"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

El titremesi ya da el titretilmesinde irade nerede?

Mehmet ÇETİN
23 Nisan 2022, Cumartesi
El titremesi ile elin titretilmesinde hassas bir nokta vardır.

İmam-ı A’zam şöyle der: “Hareket etmekle, hareket ettirmenin arasında fark olduğunu söylüyoruz ki birincisi (hareket etmek) kendi ihtiyârı ile olur. İkincisi ise (hareket ettirmek) kendi ihtiyârı ile değil, hareket etme mecburiyeti içinde hâsıl olur.”1

Hareket etmek, kendi ihtiyârı ile olduğu için elin titretilmesi kulun kendi iradî hareketidir, sorumluluk taşır. Kendi ihtiyârı ile değil, hastalık gibi kendi iradesi haricî bir hareket ile elin titremesinde sorumluluk yoktur.

İmam-ı A’zam, hareket ettirmeyi tercihe bağlı fiile; hareket etmeyi ise zorunlu fiile bağlar. Bu cümleden hareket ile elin titretilmesi kişinin iradesi ile olurken, elin titremesi ise irade haricî bir hareket ettirici ile olmaktadır. Doğrusu, titreme ile titretilme arasındaki fiil benzerliği bizi yanıltmamalı. Titreme ve titretilme ya da hareket etme ile hareket ettirme sembol kelimeleri ile ifade edilen bu mevzu; iradenin dâhil olduğu husus olması sebebiyle kader ve irade konusu ile alâkalıdır. Bu izah, elin titretilmesi içindir ve elin titretilmesi ve harekete getirilmesi, ona yön verilmesi konusunda kul, kesbi ile vardır. İşte burada var olduğuna dayanarak, oradaki itibarî ve hükmî olan titretme konusunda kendine güvenen kul, elin titremesine ne diyecek acaba?

İradesi dışında eli titreyen kişinin eğer titretme fiilinin yaratılmasına müdahalesi olabilse idi elinin titremesini ister miydi? Gelin bunu bir de Mevlâna’nın dilinden dinleyelim:

“Ey gönül! Fark için bir örnek getir; cebri, iradeden farklı bilmek için.

Titremeyle titreyen bir el vardır; -bir de-senin yerinden salladığın bir el vardır.

Her iki hareketi Hakk’ın yaratması bil. Ancak bu, onunla karşılaştırılamaz.

Onu salladığından pişman olursun. Titreyen kişiyi nasıl pişman görürsün?”2

“Kaderimde varmış?”, doğrudur; yapılan her şey, olan biten her şey, kaderdir ve kaderdendir, bu doğru bir ifadedir. “Ne yapayım, kaderimde varmış!” ile insan, sorumluluğunu kadere atamaz. Elini harama hareket ettiren, bu hareketi kendi iradesi ile yapar. Bu ifadeyi; başa gelen acılarını hafifletmek, ağır gelen hayat yükünü hafifletmek, teselli bulmak için kaderi suçlama olmaksızın kullanmasına ruhsat var. Aynı insan, bir hastalıktan mütevellid titreyen eli için de “Ne yapayım, bu titreme, bu musibet benim kaderimmiş, başa gelen çekilir, ben de sabredeceğim.”, diyerek o musibete dayanmalıdır. Ancak, o hastalığın gelmesine kendi tedbirsizliği, vazifesini tam yapmaması, kötü alışkanlığı gibi kendi iradesinin hatalı kullanımıyla olduysa sorumluluğu kadere veremez. Evet, her şey kader ama sorumluluk, yapana aittir.

Hakikaten, insan elinin titremesini ister mi? Asla! Titretmede söz alan insan, el titremesinde niye susar?

Dipnotlar:

1 Fıkh-ı Ekber, s. 115 2 Mevlâna Celâleddîn Rûmî, Mesnevî, c. 1, s. 85 (Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu)

Okunma Sayısı: 1423
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah

    23.4.2022 03:48:42

    Titrettiğin el ile titretilen el farkı! Cüzi irade ile külli irade farkı! Güzel..

  • aliihsankilman

    23.4.2022 01:44:52

    maşallah

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı