"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tekâmül kanunu ile yükselir hayat

M. Latif SALİHOĞLU
15 Mart 2024, Cuma
Dr. Abdullah Cevdet (1869-1932), materyalist bir ateist olarak göçüp gitti bu dünyadan.

Henüz imanını kaybetmediği bir dönemde, Kahriyyât isimli eserine aldığı bir şiirinde, kâinatı kuşatan tekâmül kanununa şu mısralarla dikkat çekiyor:

Her zerrede temayül ayândır tekâmüle

Her soyda füyuz-u hüveyda-nüma ile

Bir nokta-i kemâle şitab üzre kâinat,

Ol noktaya teveccüh ile yükselir hayat.

*

Din ve millet ayrımı olmaksızın, kim kâinatta câri olan tekâmül kanununa uyarsa, o yükselir ve emsâllerine nisbeten öne geçer.

Bu yaratılış kanunu, fertten topluma kadar herkes için geçerli olduğu gibi, her yerde, her safhada ve her kademede de aynen geçerlidir.

Devletleri-milletin tekâmülü ise, bilhassa hukuk ve kànun dairesinde kalmakla mümkün olur ancak. Aksi halde, sağlıklı ve huzurlu bir gelişmeden söz edilemez. Propaganda maksatlı olarak söz edilse bile, bununla övünülmez.

*

Gelişmenin, tekâmülün merkezinde öncelikle "insan" unsuru olacak. Tıpta, teknolojide, kültür ve medeniyet sahasındaki bütün gelişmelerde, önem ve öncelik insana ait olacak. Esasen, başka türlü gelişmelerin, yani insanı merkeze almayan, ya da ferdî hakları geri plâna iten arayış ve tekliflerin tadı-tuzu olmaz. Bunlarda nur olmadığı gibi, huzur da bulunmaz.

Demek ki, evleviyet ve ehemmiyet "insan" unsurunda olmalı. İnsan, her türlü tekâmülün merkezine alınmalı.

İnsanlar arasındaki münasebetler ise, yine kànun hakimiyetine dayanmalı. Herkes kànun önünde eşit olduğu gibi, aynı zamanda başkasına karşı da hür ve serbest olmalı.

İnsan, kendisine ve başkasına zarar vermemek şartıyla, şahane bir şekilde hür ve serbest hareket edebilmeli. Kabiliyetlerin gelişimi, istidatların tekemmülü, ancak bu sûretle mümkün olur. Esasında, hayatın haz ve lezzeti de yine bu sûretle alınabilir.

*

Yaratılıştaki sır ve hikmet, insanda mevcut kabiliyetlerin iradî bir serbestlik içinde inkişaf etmesini gerektirir. Fıtratın kànunları, "taallüm ile tekemmülü" icap ettirir.

Yaratılışın sırr–ı hikmetini bilmeyen gafiller ise, bu fıtrî tekâmülü engellemeye çalışır. Fıtrî gelişmenin önüne takoz koyar. Sosyal hayat çarklarının uyum içinde dönmesini zorlaştırır. Hatta, bazan bu çarkların dişlilerini kırmaya kadar işi ileri götürür. Böyle yapmakla, bunlar hem kendilerine, hem de içinde bulundukları topluma büyük zarar verirler.

*

Hayvanlar ile bitkilerin dizginleri Yaratıcı'nın elinde. Allah, onların dizginini serbest bırakmamış. İnsanlar ise, dizginsiz bırakılmışlar. Bu sebeple, insanın vahşisi, vahşi bir canavardan bile çok daha muzır ve tehlikelidir.

Evet, öyledir insan: Meleklerin de üstüne çıkabilir, hayvandan da yüz derece aşağıya düşebilir.

İşte, sosyal, içtimaî ve siyasî tekâmülün önündeki bu muzır mahlûkların etkisi, zaman zaman çok ileri boyutlarda olabiliyor. Hatta, tarihin dönüm noktası teşkil edecek kadar da etkili olup ileri gidebiliyor.

Meselâ, 1909 Nisan'ında İstanbul'a girerek darbe yapan, devlet ve hükümet birimlerinin tamamını zapt eden Hareket Ordusunun yaptıkları, yakın tarihimizin bir kırılma noktasını teşkil ediyor. 

Bunun gibi, tekâmül kanununa muhalefet ederek vatana-millete büyük zararlar veren 27 Mayıs Darbesi ile 12 Eylül İhtilâlini de tarihin birer kara lekesi olarak görme ve göstermek gerekiyor ki, bundan böyle kimse bu tür muzırlıklara teşebbüs ile tevessül etme cesaretini gösteremesin.

Okunma Sayısı: 1163
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı