"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

AB hedefini dışlamak...

Mehmet KARA
29 Temmuz 2019, Pazartesi
Tatile girmeden önce 11. Kalkınma planını görüşen Meclis’teki tartışmalar pek gündem olmadı.

Yapılan konuşmalar, tartışmalar kamuoyuna pek yansımadı. Böyle olunca da bazı vekiller oradaki görüşlerini sosyal paylaşım sitelerindeki hesaplarından kamuoyu ile paylaşıyorlar.

Bu vekillerden birisi de CHP Milletvekili Kuşoğlu… 11. Kalkınma Planı değerlendirme konuşmasında AB’nin hedef olmaktan çıkarılmasını eleştirdiğini ve şu benzetmeyi yaptığını aktardı Kuşoğlu. “AB’yi, Avrupa hedefini dışlamak Liverpool’la, Manchester United’la, Barselona’yla değil de Cidde İdman Yurdu ile futbol oynamak gibi bir şey” dedikten sonra “Haklı değil miyim?” diye bir soru sordu. 

Bir takipçisi, “Haklısınız! AB bizi dışlıyor. Doğu Akdeniz’de yürütülen çalışmaları yasadışı ilân etti. Dikkat, RTE yasadışı ilân edilmiyor, TC yasadışı ilân edildi. Nasıl haklı olabilirsiniz?” diye bir eleştiride bulundu.

Kuşoğlu bunun üzerine şu ilginç ve mânâlı cevabı verdi: “Hıristiyan AB bizi dışlıyor, Mısır, Suud, Libya bizi dışlıyor, Katar bizi dışlıyor, İsrail bizi dışlıyor. ABD zaten dışlıyor sadece Rusya bizi dışlamıyor. Bu mu politika? Bunu mu destekleyelim? Bu iktidarı eleştirmeyelim mi?”

Siz karar verin, Sayın Kuşoğlu haklı değil mi?

***

HEDEFLER TUTMAYINCA…

11. Kalkınma Plânı görüşülürken partisi adına konuşan İlhan Kesici’nin verdiği rakamlar dikkat çekici ve gelinen noktanın da özetiydi.

2013’te kabul edilen 10. Kalkınma Plânı’nda 2023 yılı için hedefler, millî gelirin 2 trilyon dolar, kişi başı millî gelirin 25 bin dolar, ihracatın 500 milyar olduğunu bildiren Kesici, 11. Kalkınma Plânı’nın  2023 hedeflerini ise şöyle anlattı: Millî gelir 1 trilyon 080 milyar dolar, kişi başı millî gelir 12 bin 484 dolar, ihracat 226 milyar dolar…

Birisi ekonomi iyi mi demişti?

***

GÜZEL DAVRANIŞ

Siyasetin hayhuyu ve ülkenin içinde bulunduğu durum dolayısıyla insanların mutsuzluğu anketlere yansırken “İyi şeyler de oluyor” dedirten bazı “küçük iyilikler” insanların mutlu olmasına sebep oluyor.

Bunlardan birisi de, memleketim Çankırı’da olmuş. Malûmunuz olduğu üzere Çankırı kavunlarıyla ve tuzuyla ünlü bir şehir. 112 acil servis ekibi yol kenarındaki bir tarladan kopardıkları keleklerin parasını tarlada taşın altına bırakarak yazdıkları bir notla sahibinden özür dilemiş. “4 adet keleğinizi kopardık. Hakkınızı helâl edin. 5 TL bırakıyoruz. Çankırı 112 ekibi” diye yazan sağlıkçılar aslında büyük bir ders vermişler. 

Rüşvetin, yolsuzluğun her gün haber olduğu bir ortamda dört adet keleği alıp parasını da bırakan bu insanlar “bu yanlışları yapanlara” örnek olsunlar… Belki utanırlar!

***

ÇANKIRILI BAŞBAKAN!

Memleketim demişken, İngiltere’nin yeni başbakanı Boris Johnson’un da baba tarafından Çankırılı olduğu ortaya çıktı. Belediye başkanlığı ve Muhafazakâr Parti’nin genel başkanlığı da yapan Johnson’ın Türkiye’ye karşı nasıl bir politika izleyeceği merak konusu…

Johnson’un başbakan olduğunun ilân edilmesinin ardından sosyal medyadan ilginç paylaşımlar yapıldı. Çankırı’nın yollarının düzeltilmesinden, hızlı trene, havaalanından “İngiltere’yi biz yöneteceğiz” sözlerine kadar onlarca mesaj yazıldı. Boris Johnson’ın babası, aile kökenlerinin Osmanlı’ya dayandığını dedesinin Kur’ân-ı Kerîm’i ezbere bildiğini söylediği görüntüleri yayınlandı.

ABD Başkanlığı’na seçilen Barack Obama da seçildiğinde “Müslüman” olduğu söylendiğinde İslâm ülkelerinde sevinçle karşılanmıştı. Bunun sebebi de; kendinden önceki başkanın Irak’ta, Afganistan’da Müslümanlara yaptıkları göz önüne alındığında Obama’nın Müslümanlara zulmetmeyeceği düşünülmüştü. Ama öyle olmadı. Uyguladığı politikalarla neler yaptığına şahit olmuşken, sırf Çankırılı diye Boris beyi desteklemek elbette akıllıca olmaz. İngilizlerin dünya üzerinde özellikle de Müslüman ülkelere karşı politikaları da malûmken…

ABD Başkanı Trump’a benzetilen Johnson ümit ediyoruz ki, onun gibi çılgınlıklar yapmaz. Onun gibi bir dediği bir dediğini tutmayan bir insan olmaz. Yaparsa da öncelikle hemşehrilikten silip atarız!

Okunma Sayısı: 986
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-2

    29.7.2019 13:24:39

    AB bizi dışlamıyor. Biz takip ettiğimiz ikircikli politikalar ile AB'yi "kışkışlıyoruz." Hele başta Rusya olmak üzere Şanghay Beşlisine güvenip AB'yi dışlamak hiç de akıllıca ve doğru bir tercih olamaz. Yer alınan ittifak, sağlam bir demokrasi ve hukuk blokajına oturmamışsa dikkat etmek lazımdır. "NATO sanki çok mu sağlam?" diyebilirsiniz. Unutmayalım ki her kurumun içinde "İkinci Avrupa'ya" benzer menfi oluşumlar vardır ve bunlar, demokrasi ve hukukun hakim olmasını istemezler. Onlara bakıp NATO'yu ya da AB'yi kötülemek sağlıklı bir değerlendirme olmaz. Mesela, siyaset kötü olmamakla birlikte bugün kötü şekilde temsil edilmesi yüzünden güven sorunu yaşamakta, politikacı "güvenilir insan" olmaktan uzaklaşmaktadır. Her şey öyle değil mi? Mesela, dindar ve mütedeyyin insanlar, "doğru İslamı" ve İslamiyete layık doğruluğu" eylem ve söylemlerinde hakkıyla temsil edemediklerinden (dine değil) dindara olan güven azalmıştır. Dindarlık azalırken deizm benzeri inanışlar artmıştır.

  • Gündüz Alp

    29.7.2019 13:14:00

    Sayın Kara, 112 ekibinin gayet güzel dersine mukabil milleti "kelek" yerine koyan idarecilere ne demeli? Millete "IQ'su düşük insan" muamelesi yaparak "ne desek inanır, ne versek alırlar" diye bakan hatta "üç gün konuşurlar dördüncü gün unuturlar!" diyen politikacılar! Demek siyasetçinin salt "dindar" olması onun "iyi" olduğu anlamına gelmiyor. Öncelikle DEMOKRAT olması gerekiyor. Hürriyetçi demokrasiye taraftar, hukukun üstünlüğünü benimsemiş, insan haklarına riayet eden, meşvereti önemseyen, dürüst, samimi, hesap verebilen....siyasetçiler. Harice ayar, dahile rest çeken, kendi aklına güvenen müstağni, kibirli, müsrif....politikacılar değil. Yani bize Makyavelin izini değil, Şeyh Edebali'nin "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" felsefesini takip eden siyasetçiler lazımdır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı