"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dünya bizi bırakmıyor

Mehmet AYNACI
21 Nisan 2019, Pazar
Ahir zaman... Dünyanın artık son dönemlerini yaşıyoruz... Tabiî ki kıyamet gününü Allah’tan başka hiç kimse bilmiyor... Üstadımız ne diyor?

“Ömür sermayesi pek az, lüzumlu işler pek çoktur.”

Aslında bize verilen bu ömür sermayesinin her anını ahiret için kullanmamız gerekiyor. 

Özellikle dünya hengâmesinden kendimizi rahat bir nefes almak için medreseye attığımızda.

Fakat nereye doğru gidiyoruz?

Artık ders aralarında dünya konuşur olmuşuz.

“Kardeşim aklımda şöyle bir hizmet var, acaba böyle yapsak olur mu? Yoksa senin ne fikrin var bu konuda, bi istişare edelim.”

Ya da sırf hal hatır sorma yerine, “Ya söyle bakalım sen ne kadar kazanıyorsun? Şöyle bir iş var, şu kadar para kazanabiliriz.” 

“Epeydir yoksun, tabiî dünya ve parası tatlı geldi değil mi?”

Muhabbet fedaileri olarak görevlerimiz bu mu? Bir evi yapmak, yıkmaktan daha kolay değil mi? 

Yorum sizin...

Bir de güncel hayatta çoğu insanların yaptığını eleştirenler gibi yapılan bir hizmete yardım etmek yerine eleştirmek... “Birisi nasılsa yapar, benim zamanım yok, ama eleştiriyi rahatça yaparım.”

Allah muhafaza, şefkat tokatları gelebilir... Cennet ucuz değil...

İletişimine sahip çık!

“İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşır.” Aramızda bu cümleyi bilmeyen yoktur.

İletişim imkânlarının zirvede olduğu şu asırda, birbirimizle iletişime giremiyoruz.

Neden mi? Bir yanda yanlış anlaşılmalardan dolayı ortaya çıkan küsmeler, diğer yanda sanal âlemin “duygusuz” mesajlarını yanlış anlayıp bir nevi “karşı tarafa” alınan siper.

Örnekler çok. 

Peki bu sorunlar neden ortaya çıkıyor? Öyle bir duruma gelmişiz ki, birbirimizle oturup konuşamıyoruz. Bir yerden gelen bir bilgi artı şeytan ve nefsin karışım olarak sunduğu vesvese.

Ortaya çıkan sorunu anında konuşarak çözmek yerine, içine atıp güzelce daha da çok kurup, minik bir sorunla çıkmaz sokağa girmek.

Aslında oturup konuşulsa, çözülmeyecek bir sorun yoktur. İnsanoğlu, ama en kolay yolu seçip kaçıyor.

Kur’ân-ı Kerîm’de Cenab-ı Hak bizlere ne emrediyor?

Mealen Şûrâ Sûresi’nin 38. âyetinde, “Onların işleri istişare iledir.”

İstişare etmek içinde konuşmak lâzım. Ailede, iş yerinde, arkadaş çevresinde...

İstişare ve konuşmak hayatımızın merkezi olmalı.

“O varsa, ben yokum” olmaz. Biz zannediyoruz ki, karşımızdakine küstük başka dert kalmadı.

Peki manevî havanın bozulması ve haklar ne olacak?

Aklımızı başımıza almamız lâzım.

Bu hizmette herkese ihtiyacımız var. 

Fitne ve fesat tuzağına düşmeyip işimize bakalım...

Okunma Sayısı: 680
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı