl temin edeceksiniz, adaleti sağlayacak yasaları nasıl yapacaksınız? Toplumda asayişi nasıl temin edeceksiniz? Bütün bunların metodu demokratik metottur. İstişareyi nasıl yapacaksınız? Demokratik metotla… Ama ne var ki Mantık Batıdan geldi, Matbaa batıdan geldi diye 300 sene İslama aykırı diye almayan küfür diyenler sonra bu yanlışlarını anladılar. Demokrasiyi de anlayacak sahiplenecekler. Bizim bunları anlatmamız şarttır. Anlamayanlar da biraz akıllarını çalıştırsa anlarlar.

  • Ahmet ilhan

    25.11.2025 11:56:22

    Rabbimiz razi olsun, guzel bir makale olmuş, inşaAllah gunluk yazilar yazmasini bekliyoruz.

  • Abdullah

    25.11.2025 11:34:13

    Çok güzel bir makale.Tebrik ediyorum.

  • İbrahim FİŞEK

    25.11.2025 07:27:28

    Teşekkürler ediyorum, günümüze de şık tutan bu çok önemli içeriğe sahip yazınızı okudum ve istifade ettim... Tekrar teşekkürler...

  • S. Pelin Kurukahveci

    25.11.2025 00:39:38

    İslamda hürriyet yoktur diyen zır cahildir. Demokrasi küfürdür diyen de akaid bilmiyordur. İstibdat islami midir diye de bir soru batıldır. Zira islamiyet kulu her türlü maddi istibdattan kurtarıp Rabbine ram eder. Ama sizin bu muvazenesiz, mantıksız soruları bırakıp şu soruya cevap vermeniz lazım ki iddianız yerini bulsun: - Demokrasi islamî midir?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı