"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Son 4 yılda kat-bekat ağırlaşan faturalar

M. Latif SALİHOĞLU
01 Ağustos 2022, Pazartesi
Bundan tam 4 yıl önce bugünlerde yazdığımız bir yazıda “Sabit faturaların dayanılmaz yükü”nden söz etmişiz.

Aradan geçen zaman zarfında, ne yazık ki, hatta yazıklar olsun ki, vatandaşın belini büken o sabit-daimî faturaların yükü daha da ağırlaştı. Yani, artık bıçak kemiğe dayanmış halde. Hatta, yer yer maalesef kemiği dahi kesmeye başlamış durumda. Öyle ki, yeni vahim durumu anlatacak söz bulamıyoruz. Üstelik, gidişat da iç açıcı görünmüyor. Genel tabloya bakınca, sanki durum daha da kötüye gidecek gibi görünüyor.

Yine de, mevcut gidişatın sonu inşallah hayırlı olur diyerek, dört sene evvelki yazımızın geniş bir özetini takdim ediyoruz.

*

Aylık sâbit ve daimî faturaların gitgide ağırlaşan yükü vatandaşın belini bükmeye başladı. Evet, sâhiden de öyle… Evet, hiç mübâlağasız aynen öyle...

Milyonlarca insanımızın abonesi olduğu elektrik, su, doğalgaz, telefon ve de internet’in aylık faturaları ortada. Bunları herkes bakıp görebiliyor. İsteyen toplasın bunları; bakalım nasıl bir yekûn tutuyor? 

Bunların cem’ân yekûnunu, ayrıca resmî olarak açıklanan son 5-10 yıllık enflasyon rakamları ve dahi maaş zammı oranlarıyla şöyle bir karşılaştırsın da, rasyonel sonuç tablosunu asıl o zaman görsün, anlasın...

Biz bir vatandaş olarak kendi çapımızda bütün bu karşılaştırmaları yaptık ve hiç abartısız şekilde ifade edelim ki, bir dehşet tablosu ile karşı karşıya olduğumuzu fark ettik.

Evet, elektrik ve doğalgaz başta olmak üzere, zaman içinde faturalara yansıyan genel zam oranları ile maaşlara yapılan zam oranları arasındaki makasın devamlı şekilde açıldığı kolayca görülebiliyor.

Aynı şekilde, birtakım verilerle açıklanan resmî yıllık enflasyon rakamları ile bizzat yaşayarak yükünü çektiğimiz enflasyon rakamları da birbirini tutmuyor.

Demek ki, ortada bir “gizli enflasyon” vak’ası var. Yoksa, sürekli zayıflayan alım gücümüz, niçin bu aç canavarın ayakları altında habire ezilip büzülsün ki...

Kimileri de (hatta pekçok kimse), ağır fatura yükünü çekmek yerine, maalesef “kaçak kullanım” gibi kànun ve meşrûiyet dışı haram yollara tevessül ediyor.

*

Son yıllarda adeta bir deneme tahtası haline çevrilen iktisadî hayatımızla ilgili olarak, şimdilerde yeni birtakım deneme çabaları sergileniyor: Faizler düşürülmeye, altın-döviz piyasası üzerindeki spekülasyonlar dizginleşmeye çalışılıyor.

Güzel. Çalışılsın tabii... Buna kimsenin itirazı olmaz.

Niyet olarak da, buna elbette hüsn-ü zanla bakmak ve hayra yormak gerekir.

Ne var ki, her iyi niyetten iyi netice çıkmıyor. Zarurî olan sebeplerin tamamına teşebbüsle beraber, dinamik bir ekonomi için gerekli olan sâir şartların da tahakkukuna çalışılmalı. Sadece kâğıt üstündeki faiz oranları ile iktifa edilmemeli.

Zira, hemen her sektör için geçerli olan “denge politikası”, elbette ki ekonomi için de lâzım, hatta elzemdir.

*

Özetle, ekonominin de kendine göre birtakım dengeleri vardır. En başta, dinamik ve süreklilik arz eden yerli üretim, yatırım ve istihdam politikaları gelir.

Bunlar bihakkın gerçekleştirilmeden, dahası sağlama alınmadan yapılacak olan sâir girişim ve denemeler, başarıya götürmeyebilir, verimli yahut memnuniyet verici sonuçlar doğurmayabilir.

Demek ki, öncelikle tabandaki kesimi rahatlatmaya ve yerli üretimi kolaylaştırmaya dayalı bir güç, bir imkân ve bir dayanma kuvvetinin sağlanması, sağlama alınması lâzımdır ki, güçlü ve dinamik bir ekonomi politikasının sürdürülebilmesi mümkün ve kolay bir hale gelebilsin. 

Aksi halde, “herçi bâd-âbad”; yani, “Yattı balık yan gider” olur.

Okunma Sayısı: 1263
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah Tunç

    1.8.2022 21:52:45

    Bugünkü her yönden sıkın tılı durum; yanlış siyasi ter cihlerden kaynaklanıyor. İşi ehline,layik olana ver memek bu sonucu doğur du.İşi ehline vermek ilahi emirdir.Bu emre muhale fet etmek iyi bir netice ve rebilir mi? Cemaatların ve tarikatların dünyevileşme leride bu sıkıntılarda payı var.Eğer topyekün veya en azından çoğunluk ciddi manada günahlarından pişman olmaz,tevbe ve is tiğfar etmezse,dergah-ı İlahide hazin hazin ağla maz ise belaler birbirini ta kip eder.Ceza amel cinsin dendir kaidesine göre ha talı siyasi tercihler ve nef si emmareye tabi olmalar bizi bu hale getirdi.Ceab-ı Hak'tan niyazım beşerin aklını başına alması ve ciddi manada rabbine yö nelmeleridir ki bu şiddetli belaler üstümüzden kalk sın.

  • Said Yüksekdağ

    1.8.2022 10:02:28

    Kaleminize kuvvet Latif Ağabeyim. Günümüzün en büyük kanayan yarasını dile getirmişsiniz. Ne yazık ki sabit faturalar her ay artmakta. Gizliden zamlar yapılıyor. Daha önce elektrik zamları ilan edilirken şimdi ilan edilmiyor. Zira bu ay elektrik faturası zamlı geldi. Rabbim sonumuzu hayreylesin.

  • Yasin yaşar cevizli

    1.8.2022 05:55:11

    Halimizi güzelce özetleyen bir yazı olmuş, Rabbim'den temenni ederiz ki bu millete hayırlı bir çıkış yolu açar.

  • Aysuna

    1.8.2022 00:42:12

    Üstad Hazretlerinin ifadesiyle zulüm ve haksızlıklar veba,kıtlık,bereketsizliğe yol açar...Adaletsizlik,hukuksuzluğu;hukuksuzluk yolsuzluğu,yolsuzluk liyakatsizliği,liyakatsizlik beceriksizliği,beceriksizlik fakirliği getirir.Çoğu insan fakirliği beceriksizlikten sanır ama ASIL neden adaletsizliktir.Nokta

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı