Bediüzzaman Said Nursî’nin hayatında Medresetüzzehra projesinin ayrı bir yeri vardır.
Bu proje, yalnızca bir okul binası kurma düşüncesi değildi. Doğu Anadolu’nun ilim ve eğitim hayatını yeniden canlandıracak, dinî ilimler ile fen ilimlerini aynı çatı altında buluşturacak kapsamlı bir eğitim tasavvuruydu.
Bediüzzaman, medreselerin yaşadığı sıkıntıları daha gençlik yıllarında görmüş ve çözüm arayışına girmişti. Ona göre eğitim, sadece ezberden ibaret olmamalıydı. Akıl, kalp ve vicdan birlikte inkişaf etmeliydi.
Bu yaklaşım bugün de son derece anlamlıdır.
Dünyamız büyük bir bilgi dönüşümü geçiriyor. Yapay zekâdan genetik bilimine, uzay araştırmalarından psikolojiye kadar pek çok alanda yeni gelişmeler yaşanıyor. Böyle bir çağda dinî ilimlerle meşgul olan bir insanın fenlerden tamamen uzak kalması, kâinatın işleyişine dair önemli bir okuma alanını dışarıda bırakması anlamına gelir.
Aynı şekilde fen ilimleriyle uğraşan bir insanın insanın anlam arayışını, ahlâkı ve maneviyatı tamamen ihmal etmesi de eksik bir bakış açısına yol açabilir.
Bediüzzaman’ın eğitim anlayışında bu iki alanın birbirine düşman değil, birbirini tamamlayan iki unsur olduğu görülür.
Medresetüzzehra fikrinin en önemli taraflarından biri de farklı unsurların bir arada eğitim görmesi düşüncesidir. Bediüzzaman, bölgenin ilmî ve sosyal gelişmesini eğitim üzerinden gerçekleştirmeyi hedefliyordu.
Bugün bu düşünceyi yeniden ele alırken meseleye geçmişin şartlarıyla değil, bugünün ihtiyaçlarıyla bakmak gerekir.
Modern üniversitelerin araştırma imkânları, medreselerin geleneksel ilim birikimiyle buluşabilir. Arapça bilen, klasik kaynakları okuyabilen; aynı zamanda fen bilimlerinin temel mantığını kavrayabilen ve özgürce düşünebilen yeni bir ilim insanı profili ortaya çıkabilir.
Bunun için önce eğitim anlayışımızda bir zihniyet değişikliğine ihtiyaç var.
Taklitten tahkike, ezberden araştırmaya, kapalı yapılardan ilmî iletişime geçmeliyiz.
Bediüzzaman’ın asırlık eğitim projesi belki de bugün bize şunu söylüyor:
İlim dallarını birbirinden ayırmayın. Hakikati bütünüyle arayın.
Çünkü gelecek, sadece geçmişi koruyanların değil; geçmişin mirasını anlayarak yeni ufuklara taşıyanların olacaktır.